İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Yaratıcı Belgesellerin Festivali

DOCUMENTARIST 8. İstanbul Belgesel Günleri 13 Haziran’da başlıyor. Programda Stefan Jarl toplu gösterisi, müzik ve dans filmleri gibi bölümlerin yanı sıra mücadele etmiş belgesellerden oluşan bir seçki de bulunuyor. Festival bu yıl dünyanın gündemini işgal eden sorunların yanı sıra eğlenceli konulara dair belgesellere de yer verilen bir programla izleyicisinin karşısına çıkıyor.

Müzik ve dans
İzleyiciler bu yıl Müzik ve Dans Belgeselleri başlığı altında dünyanın her köşesinden müzikle sinemanın buluştuğu hikâyelerle buluşacak.
Bu bölümde Arjantin’den kamera karşısında umarsızca dans eden sıradan insanların belgeseli Aramızdaki Yıldızlar (Living Stars), Concertgebouw Orkestrası’nın dünya turunu konu alan 50 Konserde Devr-i Alem (Around the World in 50 Concerts) filminin de aralarında bulunduğu 10 belgesel yer alıyor.
Almanya’nın tanınmış yazar ve yönetmenlerinden Dorris Dörrie’nin Meksika’daki kadın mariachi’leri konu alan filmi Şu Sevimli Boktan Hayat (This Lovely Shitty Life) da yine bu bölümde gösterilecek.
10 yıl sonra
100 Yıllık Sessizlik bölümünde yer alan ve System of A Down’ın konser turunu izleyen bir başka müzik belgeseli “Haykıranlar” (Screamers) ise yapıldıktan 10 yıl sonra ilk kez Türkiye’de seyirciyle buluşacak.
Onut konuğu Stefan Jarl

Festivalin bu yılki onur konuğu Stefan Jarl’ın zengin filmografisinden sekiz film yönetmene ayrılan bölümde ilk kez Türkiye’de gösterilecek.
İsveç sinemasının önde gelen yönetmenleri arasında sayılan Jarl, festival çerçevesinde, filmlerinden yola çıkarak belgesel sinemaya bakışını anlatacağı Karanlık Dehlizlere Işık Tutmak başlıklı bir “Sinema Dersi” de verecek.
Geyrhalter’den üç film
Avusturya’dan bir başka usta belgeselci Nikolaus Geyrhalter’in ilk gösterimi bu sene Berlinale’de yapılan Yıllar Geçtikçe (Over the Years) isimli çalışması, Çernobil’yi konu alan Pripyat ve endüstriyel beslenme kültürünü ele aldığı “Günlük Rızkımız” (Our Daily Bread) da festivalde yer alıyor.
Sansürle mücadele
Bu yıl sansür ve belgesel ilişkisini de masaya yatıran festival sansürle mücadele etmiş belgesellerden oluşan bir seçkiye de yer veriyor.
Ayrıca, Danimarka Ulusal Film Okulu dört filmle, Kosova’da düzenlenen DokuFest ise beş filmlik bir Balkan belgeselleri seçkisiyle festivale katkıda bulunuyor.
Ödüller
Seyirciler festivalde Türkiye’den seçilen 30’u aşkın belgeseli de izleme imkanı bulacak.
Bu filmler içinde yönetmenin ilk ve ikinci filmi olanlar Johan van der Keuken Yeni Yetenek Ödülü’ne aday olacak.
Ödül jürisi bu yıl Seren Yüce, Özgür Mumcu, Aslı-Özgen Tuncer, Reyan Tuvi ve Veton Nurkollari’ndan oluşuyor.
FIPRESCI Eleştirmenler Ödülü ise Mısır’dan Arab Loutfi, Bulgaristan’dan Bojidar Manov ve Türkiye’den Çağdaş Günerbüyük’ün oluşturduğu jürinin belirleyeceği uluslararası bir filme verilecek.
Sesli Moana
Dünyanın her köşesinden 90’a yakın filmin gösterileceği festival 18 Haziran akşamı, Robert Flaherty’nin 1926 tarihli klasiği Moana’nın kızı tarafından sesli hale getirilerek geçen yıl dijital restorasyondan geçirilen Sesli Moana versiyonun gösterimi ile kapanacak.
Gösterim mekanları
Festivalin gösterim ve etkinlik mekânları şöyle: SES Tiyatrosu, SALT Beyoğlu, Aynalıgeçit Etkinlik Mekânı, Fransız Kültür Merkezi, Şişli Kent Kültür Merkezi, TAK Tasarım Atölyesi Kadıköy.
Festivalin Türkiye filmleri ücretsiz izlenebilecek.

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: