İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Adana Valisi’nin Tarih Ufkunda Görülenler

Günümüzde Lübnan’ın  Başkenti Beyrut’ta Kilikya Ermenileri adıyla bilinen yerleşim birimi vardır. Burası Beyrut’un kuzeyinde ve deniz sahilinde bulunmaktadır. Tarihi Kilikya Ermeni Kilisesi’nin bulunduğu bölge. Aynı zamanda Ermenistan olarak da adlandırılmaktadır.  Ama burada yaşayanların bir özelliği vardır: 1920’li yıllarda Adana’dan ayrılarak Suriye ve daha sonra Lübnan’a gelen Adana kökenli  Ermenilerdir bunlar. Ve sayıları da 200.000’i bulmaktadır. Ancak Lübnan’daki Kilikya Ermenileri kendi hallerinde yaşayan bir topluluk değildir. Ermenilerin sosyal, kültürel, dini hatta ekonomik yönetimi kilisenin elindedir. Yüzyıllarca Anadolu’da, Adana’nın Sis (Kozan) şehrinde çalışmalarını sürdüren tarihi Kilikya Ermeni kilisesi, günümüzde Beyrut’ta çalışmalarını sürdürmektedir.  Ve kendilerine göre Kilikya Ermeni misyonunu (davasını) sürdürmektedirler.

***
-Beyrut’ta adana’yı hedef alan Kilikya ermeni kilisesinin yönlendirdiği bir çalışma yoğun olarak sürdürülmektedir.
-Osmanlı döneminde yaşanan olyaylardan Türkiye’yi, Adana valilerini sorumlu tutanların yürüttüğü çalışmalarda Türkiye’nin toprak bütünlüğü ve bağımsız devlet olması hedeflenmektedir.
Adana sessiz ve sakin bir şehir değil. İçinde yaşadığımız toplumun görülenlerinin yanı sıra  uzaklarda Adana’yı gözlemleyenler  kendi amaçları için planlar yapanlar da mevcut.  Basit bir örnek vermek gerekirse, geçtiğimiz 2009 yılı içinde Fransa’da, 1909 Adana İç Savaşını hatırlatan pullar basıldı ve servise kondu. Fransız Hükümeti, bu çalışmasıyla Ermeni amaçlarına uygun olarak Osmanlının son döneminde yaşanmış olan 1909 Adana İç Savaşının hatırlanmasını amaçlamıştır.
BEYRUT’TAN ADANA’YA BAKANLAR
Günümüzde Lübnan’ın  Başkenti Beyrut’ta Kilikya Ermenileri adıyla bilinen yerleşim birimi vardır. Burası Beyrut’un kuzeyinde ve deniz sahilinde bulunmaktadır. Tarihi Kilikya Ermeni Kilisesi’nin bulunduğu bölge. Aynı zamanda Ermenistan olarak da adlandırılmaktadır.  Ama burada yaşayanların bir özelliği vardır: 1920’li yıllarda Adana’dan ayrılarak Suriye ve daha sonra Lübnan’a gelen Adana kökenli  Ermenilerdir bunlar. Ve sayıları da 200.000’i bulmaktadır. Ancak Lübnan’daki Kilikya Ermenileri kendi hallerinde yaşayan bir topluluk değildir. Ermenilerin sosyal, kültürel, dini hatta ekonomik yönetimi kilisenin elindedir. Yüzyıllarca Anadolu’da, Adana’nın Sis (Kozan) şehrinde çalışmalarını sürdüren tarihi Kilikya Ermeni kilisesi, günümüzde Beyrut’ta çalışmalarını sürdürmektedir.  Ve kendilerine göre Kilikya Ermeni misyonunu (davasını) sürdürmektedirler.
ULUSLAR ARASI  ALANDA ADANA’YI HEDEF ALANLAR
2009 yılı içinde , tarihte 1909 yılında yaşanmış Adana iç savaşını  aradan geçen yüzyıl sonra gündemlerine alarak dünya kamuoyuna “Türkler Ermenilere  Adana’da soykırım yaptı” diyenler yoğun çalışmalar yaptılar.  Kilise’nin başında bulunan Aram adındaki din adamı Beyrut. Erivan, İstanbul, Fransa , Londra, ABD bağlantılı çalışmaları koordine etti. Aynı yıl (2009) içinde Beyrut’ta Adana Olaylarını Hatırlamak adı altında sempozyum düzenlendi.  Sempozyumda ilginç olanı ise Türk kimliği taşıyan Prof. Taner Akçam adındaki tarihçinin çalışmalarda  ön planda  görülmesidir.  Taner Akçam,yıllar önce Türkiye’den almanya’ya göç etmiş, sonra ABD’ye yerleşmiş “1915 yılında Ermenilere Soykırım yapılmıştır” düşüncelerini savunan bir düşünceyi benimsemiştir. Ermeni basın ve sermaye gruplarının da yakın desteğini almaktadır.
İNCİRLİK DAVASINI AÇANLAR
Yine basına yansıyan haberlere göre ABD’da yaşayan ve ellerinde tarihi Osmanlı tapuları olan bir Ermeni ailesi  Adana’nın İncirlik havaalanı bölgesinin içinde bulunan bir arazi parçası için 100 milyon doları bulan tazminat davası açmışlardır.  Türkiye, bu davanın seyri içinde taraf olmasına rağmen ABD’nin Kaliforniya mahkemesinde Ermeni yanlılarının ağır basması yüzünden sıkıntılı anlar yaşamaktadır. Ayrıca Ermeni çevreler bu davayı kendi propoganda amaçları için kullanmakta, Avrupa İnsan Hakları Mehkemesi kanalından da Türkiye’yi olaylardan sorumlu ve suçlu bulmaktadırlar.
Hal böyle iken Türkiye bir adım ötedeki büyük tehlikenin farkına varabilmiş midir soruları akla geliyor. Bir yandan PKK terörünün sancısı içinde kıvranan Türkiye, aynı olayların perde arkasında bulunan Ermeni tarihi amaçları için de saldırılara uğramaktadır.  Yaşanan terör ve çatışma olayları sadece “Kürt isyan hareketi” değildir.  Karşımızda Türkiye’yi ve de Adanayı hedef alan çok yönlü, organizeli saldırılar vardır.
ADANA VALİLİĞİ VEYA VALİNİN SORUMLULUĞU
Adana’nın yönetiminden sorumlu olan vali’nin yaşanan olaylar karşısında öncelikle tehlikenin boyutlarını bilmesi, aklın ve bilimin ışığında çözümler üretmesi gerekir. Bu hususta sayın Adana Valisi’ni  bilgilendirmek istedim. Ve aklıma bir söz geldi: ”Beşer nisyan ile malüldür”… Anlamı ise “İnsanoğlu olayları unutur, gider” taa ki kendisini bekleyen tehlike karşısına çıktığı zamana kadar.

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: