İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Dildilian kardeşlerin objektifinden: Bir toplumun yitik öyküsü

Elif Ekin Saltık

Bir Ermeni ailenin geçmişine kendilerinin çektiği fotoğraflarla tanık olduğumuz bir sergi var bugünlerde Ankara’da. Fotoğrafçı kardeşler Tsolag Dildilian ile Aram Dildilian’ın objektifinden büyük bir ailenin soykırıma karşı hayatta kalma mücadelesi. 1872-1973 yılları arasında çekilen fotoğraflarla kalmıyor bu ailenin yaşam öyküsü.
Bir yandan da yaşamlarının her ayrıntısını kaleme aldıkları için o günün koşulları, soykırım, tehcir ve Ermeni toplumunun yapısı gözler önüne seriliyor. Dönemin bir panoramasını çiziyor fotoğraflar ve hikayeler.

Yaşamlarını Sivas, Merzifon ve Samsun’da sürdüren bir aile Dildilianlar. Fotoğrafçı olmak isteyen Tsolag Dildilian babasının desteğiyle Sivas’ta bir fotoğrafçı dükkanı açtıktan sonra ünü taa Merzifon’a ulaşınca Amerikalıların açtığı Anadolu Kolejine gider. Onun izinden giden kardeşi Aram da Amerika’da fotoğraf eğitimi alarak ağabeyinin ortağı olur. Ve birlikte dönemin ilk ve en önemli fotoğrafçıları olurlar. Hatta ağabey Tsolag ancak bir fotoğrafçının röntgen çekebileceği düşünüldüğünden röntgen filmleri bile çeker (Röntgen ışınlarının verdiği zararı bilemeden. Tsolag daha sonra çene kanseri olur).
MÜSLÜMAN OLMAYA RAĞMEN BİTMEYEN BASKILAR
1915 senesinde Ermeni tehciri yaşanır, Dildilianlar kendilerini korumak için devlet yetkililerinin yardımıyla Müslüman olur ve Türkiye’de kalırlar. Ancak 1920’li yıllara gelindiğinde peşlerini bırakmayanlar vardır. Şartlar onlar için iyice zorlaşır ve aile 1922’de Atina’ya göç eder. Atina’da bir stüdyo açarak fotoğrafçılığı kızları ve oğullarıyla devam ettirmek için uğraşırlar. Aram daha sonra Kaliforniya’ya taşınır ve ailenin yolları ayrılır.
ÇEKMEKLE YETİNİLMEYİP YAZILAN HATIRALAR
Anadolu’nun ilk fotoğraf stüdyosunu açan Tsolag ve Aram Dildilian kardeşlerin, Ermeni toplumunun 19. yüzyıldaki yaşamının belgelendiği ve 600 fotoğrafın içinden seçilen bu fotoğraflar bir döneme tanıklık ediyor. Sergi seçki manzaralar, portreler, genel yaşam gibi bölümlerden oluşuyor. Fotoğrafların yanında Dildilian kardeşlerin el yazısıyla kaleme aldığı, Ermenice ve İngilizce yazılmış hatıralar, mektuplar, aile üyelerine ait ses kayıtları da var.
ŞİMDİDEN GEÇMİŞE BAKMA FIRSATI VERİYOR
Dildilianların 1872-1923 yılları arasındaki öykülerinin özünde savaş; can çekişen ve enkaza dönüşen bir imparatorluk; bu enkazın altında ezilen, yok edilen bir toplum vardır. Sergideki görseller ve metinler, 1915’e varan sancılı sürece tanıklık ederken, Ermenilerin eğitim, kültür ve ticaret alanında gösterdikleri başarılar açısından da çok şey anlatıyor. Geçmişe ait bir karanlığı yaran sergi dönemi sorgulama fırsatı da veriyor bize. O dönemi sorgulayıp o zamandan bu zamana bakmayı sağlıyor. Savaşlardan kaçan, tek isteği mutlu bir yaşam olan insanların nasıl topraklarından, komşularından, dostluklarından, kültürlerinden koparıldıkları anlatırken; geçen 100 yıl sürede devlet erkinde hiçbir şeyin değişmediğini yüzümüze çarpıyor. İstanbul, Merzifon ve Diyarbakır’da sergilenen fotoğraflar Ankara’da da Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezinde 23 Kasım’a kadar ziyaretçilerini bekliyor. -Dildilian Kardeşlerin Objektifinden Bir Ermeni Ailesinin Yitik Geçmişine Tanıklıklar (1872-1923)
http://www.evrensel.net/haber/264862/dildilian-kardeslerin-objektifinden-bir-toplumun-yitik-oykusu

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: