İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Şengal Katliamı ile İlgili Rapor

İşid Terör Örgütü’nün Sincar’a Giriş Süreci. Fiili olarak yirmi günü bulan İŞİD terör örgütünün Êzidi halkına (Şengal/Sincar bölgesi) saldırı süreci 10.06.2014 tarihinde örgütün Musul’a girmeleri ile başlamıştır denilebilir. Öyle ki İŞİD Musul’a girdikten sonra Sincar bölgesine yakın birçok Arap Köyü’nü ele geçirerek Şengal’e bağlı bulunan ve Suriye Yarubiye sınırına yakın bir mevkide bulunan Sinun Köyü’nün yakınlarına ulaşmıştı. Sinun’a girmeye çalışan az sayıdaki İŞİD teröristi burada Peşmerge ve YPG güçleri tarafından püskürtülmüştü. Bu sırada İŞİD Şengal’e yakın konumda bulunan Arap köylerini (bu köylerin çoğu İŞİD’i destekleyerek onlara katılmıştır) ele geçirdikçe Sincar gittikçe İŞİD’ in hâkimiyet kurduğu bölgelerin ortasında kalan bir bölge durumunda kalmıştır.

14.06.2014 Musul’da güçlü bir hâkimiyet sağlayan İŞİD Şii ve Sünni Türkmenlerin yaşadığı Tilefir’e (bölgenin tamamın da 500.000’ne yakın insan yaşamaktadır) saldırmıştır.  Yaklaşık 225.000 Şii Türkmen İŞİD’den kaçarak Şengal ve çevresindeki Êzdilere sığınmıştır. Yaklaşık 15 gün Êzdiler tüm imkânları ile Türkmenleri ağırlamış, yardımda bulunmuştur. Sonrasında Şii Türkmenler Necef ve Kerbala bölgesine sığınmışlardır. Geriye kalan Sünni Türkmenlere işid tarafından zarar verilmemiş ve büyük çoğunluğu da İŞİD’e katılmıştır.
Tilefer de istediği hâkimiyeti sağlayan İŞİD Temmuz ayının sonlarına doğru ilk defa bir Kürt yerleşim bölgesine saldırmıştır. Suni Kürtlerin (Gergeri Aşireti) ve Arapların yaşadığı Zemmar adındaki bu nahiyede İŞİD katliamlara girişmiş olup buradaki Kürtler Zaxo’ya kaçmıştır.
Şengale yönelik ilk saldırıda başarısız olan İŞİD ikinci kez Şengal’in çevresindeki Araplar’dan da aldığı destekle 3.08.2014 Şengal’e saldırmıştır. İlk olarak Şengal’in Arap bölgesine yakın köylerine yine oradaki Arapların desteği ile Siba, Şêx Xidir, Girêzêr, Rembusi, Girzerik, Tilbened köylerine saldırı gerçekleştirmiş ve katliamlara girişmiştir. Adı geçen köylerdeki halk kendi imkânları ile üstün silahlarla donamış İŞİD’e karşı şiddetli çarpışmalara girmiş yaklaşık 26 saat aralıksız savaşmış,  ama ağır bir yenilgi almışlardır. Serbest Bapir yönetimindeki Pêşmerge güçleri ciddi bir karşılık veremeden bölgeyi terk etmiştir. Bunun üzerine adı geçen köy sakinleri Şengal dağlarına sığınmıştır. İŞİD saldırılarının yönünü değiştirerek Şemal nahiyesine saldırmıştır. Burada Bara, Xanesor, Sinun, Dıgurê, Dıhola, Borik, Guhbel, Zorava, Hırdan, Gırşebik gibi yerleşim yerlerini eline geçirmiş, katliamlara girişmiştir. Adı geçen bölgeler Suriye sınırına yakın yerler olup, YPG güçleri vasıtasıyla çoğu kişi kurtarılmış, bazıları yine dağlara sığınmış ve yüzlercesi ise öldürülmüştür. Herhangi bir saldırıya maruz kalmayan Duhok’a yakın Şêxan, Be’edri, Şarya, Xetari, Erisya gibi yerleşim yerlerindeki Êzdiler ise korku ve panik içinde Duhok kentine sığınmışlardır. 
Dağlardaki (Şengal Dağı)  Êzdiler uzun bir süre dağda mahsur kalmış, çoğu susuzluk ve gıdasızlıktan ölmüş, bazıları kafileler halinde dağlardan ve yerleşim yerlerinden bazen arabalarla bazen ise çetin koşullar altında yürüyerek Duhok’a oradan Zaxo’ya ve Kuzey Kurdistan’a (Türkiye) sığınmışlardır. Yine birçok Êzdi Rojava’ya geçmiş burada kalanların yanı sıra Zaxo’dan Kuzey Kurdistan’a giriş yapanlarda olmuştur.
İŞİD Şengal’deki son zamanlardaki en büyük toplu katliamını ise 16.08.2014 Koço ve Ablokadir köylerinde yapmıştır.
Êzidilerin Şengal’i Terk Edişi, Dağılışı ve Gittikleri Yerlerdeki Durumları
Katliamdan önce Şengal’de yaşayan Ezidi nüfusu 563 000’dür. Federal Kürdistan’a bağlı köylerde yaşayan Ezidi nüfusu ise yaklaşık olarak 190.000’dir. Buna göre Irak’ta yaşayan Ezidi nüfusu 753.000 civarındadır.
İŞİD’in Şengal’e gireceğinin habercisi olan ve yukarıda değinilen olaylar neticesinde bölgedeki bazı Êzidiler, evvela Federal Kürdistan’a bağlı diğer Êzidi köylerine (Behşika, Şexan, Xanke ilçeleri ve buralara bağlı onlarca köy ile Derebun ve Şarya ilçeleri) kaçmışlardır. İŞİD Sincar’a girdikten sonra ise buraya sığınan ve buranın yerlisi olan diğer Êzidilerin birçoğu da Erbil, Duhok ve Zaxo’ya kaçmış olup bir kısmı da (pasaportu bulunanlar) Türkiye’ye giriş yapmıştır. Şengal’den çıkamayan ve İŞİD katliamından kurtulan bazı Êzidiler ise Şengal Dağı’na sığınmışlardır.
Federal Kürdistan’a sığınan Ezidiler Zaxo, Duhok, Erbil ve yukarıda adı geçen Federal Kürdistan’a bağlı diğer Ezidi köylerine dağılmışlardır. Buralara sığınan Ezidiler’in de çoğu hem bu bölgelerde bulunan kampların yetersizliğinde hem de İŞİD’in buraya da saldıracağı ihtimalinden ötürü Türkiye’ye geçmenin yollarını aramaktadır. Ayrıca Federal Kürdistan’daki Müslüman Kürtler de İŞİD’ in yakın köylerde olması sebebiyle korku ve panik içerisindedirler. 
Behşika ve Şexan köyleri İŞİD’ in eline geçmiş olup Şarya ve Xanke köylerinde bulunan Ezidiler ve buraya daha sonra sığınmış olan Ezidiler ise okullarda ve inşaat halindeki evlerde kalmaktadırlar.
Zaxo’ya sığınan ezidilerin sayısı 174.000 civarındadır. Bu sayı nüfusu 170.000 olan zaxo’nun nüfusunu aşmaktadır. Zaxo’ya bağlı bir ezidi ve keldani köyü olan ve Dicle nehri kenarında bulunan Derebun köyünde 33.000 kişilik bir kamp kurulmuş olup burada kalanlar dışındaki 141.000 Ezidi ise okullara, inşaat halindeki binalara, sokaklara, cadde kenarlarına yerleşmiş olup bir kısmı da oradaki ailelerin yanına sığınmıştır.
Duhok’a sığınan Ezidiler’in sayısı 170.000’i aşkın olup burada kamp kurulmamıştır. Buraya sığınan Ezidiler de okullara, inşaat halindeki binalara ve bir kısmı da oradaki ailelerin yanına sığınmıştır.
Erbil’e sığınan Ezidiler’in sayısı da 180.000 civarında olup Buraya sığınan Ezidiler de okullara, inşaat halindeki binalara ve bir kısmı da oradaki ailelerin yanına sığınmıştır.
Süleymaniye’ye sığınan Ezidi sayısı yaklaşık olarak 100.000 civarındadır. Burada İŞİD saldırından kaçan Hıristiyanlar ve Ezidiler için kamp kurulmuştur. Kamp yetersiz kaldığından birçok sığınmacı da okullara, inşaat halindeki binalara ve bir kısmı da oradaki ailelerin yanına sığınmıştır.
Şırnak’a bağlı Silopi ilçesindeki Habur Sınır Kapısı’ndan Türkiye’ye giriş yapan ve genellikle pasaportlu olan Êzidiler için ilk etapta Silopi Belediyesi,  Kesk, Eğitim-Sen gibi sivil toplum kuruluşları tarafından Silopi Merkez’de bir kamp kurulmuştur. Eski konutlar olarak bilinen bu yerde yerli halkın samanlık olarak kullandığı eski ve tek katlı evler boşaltılmış olup Êzidi aileler buraya yerleştirilmiştir. Konutlar dolunca da konutların hemen yanındaki boş alanlarda çadırlar kurulmuştur. Kampta bulunan bazı aileler ise başta Silopi halkı olmak üzere Şırnak halkı tarafından evlerine alınmıştır. İlk üç günde 300’ü aşkın Êzidi’nin kayıt yaptırdığı Silopi kampı her geçen gün Türkiye’ye giriş yapan Êzidi nüfusunun artmasıyla birlikte kapasitesinden fazla Êzidi ağırlamak zorunda kalmıştır. 18.08.2014 tarihinde Silopi’nin merkezinde bulunan bir mahallede yeni bir kamp kurulma çalışmaları başlamıştır.
Silopi kampının yetersiz kalmasıyla birlikte buradaki Êzidiler Cizre’ye yollanarak yerli halkın yardımıyla barınacak yer ve diğer ihtiyaçları karşılanmıştır. Gelen Ezidi sayısının çoğalmasıyla birlikte de Silopi ve Cizre’deki Êzidiler Mardin’in Nusaybin ve Midyat ilçeleri’ne Şanlıurfa’nın Viranşehir ilçelerine ve Batman’a gönderilmektedir.
Batman’ a geçiş yapan 1000 Êzidi ise  Batman Merkez’deki Musa Anter Halk evinde ağırlanmıştır. Buradaki ezidilerin 600’ü Batman’nın Beşiri ilçesindeki boşalmış eski Êzidi köylerine yerleştirilmiştir. Bu köylerdeki su ve elektirik sıkıntısı ise belediye tarafından giderilmeye çalışılmaktadır.
Şengal Dağı’na sığınan Ezidiler ve Türkiye’ye geçiş yapmak için pasaportu bulunmayan Ezidiler ise 8 Ağustos’tan beri PKK’nin oluşturduğu güvenlik koridoru sayesinde Türkiye sınırındaki dağlara ulaşmakta ve oradan da köylülerin sağladığı hayvan ve araçlar aracılığıyla Şırnak Uludere’ye bağlı Gülyazı, Yekmal ve Roboski’den Türkiye’ye girişleri sağlanmaktadır.  Burada köylülerin açtığı okullarda bir iki gün ağırlandıktan sonra yine İHD ve BDP belediyelerin aracılığıyla Silopi ve diğer kamplara gönderilmektedir. Ancak Silopi ve diğer kampların da kapasitelerinin dolmuş olması nedeniyle şimdilik buradaki Ezidiler herhangi bir yere aktarılamamakta ve toplamda 10 okulda ağırlanmaktadırlar.  Şu ana kadar Yaklaşık 6000 Ezidinin ağırlandığı ve bunların 1000 tanesinin diğer kamp veya toplama merkezlerine aktarıldığı Uludere’ye bugün itibariyle (24 ağustos) ise 5000 Ezidi daha geçiş yapmıştır. Ve gelişler sürekli olarak devam etmektedir. 
Şırnak’ta bulunan Ezidilerin dağıldıkları yerleşim yerleri ise şunlardır: Şırnak’a bağlı Uludere ilçesi merkezi, Uludere İlçesi’ne bağlı Gülyazı, Ortasu/Roboski, Yekmal, Ortabağ, Yemişli köyleri, Hilal ve Şenoba beldeleri,  Şırnak merkez ve Balveren beldesi, Şırnak’a bağlı Silopi ve Cizre ilçeleri. Şırnak’ta yalnızca Silopi ilçesinde kamp bulunmakta diğer yerlerdeki Ezidiler ise okullarda ve okulların dolmasıyla da okul bahçelerinde ağırlanmaktadır. Bazı okul bahçelerinde ise yerli halkın ve belediyelerin desteğiyle çadırlar kurulmuştur.
Şu anda Türkiye sınırları içerisinde bulunan Ezidi sığınmacı sayısı 20.000’i bulmuş durumda ve bu sayı sürekli artmaktadır.
Ayrıca YPG, PKK ve Ezidi savunma birliklerinin oluşturduğu güvenlik koridoru sayesinde bir kısım Ezidi ise Suriye’nin Rojava bölgesine gönderilmektedir. Bugün itibariyle edindiğimiz bilgiye göre Rojava’ya sığınan Ezidiler’in sayısı 80.000’i bulmuş durumda. Rojava’ya sığınan Ezidiler orada kurulan kampta, okullarda ve yerli halkın evlerinde ağırlanmaktadırlar.
Şengali terk eden Ezidiler dışında kalanların büyük kısmı Şengal dağlarına sığınmış olup bir kısmı da halen Şengal’deki köylerinde kalmaktadırlar. 26.000 civarında Ezidi ise Türkiye sınırları içerisindeki dağlarda bulunmakta ve Türkiye’ye geçmeye çalışmaktadır. Dağlarda bulunan Ezidiler’e Federal Kürdistan ve PKK savunma güçleri tarafından hayvan ve helikopterler aracılığıyla gıda ve su ulaştırılmaya çalışılmaktadır.
20.000’e yakın Ezidi’nin ise bir kısmı dağlarda açlık, susuzluk ve hastalık gibi nedenlerle ölmüş olup büyük çoğunluğu da İŞİD tarafından öldürülmüştür. İŞİD’ in eline geçmek üzere olan birçok sayıda kadın ise (bir kısmı dağlardan atlayarak) intihar etmiştir. İŞİD ele geçirdiği köylerde Müslüman olmayı kabul etmeyen Ezidiler’in başını keserek, toplu şekilde kurşuna dizerek veya diri diri mezara gömerek katletmiştir. İŞİD birçok Ezidi kadınını tecavüz ettikten sonra öldürmüş olup binlerce Ezidi kadınını ise Musul pazarlarında cariye olarak zengin arap erkelerine satmaktadır. İŞİD’in ele geçirdiği ezidi çocuklarının bir kısmını katletmiş bir kısmını da silahlandırılarak katliamlarda kullanmaktadır. İşid Şengal’e ilk girdiği günlerde ise birçok Ezidi erkeğini rehin alarak ailelerinden fidye istemiştir.
Şengal’de PKK, YPG ve Peşmerge güçlerinin yanı sıra Birçok Êzidi de İŞİD’le savaşmaktadır. Uzun süre Avrupa’da yaşayan ama bu felakette halkını yalnız bırakmayıp Şengal’e gelip zor şartlar altında İŞİD’ le çatışan Qasim Şuşo birçok Êzdi’ye ilham vermiştir. Qasım Şuşo ve yeğeni Haydar Qasım Şuşo kontrolündeki 4000’e yakın Şengalli Ezidi YPG, PKK ve Peşmerge’den bağımsız bir şekilde İŞİD’ le savaşmaktadır. Bunun yanında binlerce Ezidi genci de (kadın ve erkek)  PKK ve YPG saflarına katılarak Suriye’deki bir kampta PKK ve YPG tarafından eğitildikten sonra İŞİD’ e karşı savaşmaya başlamıştır. Ayrıca daha önce Avrupa’ya yerleşmiş olan 100’e yakın Ezidi erkeği de Şengal’e savaşmaya gelmiştir.
Görüşme Yapan Êzidilerin Aktardıkları
-“ Şengal bizim için bitmiştir. Orası bizim namusumuzun kirletildiği yerdir artık”
– “ Kadınlarımızın bazıları dağlarda doğum yaptılar ve bebeklerini bırakıp yola devam etmek zorunda kaldılar”
– “Kadınlara erkeklerin gözü önünde tecavüz ettiler”
– “Paralarımızı ve ziynet eşyalarımızı gasp ettikten sonra erkek ve kadınları ayrı ayrı yerlere alıp erkekleri öldürdüler. Kadınları ise götürdüler”
– “Onlara Sunni Arap komşularımız yardım etti”
– “Terk ettiğimiz evlerimiz Araplar tarafından yağmalandı”
-“Kirvelerimiz (Êzidiler genellikle Arap bir aileyi kirve olarak seçmektedir) İŞİD’le birlikte kızlarımızın namusunu kirletti”
-“Peşmerge de bizim gibi panik halindeydi ve bizimle birlikte kaçıyorlardı. Onlardan silahlarını bize bırakmalarını istedik onu da yapmadılar. Yönetimin orduyu doğru şekilde yönetmediğini düşünüyoruz”
-“PKK ve YPG olmasaydı Ezidiler’in çok azı kurtulacaktı”
-“Dağda susuzluktan, hastalıktan, açlıktan ölen birçok Ezidi var”
-“Ailelerimiz parçalandı. Çoğumuz akrabalarımızın nereye gittiğini, yaşayıp yaşamadığını bile bilmiyoruz”
-“Tahsin Beg Almanya’da rahatına bakarken biz ölüyoruz. Yazıklar olsun ona ki halkı katledilirken o çıkıp gelmedi.
-“Müslüman hiçbir ülkede yaşamak istemiyoruz Avrupa’ya gitmek istiyoruz”
-“İŞİD’in eline geçmemek için dağlardan atlayarak intihar eden kadınlarımız var”
-“Katliamdan önce de Şengal’de yaşam kolay değildi. Ne Irak ne de Kürdistan Şengal’e yeterince hizmet etmiyordu ”
-“Dağdayken helikopterler aracılığıyla bize gıda ve su geliyordu. Fakat dağın bazı bölgelerinde bulunan ve ulaşılamayan birçok Ezidi var. Orada su da yok”
– “Peşmerge İŞİD’in Şengal’e ikinci saldırısı karşısında ilk zetapta neredeyse hiçbir direniş göstermeden panik halinde bölgeyi terk etmiştir. Kendimizi savunmamız için talep ettiğimiz silahları vermedikleri gibi bizden alınan silahlarımızı da iade etmediler. (İşid Musul’a girdiğinde dağılan Irak ordusunda çalışan Êzidiler Şengal’e döndüklerinde Peşmerge tarafından silahlarına el konulmuş.).”
– “Katliamdan kurtulan Ezidilerin çoğu PKK, YPG ve Qasım Şuşo komutasındaki savunma birliklerinin oluşturduğu güvenlik kordoru sayesinde kaçabildiler”
– ” Arap komşularımız içerisinde katliamdan önce de katliam sırasında da İŞİD’ e en çok destek olanlar Rabialı (Şengal yakınında bulunan bir Arap köyü)  Sunni Araplar oldu”
Sonuç/Öneri
Irak’ta 753.000 nüfusu olan Ezidi halkı şu anda parçalar halinde farklı bölgelere dağılmış olup bir kısmı da işid tarafından katledilmiştir. Ezidiler’in Şengal’den kaçışları devam etmektedir. Soykırıma maruz kalan Ezidi halkının sığındığı düzenli ve sürekli bir yer olmayıp sığındıkları yerlerden de başka yerlere göç etmektedirler. Ezdiler dağıldıkları yerlerde Müslüman Kürt halkı tarafından ağırlanmakta olup sosyal medya ve yerel yönetimlerin aracılığıyla yapılan yardım çağrılarıyla ihtiyaçları giderilmeye çalışılmaktadır. Ancak Ezidiler’in dağıldıkları bölgelerdeki Müslüman Kürt halkının özverili yardım çalışmaları  ve Türkiye’deki yerel yönetimlerin (Kürtler’in yoğunlukta olduğu yerleşim birimlerindeki belediyeler ve sivil toplum örgütleri) destekleri kısa vadeli çözümlerdir. Ayrıca Ezidiler’in sığındığı yerlerdeki Müslüman Kürt halkının büyük çoğunluğu yoksuldur ve yerel yönetimlerin imkanları da kısıtlıdır. Ayrıca şu anda Ezidiler’in büyük çoğunluğunun okullarda kaldıkları ve okulların da çok yakın zamanda eğitime açılacağı da göz önünde bulundurulmalıdır.
Aşırı sıcaklar ve zor şartlar altında yürüyerek kaçan Êzidiler yollarda ciddi zorluklar çekmektedir ve ağır travmalar geçirmektedir. Kamplarda ve toplama merkezlerinde kaçış sürecinde görme duyusunu kaybeden, konuşamayan, bilicini kaybetmiş şok ve korku halinden kurtulamayan Êzidiler (çoğu çocuk) var. Kamplarda ve diğer toplama merkezlerinde görev yapan doktorlar (genellikle gönüllü doktorlar olup sayıca azınlıktadırlar) kaçış sürecinde Êzidiler’in maruz kaldıkları sıcaklar, açlık, susuzluk, hijyen ve sorunlarının çok yakın zamanda ciddi hastalıklarla sonuçlanacağını söylemektedirler.
Ezidiler’in sığındığı kamplar, toplama merkezleri (okullar, inşaatlar vd.) hijyen, gıda, sağlık hizmetleri, ilaç vb. imkanlar bakımından yeterli olmamakla beraber bu yerlerde ciddi bir organizasyon sıkıntısı da mevcuttur. Kamplarda ve okul bahçelerinde kurulan çadırlar ise soğuğa ve yağmura karşı korunaksız çadırlar olup Türkiye ve Irak’ta sonbahar mevsimi yaklaşmaktadır. Ayrıca bu yerlere sığınan Ezidiler’in sayıları da göçlerin devam etmesi nedeniyle sürekli değişmekte ve artmaktadır.
Êzidiler’in daha uygun bir merkez veya merkezlere toplanıp toplanmayacağı ve sonraki süreçte nasıl bir yol izleneceği hala tam netlik kazanmamıştır.
Êzidiler’in büyük bir trajedi ile karşı karşıya kaldığı çoğunun ağır bir travma içinde olduğu ve bir soykırım olan Şengal katliamının hayatlarında çok ciddi kırılmalar yapacağı bilinmelidir. Halkın imece usulüyle yaptığı yardımların bir yere kadar ihtiyaçlarını karşılayabileceği ve bir an önce Birleşmiş Milletler gözetiminde sağlıklı, hijyenik ve güvenli kamplara yerleştirilmesi ve bu sürece kadar mevcut kamp ve toplama merkezlerindeki organizasyonların da tüm eksiklerinin giderilmesi acil bir ihtiyaçtır. Söz konusu gelenlerin sadece fiziksel ihtiyaçlarının olmadığı her türlü psikolojik desteğe de ihtiyaç duydukları bir başka gerçektir.
Şengal katliamından bu yana Ezidiler’e yapılan tüm geçici çözümler olup sayıları yüzbinleri aşan bu halk için başta güney Kürdistan ve Birleşmiş Milletler olmak üzere tüm dünya büyük bir soykırımla karşı karşıya kalan bu halk için yapıcı bir çözüm yolunu bulmalıdır. Bundan sonra verilecek kararlarda kendilerine danışılması, gerek Avrupa’ya iltica etmeleri, gerekse başka alternatiflerde mutlaka fikirlerine başvurulması da önemli bir husustur. Ayrıca Ezidiler kültürel olarak yok olmamak için parçalanmayacak şekilde iltica etmeyi arzu etmektedirler. Bu nedenle kendileri için düşünülen tüm çözümlerde bu hassasiyetlerinin göz önünde bulundurulmasını talep etmektedirler. Ezidiler ayrıca kendileri için kurulacak kampların Müslüman Kürtlerin yoğunlukta yaşadıkları bölgelerde olmasını –güvenlik nedeniyle- ve eğer kurtarılacaksa da Şengal’in bundan sonra Birleşmiş Milletler gözetiminde bir statüsü almasını talep etmektedirler.

         İŞİD terör örgütünün Şengal’de yaptığı katliamın bilançosu katliamın devam etmesi nedeniyle henüz net değildir. Aşağıdaki rapor katliam devam ederken yazılmış olup raporda yazılan bazı bilgiler ve sayılar her an değişebilmektedir.

         Bu rapor çoğunlukla yüz yüze görüşme ve gözlem sonucu oluşturulmuştur.
Gönderen: Elmon Hançer

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: