İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

İttihat ve Terakki ile başlayan anlayış devam ediyor

‘Azınlık Hakları, Türkiye’de Kürtlerin anayasal sistemdeki yerleri’ konulu panelde konuşan İsmail Beşikçi, İttihat ve Terakki ile başlayan Cumhuriyet ile devam eden süreçte yönetimlerin değiştiğini ancak bugüne kadar sürdürülen tekçi anlayışın temsilcileri olan Doktor Nâzım, Doktor Bahattin Şakir ve Ziya Gökalp isimlerinin hiç değişmediğini vurguladı… Türklerden oluşan Osmanlı’yı yeniden kurma fikrinin başladığını dile getiren Beşikçi, bunun gerçekleştirilmesinin önünde Ege ve Karadeniz’de Rumlar, Anadolu’da Ermeniler ve Aleviler olduğunu ve Osmanlı’nın bunlardan ikisi olan Ermeniler ve Rumları İki Dünya Savaşı’nda hallettiğini söyledi.

***
‘Azınlık Hakları, Türkiye’de Kürtlerin anayasal sistemdeki yerleri’ konulu panelde konuşan İsmail Beşikçi, İttihat ve Terakki ile başlayan Cumhuriyet ile devam eden süreçte yönetimlerin değiştiğini ancak bugüne kadar sürdürülen tekçi anlayışın temsilcileri olan Doktor Nâzım, Doktor Bahattin Şakir ve Ziya Gökalp isimlerinin hiç değişmediğini vurguladı.
İHD Adana Şubesi’nin oluşturduğu Çukurova İnsan Hakları Akademisinin İHD Eski Başkanı Elif Tuncer’in isminin verildiği ilk sınıfın 5inci haftasındaki dersine İsmail Beşikçi konuk oldu. “Türkiye’de Kürtler’in Anayasal sistemdeki yeri” başlıklı söyleşide Beşikçi, süngü gücüyle uygulanan resmi ideolojinin oluşma sürecinden bahsederken İttihat ve Terakki ile başlayan Cumhuriyet ile devam eden süreçte yönetimlerin değiştiğini ancak bugüne kadar sürdürülen tekçi anlayışın temsilcileri olan Doktor Nâzım, Doktor Bahattin Şakir ve Ziya Gökalp isimlerinin hiç değişmediğini vurguladı.
ÖNCE ERMENİ VE RUMLAR HEDEF ALINDI
1912 Balkan savaşı yenilgisi sonucu Adriyatik Denizi’nden Orta Asya içlerine kadar yalnızca Türklerden oluşan Osmanlı’yı yeniden kurma fikrinin başladığını dile getiren Beşikçi, bunun gerçekleştirilmesinin önünde Ege ve Karadeniz’de Rumlar, Anadolu’da Ermeniler ve Aleviler olduğunu ve Osmanlı’nın bunlardan ikisi olan Ermeniler ve Rumları İkinci Dünya Savaşı’nda hallettiğini söyledi. Kürt hareketinin 30 yıllık sürecinde devletin yapılan katliamların faillerini CİA, MOSSAD ya da PKK’yi işaret ederek gizlemeye çalıştığını iade eden Beşikçi, “1910’lu yıllar böyle değil. O zaman Vali, Kaymakam, Jandarma Komutanı şunu söylüyor; Buraları terk edeceksiniz ya da öldürüleceksiniz. Buna uygun olarak da yoğun bir devlet terörü başlıyor. Savaş sürecinde bir buçuk ermeni nüfusu soykırımla çürütülüyor” dedi. 1915’te Osmanlı sanayi sayımına göre sanayi ve ticaret adına ne varsa Ermeniler ve Rumlar üzerine olduğuna dikkat çeken Beşkçi, sanayinin millileştirilmesi adına Rum ve Ermeni varlıklarına el konduğunu dile getirdi.
KÜRTLERİN İKİLİ DURUMU
Kürtlerin devletle ilişkisindeki ikili durumundan bahseden Beşikçi, “Birincisi Ermeni varlığına karşı Kürtler devlete yardım etti, ikincisi devlet tarafından inkar ve imha politikasına maruz kaldı. 1924 Anayasası’nın Kürtlerin yokluğu ürerine kurulduğunu söyleyen Beşikçi, Osmanlı döneminde liselerde Kürt tarih ve coğrafyasından bahsedilirken Cumhuriyet’le birlikte inkarın başladığını dile getirdi. Kürtlerin devlet olma hakkı üzerinde duran Beşikçi, Dünya’da Linhteistein gibi 40 bin nüfuslu, Tuvala gibi 15 bin nüfuslu ülkeler olduğunu dile getiren Beşikçi, Afrika’da İngiltere ve Fransa ile anlaşarak Kürt hareketi gibi bedel ödemeden 53 ülkenin bağımsızlık kazandığını söyledi. Kürtlerin Müslümanlıkla da hesaplaşması gerektiğini ifade eden Beşikçi, Kurtuluş Savaşı sırasında imzalanan Amasya protokolü ile Kürtlerin Müslümanlık üzerinden aldatıldığını ifade etti. Kürtlerin Ermenilere karşı Müslümanlık üzerinden aldatıldığını ifade eden Beşikçi, Amasya protokolünde garanti edileceği söylenen Kürt özgürlüğünün gerçekleşmediğini dile getirdi. (Adana/EVRENSEL)

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: