İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Size baba diyebilir miyim? Babalar Günü.

Baba denilince akla Yeşilçam’ın baba figürleri de geliyor. Münir Özkul, Hulusi Kentmen, Kadir Savun… Yeşilçam’ın baba rolleriyle hafızalarımıza kazınan oyuncularını Babalar Günü’nde ailemizin birer ferdi gibi hatırlıyoruz.  Zaman Gazetesi’nin haberine göre, Münir Özkul, Hulusi Kentmen, Kadir Savun, Nubar Terziyan… Yeşilçam’ın baba rolleriyle hafızalarımıza kazınan ünlü oyuncularından bazıları.

Her birinin oynadığı baba karakteri ise kendine özgü. 

Her şeyden önce aile reisi Hulusi Kentmen Münir Özkul gibi baba rolleriyle özdeşleşen bir diğer isim. Pos bıyıklı, sevimli, tatlı sert aile büyüğü. Kimi zaman içinden kötülük geçmeyen fabrikatör, kimi zaman babacan avukat, komiser, bahçıvan, fotoğraf stüdyosu işletmecisi… Hemen hepsinde baba. Akla ilk gelen Ah Nerede’deki (1975) otoriter baba karakter. Üç oğlunu okuyup büyük adamlar olsunlar diye büyük şehre gönderiyor, çocukları okulu bir kenara bırakıp çapkınlık yapıyor, kumara bulaşıyor, siyasete bulaşıyor. Baba yoldan çıkan çocukları kendi yöntemlerini yola getirmeye çalışıyor. Bilindik baba refleksleri… Diğeri yine üç çocuk babasını oynadığı Oh Olsun (1973). Zengin fabrikatör baba okumaya niyetli olmayan çocuklarını sanayiye yolluyor, Burhan Usta’ya (O da Münir Özkul) çırak yapıyor. Çocuklardan biri ustanın kızına âşık olunca işin rengi değişiyor. Son söz yine babanın. Tatlı Dillim’den (1972) Yalancı Yarim’e (1973) aile reisi olduğu onlarca rolü daha var. Kendisi yoksa bile salonun en gözde duvarına fotoğrafı çerçeveletilip asılıyor. Ruhu bile yeter. 

Son filminde babaydı Selim Naşit 
Onun için ‘tiyatromuzun babası’ der kimileri. Yaşımız el vermediğinden sahnede izleme şansımız olmadı. Baba rollerini oynadığı için mi öyle deniyor, yoksa baba gibi yaklaştığından mı bilmiyoruz. Bildiğimiz baba yönünü yer yer sinemada da gösterdiği. Kardeşi Adile Naşit ile (onun kadar popüler olmasa da) sinemamızda özgün bir yer edinen oyuncu, 54 yıllık sanat hayatında oynadığı karakterleri gerçekçi kılarak, ayrıntılarla süsleyip hafızalara kazıyarak bugünlere ismini bıraktı. Ustayı son filmi Her Şey Çok Güzel Olacak (1998) ile analım. Cem Yılmaz’ın sinemaya adım attığı ilk filmde (bu sıcaklığı yakaladığı tek film istisnasız Hokkabaz’dır) usta komedyenin babasını oynamıştı. Çok görünmese de akılda kalan bir baba. 

Yüreğinin kılcal damarları görünüyor! Kadir Savun 
Yeşilçam’ın önde gelen karakter oyuncularından biri. Kimi zaman mahallenin manavı, kimi zaman balıkçısı, kahvehane işletmesi… Hep baba, hep babacan. Anadolu’dan, her daim bizden. Ahmet Turan Alkan çok başarılı resmeder onu: “Samimi ve gözlerine bakınca yüreğinin kılcal damarları görünecek kadar berrak ve güvenilir bir tip. Sinemamızda zannımca Kadir Savun kadar havada-karada-denizde ve her hâlükârda güvenilir bir karakter çizilememiştir.” Bakışı, duruşu, konuşmasıyla kanlı-canlı, yaşayan karakterler oluşturmak her yiğidin harcı değil. 

Hangi rolü unutulur? Münir Özkul 

Yeşilçam’ın babası desek yeri. Duruşu, gülüşü, konuşmasıyla tam bir aile reisi. O kadar çok filmde baba olarak seyirci karşısına çıktı ki, hayranları ismini baba demeden anmaz oldu. Bu tarz rollerinin sayısı bir hayli fazla, hangi birini sayalım. Kim liste oluşturursa oluştursun Ertem Eğilmez’le çektikleri aile komedileri başta gelir. Mesela, her ikisi de dul üç çocuk annesi Melek Hanım ile dört çocuk babası Yaşar Usta’nın hikâyesini anlatan Bizim Aile’deki (1975) baba rolü. Fedakâr, anlayışlı, cesur, iyi yürekli… Ya da turşuculuk yaparak hayatını idame ettiren 6 çocuklu Kazım ile Saadet çiftinin hayatına odaklanan Neşeli Günler’de (1978) çizdiği portre. Keçi gibi inatçı, tez canlı, gururlu, bir o kadar temiz kalpli… Bütün filmleri bir kenara. Hababam Sınıfı’ndaki Mahmut Hoca karakteri baba olmasa da hepimizi kucaklayacak kadar babacan değil mi! 

Sadece oyuncu değil İhsan Yüce 
Sadece bir oyuncu değil. Uzun yıllar tiyatroya emek veren, senaryo yazan, resim-heykel yapan, şiir yazan bir isim. Yeşilçam’ın unutulmazları listesinde üst sıralarda olan Kemal Sunal’ın başrolünü paylaştığı Kibar Feyzo (1978), Sosyete Şaban (1985), Öğretmen’in (1988) senaristi. Aynı zamanda şair. Diğer kimliklerini bir köşeye koyup oyunculuğuna bakınca filmografisinde kız babası olduğu roller çoğunlukla karşımıza çıkıyor. Kibar Feyzo’da kız babası Hacı Hüsso’ydu, Çöpçüler Kralı’nda (1978) çöpçümüz Apti’nin sırılsıklam âşık olduğu hizmetçi Hacer’in babası. Eskilere gidersek Ertem Eğilmez’in Sürtüğün Kızı’nda (1967) dahi ana karakter Tango Suzan’ın babasıydı. Onu sararmaya yüz tutmuş bıyıkları, kır düşmüş saçları, eksik dişleriyle oluşturduğu otoriter ve bir o kadar muzip baba profiliyle hatırlayacağız. 

Temiz yüzlü, iyi yürekli… Nubar Terziyan 

Sinemada kendi kimliğini kullanarak yer edinen sayılı oyunculardan. Türkiye’nin kırılgan, alevli yakın tarihini düşününce hayli dikkat çekici bir ayrıntı bu. Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın Efsuncu Baba (1949) filmiyle sektöre adım atan Ermeni oyuncu, dört yüze yakın projede rol aldı. Hemen hepsinde diğer gayrimüslim aktör ve aktristler gibi yan karakter. İyi yürekli dede, amca, baba, mahalle sütçüsü, bakkalı, imamı… Ziyadesiyle aile reisi. Yıldızlar da Kayar’da (1983) Asım Baba, Güldür Yüzümü’de (1985) Tahir Baba, Kanun Adamı’nda (1985) Şevket Baba, Benimsin’de (1987) Rıza Baba, Biz Ayrılamayız’da (1988) Mahir Baba… Filmlerin afişlerinde oynadığı karakterin soyadı yok, sadece baba deniyor. O kadar yani. İsmi herkes tarafından bilinmese de nur yüzlü, sıcak, samimi biri olarak ailemizin kayıp üyelerinden biri gibi hafızalarımızda yer ediniyor. 

Not: Babalar bu kadar isimle sınırlı değil elbet. Yeşilçam’ın mafya babası Yavuz Karakaş’tan Ali Şen’e onlarca isim daha var. Onların da Babalar Günü kutlu olsun.
OKU, YORUMLA ve PAYLAŞ ==> http://www.rotahaber.com/yasam/size-baba-diyebilir-miyim-h536996.html
Rota Haber

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: