İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Aynı toprağın insanları

Ceyhun Ateş
İçinde bulunduğumuz coğrafya yüzyıllardır haçlı seferlerinin de içinde bulunduğu sayısız savaşa, katliamlara sahne olmuş, üzerinde hüküm süren devletler tarafından paylaşılamamış hatta sınırı olmasa bile nispeten güçlü durumdaki devletler tarafından sömürülmeye çalışılmış bir coğrafyadır. Küçük bir dünya mozaiği olan bölgede devletlerin savaşmasına inat halklar her zaman kardeşçe yaşamıştır. Türk, Kürt, Ermeni, Rum ve daha birçok etnik köken zaman zaman göçe zorlansa baskı altında kasada toprağa olan aşkları dünyanın neresinde olurlarsa olsun değişmemiştir. Bugün Amerika da belli bölgelerde yerleşik halkların içinde Türkçe konuşan ailelere rastlarsınız. Merak edip yanlarına gittiğinizde eğer sizde Türkçe konuşuyorsanız hemen sohbet başlar. Gözlerinden yaşlar akarak hiç görmedikleri anavatanları Türkiye hakkında konuşurlar. Sonra sorduğunuzda Ermeni ya da Rum vatandaşlarımız olduğunu anlarsınız.

Bir arkadaşım anlatmıştı yıllarca yurtdışından anavatanlarına acaba orada bizi öldürürler mi, hapse mi atarlar korkusu ile gelemeyen varlık vergisi zamanında ülkeden ayrılmış Ermeni vatandaşlarımız yıllar sonra bu korkularını yine de içlerinde saklayarak anavatan gelmişler, havaalanında pasaport kontrolü yapan görevli pasaporta bakıp “vatanınıza hoş geldiniz” dediğinde gözyaşlarına hakim olamamışlar.
Bir insanın yaşama özgürlüğünü sadece senin gibi düşünmüyor, inanmıyor diye elinden almak, canına kast etmek hiçbir dinin hiçbir inanç sisteminin, anlayışın içinde yer bulamaz kendine.
Bugün amacının İslam dinini yaymak olduğunu iddia eden bir terör örgütü Işıd. Müslüman sıfatı altında Ortadoğu’da aylardır kan ve gözyaşının mimarı. Geçen gün Müslüman olduğunu iddia eden bu örgüt yine başka Müslüman bir ülkenin pilotunu canlı canlı yakmak suretiyle infaz etti. Misillemede gecikmeyen Müslüman ülkenin yetkilileri de yine Müslüman tutsaklarından ikisini alelacele idam etti.
Ölen Müslüman, öldüren Müslüman. Yanlış anlaşılmasın Müslümanlığa çamur atmak değil derdim ayrıca haddim de değil. Bize belli bir amaç uğrunda verilen dünyadaki zamanımızı elimizden zorla alan canımıza kast eden hangi zümreden dinden ya da inançtan olursa olsun karşısında olurum.
Bu dünya ne senin ne de benim. Belirli bir süre durağımız olan ve ancak yüzde birinde insanların yaşamasına elverişli olan dünya hepimizin ortak yaşam alanı. Aynı düşünmesek, aynı tanrıya inanmasak, ayni dili konuşmamakta bir arada yaşamanın tek koşulu olan birbirine sevgiyle yaklaşmak ilkesini benimsemeliyiz.

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: