İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Türkiye’ye Sözde Ermeni Soykırım Baskısı ve Erdoğan’dan Karşı Hamle

Prof. Dr. S. Rıdvan Karluk / Turgut Özal Üniversitesi, İİBF
Türkiye’nin gündemi iç politikaya yoğunlaştığı için ülkemizi sıkıntıya sokacak gelişmeler ulusal basında maalesef yeterli ölçüde yer almamaktadır… AİHM’deki dava kaybedilirse ne olur?Türkiye Cumhuriyeti Devleti Ermenilere soykırım yapıldığını Mahkeme kararı ile kabullenmiş olur. Ermenistan Türkiye’den toprak ve tazminat talep edebilir. “Çanakkale Savaşları’nın 100. yıl anmasına tüm devlet başkanlarını çağırdık. 24 Nisan’da da Aliyev kardeşimizle orada olacağız” girişimi ise havada asılı kalır. En önemlisi ise, Türkler, tarihte Nazilerden sonra soykırım yapmış ikinci ulus olarak tarihteki yerini alır.

***
Türkiye’nin gündemi iç politikaya yoğunlaştığı için ülkemizi sıkıntıya sokacak gelişmeler ulusal basında maalesef yeterli ölçüde yer almamaktadır.
İsviçre ve Estonya’dan sonra Yunanistan Parlamentosu da “soykırım yoktur” demenin suç oluşturmasıyla ilgili yasayı 9 Eylül 2014 tarihinde kabul etmiştir. Fakat nedense Yunanistan’a Fransa’nın bu konudaki girişiminde olduğu gibi gerekli tepki gösterilmemiştir. Acaba neden?
Yunan Parlamentosu’nun Türkiye aleyhinde aldığı “soykırımın inkarının cezalandırılması” kararlarını kınamak üzere Atina’ya giden, aralarında TBMM Eski Başkanvekili SBF’den arkadaşım Uluç Gürkan’ın da bulunduğu Heyet 9 Ocak’ta Atina’ya sokulmamıştır.
Talatpaşa Komitesi Atina’ya; Yunan Parlamentosu’nun geçen yıl 9 Eylül’de (9 Eylül Türkiye için önemlidir) 1994’te kabul ettiği Pontus Soykırımı, 1996’da kabul ettiği sözde Ermeni Soykırımı ve 1998’de kabul ettiği Küçük Asya Soykırımı kararlarına karşı çıkılmasını, bunların ret veya inkarını suç sayanlara para ve hapis cezaları getiren yasa çıkarmasını Parlamento önündeki Syntagma Meydanı’nda basın açıklamasıyla kınayacaktı.
Bu karara karşı TBMM’de neden Batı Trakya’dan, Selanik’ten, Girit’ten, Rodos’tan sürgün edilen Türkler için “Batı Trakya Soykırımı kararlarına karşı çıkılmasını, bunların ret veya inkarını suç sayanlara para ve hapis cezaları getiren bir yasa çıkarması” gündeme gelmiyor?
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin 17 Aralık 2013’de açıklanan Perinçek davası kararına rağmen böylesine bir yasa çıkartılmasını ancak ırkçılıkla açıklamak mümkündür.
Karar, İsviçre tarafından temyiz edilmiş ise de şu an bağlayıcılığıdır. Doğu Perinçek’in İsviçre’ye karşı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde kazandığı davanın 28 Ocak’ta AİHM Büyük Dairesi’nde temyiz duruşması yapılacaktır.
Fransa’da “su uyur düşman uyumaz” özdeyişine uygun olarak Halk Hareketi Birliği’nin (UMP) Marsilya milletvekili Valerie Boyer soykırımı inkar edenlere 5 yıl hapis ve 45 bin Euro para cezası öngören teklifini yeniden gündeme getirmiştir.
Boyer, yasa teklifiyle ilgili yaptığı açıklamada, geçen 24 Nisan’da Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande’ın söz konusu teklifi imzalayacağı yönünde söz verdiğini, bu sözü tutmasını beklediklerini açıklamıştır.
Hollande’ın Paris’te Başbakan Davutoğlu ile tokalaşması fakat diğer liderleri kucaklaması belki bu yüzdendir.
Fransa’da 2011-2012 yıllarında yine Boyer’in yasa teklifiyle Meclise sunulan inkar yasası Senato’da kabul edilmiş ancak Fransa Anayasa Konseyi anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle ilgili yasayı iptal etmişti. Fransa, Türkiye’yi tarihte yapılmayan sözde Ermeni soykırımı ile suçlayan yasa çıkaran dünyadaki ilk ülkedir.
Fransa’da eski Cumhurbaşkanı Sarkozy ve onun gibi düşünen, Ermeni oylarından medet uman siyasetçiler, sözde soykırım iddiasını tanımaya yönelik kararlar almakta, bunu inkar edenlere ise ceza getirmeye yönelik girişimlerde bulunmaktadır.
Fransız Senatosu’na gelen ve kabul edilen sözde Ermeni soykırımını inkar edenlere ceza verilmesine ilişkin yasa teklifi, Türkiye ile Fransa arasındaki ilişkileri çok germiş, kopma noktasına getirmiştir.
Fransa’da 8 Haziran 2004 tarihinde sosyalist parlamenter Didier Migaud Fransa Parlamentosu’na 1673 sıra numarası ile bir inkar yasası teklifi sunmuştu. Yasa teklifi, sözde Ermeni soykırımını inkar edenlere bir yıla kadar hapis ve 45 bin Euro para cezası verilmesini öngörmüştü. 2006 Ekim ayında soykırımı inkarı suç sayan öneri Parlamento’nun alt kanadından geçmiş, fakat Senato gündemine alınıp oylanmadığından yasalaşmamıştı.
5 Temmuz 2010 tarihinde 30 sosyalist senatör, bekleyen yasayı bir kenara bırakarak, aynı içerikli yeni bir inkar yasa teklifi hazırlamıştı. 19 Mayıs 2010 tarihinde de Komünist Parti’den Senato Başkan Yardımcısı Guy Fischer benzer bir teklif hazırlamıştı.
Bu gelişmelerin üzerine, Fransa’da yaklaşan seçimlerde Ermeni kökenli Fransız vatandaşlarından oy almak amacıyla sözde soykırımı inkar edenlere ceza verilmesine ilişkin yasa teklifi Parlamento’da 22 Aralık 2011 tarihinde kabul etmiştir. Genel Kurul’daki oturuma 577 milletvekilinden sadece 70’i katılmıştır.
Teklif daha önce 7 Aralık’ta Yasalar Komisyonu’nda kabul edilmiş, başkanlık divanında hükümetin itiraz etmemesi üzerine gündeme alınması kararlaştırılmıştı.
Teklifi kaleme alan dönemin iktidar partisi Halk Hareketi Birliği milletvekili Valerie Boyer, “Burada amacımız ilişkileri bozmak değil, Fransa vatandaşlarının korunması. Sizi bu tasarıyı destek vermeye çağırıyorum, sevgili meslektaşlarım. Bazı ülkeler 1915 olaylarını inkar ederek suç işlediler. Cezasız kaldılar. 1914 yılındaki Ermenilerin üçte ikisi ya tehcir edildi ya da katledildi. Sizden destek bekliyorum” demiştir.
Yasa teklifinde, ”Fransız yasaları tarafından tanınan soykırımların reddi, bir yıl ve 45 bin Euro para cezasına çarptırılır” ifadesi yer almıştır. Fransa 29 Ocak 2001 tarihinde “Fransa, 1915 yılındaki Ermeni soykırımını tanır” şeklindeki bir cümlelik yasayı kabul etmişti.
Parlamento daha önce de Ermeni iddialarının reddinin suç sayılmasını öngören yasa teklifini 2006 yılında onaylamıştı. Ancak Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy bu teklifin Senatoya gelmesini engellediği için teklif yasalaşmamıştı.
Ermeni basını, Nouvelles d’Arménie dergisine dayandırdığı haberinde, Boyer’in sözde Ermeni soykırımının yüzüncü yıl dönümü arifesinde, Fransa’da Holokost dışındaki soykırımların ve insanlığa karşı suçların inkarını cezalandıran tek bir yasanın olmamasından yakınmıştır.
İnkar için yeni sınıflandırmayı teklif etmek için bu yasanın derhal kabul edilmesi gerektiğini belirten Fransız milletvekili, soykırımların inkarını ifade özgürlüğünü kötüye kullanma olarak değil, insanlığa karşı suç olarak kabul edilmesini önermiştir.
Yenipazar Kapalı Cezaevi’nde yatmakta olan Sevan Nişanyan, Habertürk Gazetesi’nden Balçiçek İlter’e 12 Ocak’ta verdiği demeçte “1915’le ilgili suçu İttihat ve Terakki’ye attık, kurtulduk” demiş, Başbakan Davutoğlu’nun Ermeni kökenli danışmanı Etyen Mahçupyan’ın bu göreve getirilmesini bir Ermeni olarak olumlu bulmuştur.
Ama, “Türkiye kamuoyu 1915’i vahşice savunma pozisyonundan, ‘keşke olmasaydı’ noktasına geldi. Bu sefer de suçlu hemen bulundu, İttihat ve Terakki üzerine atıldı suç, rahatladık. Oysa İttihat Terakki demek, Türkiye demek” derken haksızdır ve Batı dünyasının çarpıtmalarına ve algı operasyonlarına destek vermektedir.
Çünkü, Naziler ile Almanların aynı ırktan geldiklerini Batı dünyasının kabul etmemektedir. Yahudilere karşı Almanların soykırım yaptığını siz hiç duydunuz mu? Naziler soykırım yaptı deniyor. Ermenilere soykırım konusu gündeme geldiği zaman Türkler soykırım yaptı deniyor.
Yahudi Soykırımı bir insanlık suçudur. Bu suçu işleyenler Nazi olarak adlandırılmaktadır ama onlar Almandır. Altı milyon Yahudi’yi esir kamplarında fırınlarda yakan Naziler sanki uzaydan gelmiş insanlar gibi görülmektedir. Fransa Almanya’yı (Almanların yaşadığı ülke: Deutschland) soykırım yapmakla suçlamamaktadır. Bu nasıl bir çifte standarttır?
Bu gelişmeler olurken Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev’le ortak basın toplantısında tarihi bir kararı açıklamıştır. Erdoğan, “Çanakkale Savaşları’nın 100. yıl anmasına tüm devlet başkanlarını çağırdık. 24 Nisan’da da Aliyev kardeşimizle orada olacağız” demiştir.
Ermenistan’ın soykırım yalanlarının 100. yılında Erdoğan’ın yaptığı bu diplomatik atak, Ermeni diasporasının dünyayı kandırma çabalarını eğer yeterli önlemler alınabilirse, “kısmen” gölgelemiş olacaktır.
28 Ocak Yaklaşırken Üniversitelerimiz
Doğu Perinçek’in İsviçre’ye karşı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde kazandığı davanın 28 Ocak’ta AİHM Büyük Dairesi’nde temyiz duruşması yapılacaktır.
YÖK bu konuda devreye girerek; üniversitelerimizi temsilen 20’si öğretim üyesi 20’si öğrenci olmak üzere 40 kişilik konuya hakim bir grubun tarihi davaya dinleyici olarak katılmasını sağlamalıdır. Bu heyetin THY ile İsviçre’ye gönderilmesi mümkündür. Üniversitemizde de 28 Ocak öncesi medya ile tüm dünyaya duyurulan açık oturum, sempozyum, panel ve konferanslar yapılmalıdır.
AİHM’deki dava kaybedilirse ne olur?
Türkiye Cumhuriyeti Devleti Ermenilere soykırım yapıldığını Mahkeme kararı ile kabullenmiş olur. Ermenistan Türkiye’den toprak ve tazminat talep edebilir. “Çanakkale Savaşları’nın 100. yıl anmasına tüm devlet başkanlarını çağırdık. 24 Nisan’da da Aliyev kardeşimizle orada olacağız” girişimi ise havada asılı kalır. En önemlisi ise, Türkler, tarihte Nazilerden sonra soykırım yapmış ikinci ulus olarak tarihteki yerini alır.
Avrupa Parlamentosu’ndan Ağır Eleştiri
Geçen hafta Türkiye’deki ifade ve basın özgürlüğünü oylayan Avrupa Parlamentosu’nda Türkiye’de medyaya yönelik baskı ve sansür tasarısına 593 milletvekilinden 511’i evet, 11’i ret oyu kullanırken, 31 vekil kararsız kalmıştır.

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: