İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Sermayenin El Değiştirme Yöntemleri

Murteza Arslan
Varlık vergisi kanununun resmi gerekçesi ” olağan üstü savaş koşullarının yarattığı yüksek karlılığı ” vergilendirmek  ; olarak ifade edilmektedir…..Bu resmi gerekçeye rağmen asıl amacın ne olduğu daha sonralaraı belirginleşmeye başlamıştır…. Başbakan Şükrü Saraçoğlu CHP grup toplantısında yaptığı konuşmada kanunun asıl gerekçesini şöyle açıklamaktadır….” Bu kanun aynı zamanda bir devrim kanunudur. Bize ekonomik bağımsızlığımızı kazandıracak bir fırsat karşısındayız. Piyasamıza egemen olan yabancıları böylece ortadan kaldırarak, Türk piyasasını Türklerin eline vereceğiz.” … Sermayenin el değiştirmesine yönelik ikinci operasyon; 6-7 Eylül 1955 olaylarıdır… Tüm bu olaylar sonrası , ülkemizin  etnik – toplumsal yapısını  ifade etmek için kullanılan “Mozaik” benzetmesi için… Menderes Hükümetinin İçişleri Bakanı Namık Gedik tarafından “Mozaik çatladı” açıklaması yapılmıştır. Hatta, bu olaylardan yıllar sonra, o dönemin Seferberlik Tetkik Kurulu (Özel Harp Dairesi) üyesi General Sabri Yirmibeşoğlu ; “6 – 7 Eylül 1955 olayları bir (Özel Harp) işidir. Muhteşem bir örgütlenmeydi, amacına da ulaştı ” demiştir.

***
Yıl 1942 …Aylardan Kasım 11…       Kanun No : 4305
Tüm dünya yanıyor . 2.Dünya Savaşı var . Türk ordusu sınırda tam siper …Nazi orduları tüm Avrupayı kasıp kavuruyor . Sırada Türkiye var diyerek tüm , ülke teyakkuzda .Başta Cumhurbaşkanı İsmet İnönü olmak üzere Başbakan Şükrü Saraçoğlu ve hükümeti alarmda…Ülkede ekonomi alt-üst …Yiyecekler karne ile ….Ekmek bile…Kasalarda para yok…..Ordu ise yiyecek bekliyor cephede….
Normal vatandaşta para yok . Vergi verecek durum hiç yok…Vergi tahsildarları harmandan  buğdat-arpa- yulaf ; ne bulursa topluyor . Canlı hayvanlar ordunun et ihtiyacı için vergi yerine toplanıyor.  İlaç yok …Asker cephede bulaşıcı hastalıktan kırılıyor.
Sonunda ; hükümet çareyi ” varlık vergisi kanununu” çıkartmakta buluyor…..Kimden alınacak bu vergi , tabii ki azınlıklardan ….Çünkü para onlarda …Ticaret onlarda. Karaborsa onlarda….Zanaat onlarda…..Üretim onlarda ….Fabrika onlarda…..İthalat onlarda……
Yıl 1942…Aylardan Kasım 11. Kanun no :4305
Varlık vergisi kanununun resmi gerekçesi ” olağan üstü savaş koşullarının yarattığı yüksek karlılığı ” vergilendirmek  ; olarak ifade edilmektedir…..
Bu resmi gerekçeye rağmen asıl amacın ne olduğu daha sonralaraı belirginleşmeye başlamıştır…..Başbakan Şükrü Saraçoğlu CHP grup toplantısında yaptığı konuşmada kanunun asıl gerekçesini şöyle açıklamaktadır….” Bu kanun aynı zamanda bir devrim kanunudur .Bize ekonomik bağımsızlığımızı kazandıracak bir fırsat karşısındayız .Piyasamıza egemen olan yabancıları böylece ortadan kaldırarak , Türk piyasasını Türkler’in eline vereceğiz”
Bu cümlelerle ifade edilen sosyal politikalar sonucunda ,vergi toplama sistemi değişmiş , yeniden hazırlanan vergi tahakkuk listelerinde vergilerin % 87 si gayri müslim azınlıklardan , % 7 si müslüman çiftçilerden , % 6 sı ise değişik kalemlerden oluşmakta olup, ülkemizde ticari faaliyet gösteren yabancı uyruklulardan alınmaya başlanmıştır. Böylece fakir halkın ve küçük çiftçinin  vergi yükümlülüğ azaltılmış ve savaşın gerektirdiği giderlerde bu şekilde karşılanmaya çalışılmıştır…vs.vs. (Bu kanun yurt dışından gelen yoğun tepkiler nedeniyle kısa bir süre sonra kaldırılmıştır.)
6 – 7 Eylül 1955 ;
Sermayenin el değiştirmesine yönelik ikinci operasyon ; 6-7 eylül 1955 olaylarıdır. Bu olayların başlangıç nedeni olarak , Kıbrıs ta yaşayan Türkler’e yapılan baskılar gösterilmiştir. Türklere uygulanan basıkıları protesto amaçlı olarak düzenlenen eylemlerin çığırından çıkarılarak ; İstanbul da yaşayan Rumlar’ın ev ve ticarethanelerinin tahrip edilmesi sonucu büyük bir yağma yaşanmış ve bir anlamda sermaye hoyratça el değiştirmiştir.
Bazı kaynaklarca yazılan bilgilere göre bu olaylar sırasında 4214 ev , 1004 iş yeri , 73 klise , 1 sinagog , 26 okul ile aralarında fabrika – otel ve barların bulunduğu 5317 mekan saldırıya uğramıştır.
Olayların ardından binlerce Rum Türkiye’den göç etmiştir. Rum nüfusun azalmasıyla ,Rumlar’ın ekonomideki etkisi  zayıflamaya başlamış  ve daha önce gayri müslimlere  yönelik eylemlerde olduğu gibi , Türkler ‘in sermayeye hakim olması hızlanmıştır .
Tüm bu olaylar sonrası , ülkemizin  etnik – toplumsal yapısını  ifade etmek için kullanılan “Mozaik” benzetmesi için ; dönemin hükümeti olan  Menderes Hükümetinin İçişleri Bakanı Namık Gedik tarafından “Mozaik çatladı” açıklaması yapılmıştır.
Hatta , bu olaylardan yıllar sonra , o dönemin Seferberlik Tetkik Kurulu (Özel Harp Dairesi) üyesi General Sabri Yirmibeşoğlu ; “6 – 7 Eylüll 1955 olayları bir (Özel Harp) işidir. Muhteşem bir örgütlenmeydi, amacına da ulaştı ” demiştir.
3 Kasım 2002 ;
3 Kasım 2002 tarihi ülkemizde bir anlamda dönüm noktası diyebileceğimiz bir tarihtir. Bu tarihte islami referansları kullanan  bir siyasi parti olan AKP iktidara getirlmiştir. Bu parti o günden bu güne siyasal islamcı bir taban yarattığı gibi , sermayeninde siyasal islamcı tabanın elinde toplanması için elinden geleni yapmaktadır. Örneğin Kamu ihale yasası o günden bu güne 164 kez değiştirilmiştir. Çoğunluğu davet usulü yapılan büyük ihalelerde fiyat kıran değil , fiyat yükselten islami veya yandaş işbirlikçi şirketler aracılığıyla sermaye aktarımı yapılmaktadır. Bu şirketlerin vergi borçları da kitabına uydurulup silinmekte , islami vakıflara yapılan bağışlar sayesinde bir çok yandaş şirketler özel muamelelere tabi tutulmaktadır.
Bu arada islami vakıf ve dernekler de had safhada kayırılmakta ve her türlü maddi imkanlar buralara aktarılmaktadır ….
Diğer taraftan ; laiklerden oluşan işadamı derneklerine üye olan işadamlarına ait şirketler ise vergi daireleri aracılığı ile baskı altında tutularak sık sık vergi kaçakçılığı ile suçlanmaktadır……….
Bu döneme ilişkin belge ve bilgiler de muhakkak ki gün yüzüne çıkacaktır.

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: