İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

24 Nisan Öncesinde Beyaz Saray ve Kongre Üzerindeki Baskı Artıyor

Turkishny.com
ABD’deki Ermeni diasporası, 24 Nisan tarihinin yaklaşmasıyla birlikte ABD Kongresi ve Beyaz Saray üzerindeki baskıyı artırıyor. 1915 olaylarının 100. yılı olması nedeniyle Ermeni tarih tezlerinin ABD tarafından tanınmasına hususi bir ehemmiyet atfeden Ermeni diasporası, 1915 olaylarının “soykırım” ittihaz edilmesi için Temsilciler Meclisi, Senato ve Başkan Barack Obama’ya elektronik mektuplar gönderiyor.

ABD’deki Ermeni diaspora kuruluşlarının liderliğinde gerçekleştirilen mektup kampanyası çerçevesinde ABD yönetimine gönderilen mektuplarda 1915 hadiselerinde hayatını kaybeden Ermenilerin “Hristiyan” oluşlarına özellikle vurgu yapılırken  Osmanlı Türkiyesi, Ermenileri 5 bin yıldır yaşadıkları topraklarda yok etmeye çalışmakla itham ediliyor.
Sözde Ermeni soykırımı sayısında Hıristiyan Rum ve Asurilerin de hedef alındığı iddia edilen mektuplarda ABD yönetimini manipüle edecek şekilde sözde Ermeni soykırımı iddialarının modern zamanların ilk “delillendirilen” soykırımı olduğu iddia ediliyor.
Sözde Ermeni soykırımının tarihi bir gerçek olduğunu ve Uluslararası Soykırım Akademisyenleri Derneği’nin defaatle bu hadiselerin soykırım teşkil ettiğini ilan ettiği kaydedilen mektuplarda, 1918’de Başkan Theodore Roosevelt’in sözde Ermeni soykırımına “en dehşet verici savaş suçu” olarak değindiği ifade ediliyor.
Mektupta Avrupa’yı kana bulayan Nazi Almanyası lideri Adolf Hitler’e atfedilen lakin tarihçiler tarafından sahte bir alıntı olduğu belgelendiği halde Ermeni diasporası tarafından 1915 olaylarının Holokost için ilham kaynağı olduğu iddiasıyla ısrarla tekrarlanan şu sözlere de yer veriliyor, “Bugün Ermeni soykırımını kim hatırlıyor”.
Başkan Barack Obama ve Kongre’yi Türkiye’nin tehditlerine ve siyasi baskısına boyun eğmeyerek tarihi adalet için inisiyatif almaya davet eden Ermeni diasporası, 1915 olaylarına ilişkin Ermeni iddialarının 11 NATO müttefiği, Vatikan ve ABD’deki 43 eyalet tarafından tanındığına dikkat çekiyor.
Obama’dan tek isteklerinin Senatör ve Başkan adayı iken verdiği sözü tutması olduğunu ifade eden Amerikalı Ermeniler, mektuplarda 1915 hadiselerine benzer olayların tekerrürüne karşı alınacak en güçlü tedbirin bu olayların layıkınca tanımlanması olduğunu vurguluyor.
Fotoğraf: https://twitter.com/serdarkilic9
“Türk Amerikan Toplumunun Gözlerini Yumma Lüksü Yok”
Ermenilerin 1915 hadiselerine ilişkin tarihi gerçekleri çarpıtarak Türkiye ve Türk tarihini karalama yönündeki mesaileri mukabilinde Türk Amerikan toplumu da ABD yönetimi ve kamuoyunun tarihi gerçeklere ilişkin olarak bilgilendirilmesi için çeşitli adımlar atıyor.
ABD’nin başkenti Washington’da, Türk-Amerikan Dernekleri Asamblesi (ATAA) 35. Yıllık Türk Amerikan Konferansı’nda yaptığı konuşmada konuya değinen Türkiye’nin Washington Büyükelçisi Serdar Kılıç, Ermeni toplumundaki, tarihsel ve yasal olarak tartışmalı olan 1915 yılı olaylarını “soykırım” olarak damgalamak için yoğun çaba harcayanlara karşı birlik olmanın Türk-Amerikan toplumunun çıkarına olduğuna işaret etti.
Kılıç, “Geçenlerde Ermeni iddialarına ciddi biçimde karşı çıkan Kongre üyelerinden biri  bana ‘diaspora ABD’ye geldiğinde kılıçlarını yerine kaldırması gerekli’ dedi. Ama ne yazık ki ABD’deki Ermeni toplum liderlerinin bazıları bu sözleri dinlemiyor. Dostluk, işbirliği ve iyi komşuluğa doğru çalışmak yerine, tarihi olayların tek taraflı yorumlanmasına dayanarak kendilerini tarihsel nefret ve düşmanlığa adamışlar. 1915 yılı olaylarının 100. yılında ABD yönetimi ve Kongresi’ni bu olayları ‘soykırım’ olarak tanımlamaya ikna etme ve Türk-Amerikan ilişkilerini onarılamaz şekilde bozma amacındalar. Dolayısıyla Türk-Amerikan toplumunun, doğrudan ikili ilişkilerimizi hedefleyen bu kampanyalara gözlerini kapatma lüksü yok” diye konuştu.
Kılıç, Türk-Amerikan toplumunun bu tür olumsuz kampanyalarla mücadele etmesinin en iyi yolunun Kongre’de temsiliyetin sağlanmasından geçtiğini belirterek, uzun vadede bu konuyu siyasi hedefleri yapmaları çağrısında bulundu.
Bunun yanında, İslam’ın terörizm, şiddet ve aşırılıklarla bağlantılandırılması girişimlerine karşı durulmasını isteyen Kılıç, bu noktada Türk toplumunun diğer Amerikalı Müslüman gruplarla diyaloğunun bu konudaki çabaların etkisini artıracağını kaydetti.

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: