İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Yakılacak Odunları Cilalamak

Markar Esayan
Ancak özellikle Gezi Krizi, Etyen Mahçupyan’ın tanımıyla bu grupların ‘sesi’ olma imkanını hasbelkader ele geçirmiş isimlerin, eğilimli oldukları sorumsuzlukta tavan yapmalarına neden oldu. Bu kişiler, gerçek düşüncelere, aslında bir düşünceye sahip olmadıkları için tek tek muhatap alınmayı hak etmiyorlar. Aslında, öznelik bağlamında gerçek kişi bile değiller. Zaten bir grup dürtüsüyle hareket ettikleri için de kişileri değil, patetik kolektivist karakteri tahlil etmek daha doğru…İşte sendikalar, STK’lar, akademi, azınlık medyası, medya, insan hakları kuruluşları denen üst yapılar tamamen bu zihinsel darlığın kıskacı, hatta işgali altında. Kürtler Çözüm Süreci ve Öcalan sayesinde bu işgali kırıyorlar… Türkiye’de sol küçük bir mahalle olarak küçümsenebilir ama, diğer madun mahalleleri temsiliyet üzerinden işgal etmiştir ve sürdükleri bu tarladan hasat ettiği gücü gerici hareketler için kullanmaktadır. Öldürülen her gazeteci, aydın veya siyasinin oluşturduğu rant alanına ilk önce bu gruplar gider, çevreler ve onu sonuna kadar sömürür. Mahçupyan’ın ‘Dink cinayeti üzerinden Ermenilerin sol tarafından rehin alınmak istendiği’ tesbiti ve en azından üstyapıda bunu başardıkları da doğrudur. Dink Davası’ndaki pespayelik de işlerini daha da kolaylaştırmıştır.

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: