İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Baba ve Piç – Elif Şafak

Murat Çakmak / http://blog.milliyet.com.tr/muratcakmak
İtiraf etmek gerekirse, Elif Şafak’ın ilgimi çekmesine sebep olan olay tam olarak; Avukat Kemal Kerinçsiz’in TCK 301 (Türklüğe hakaret) açmış olduğu dava olmuştu. Bu dava, Elif Şafak’a kendisini daha geniş kitlelere duyurma fırsatı verdi ve haklı bir şöhret kazandırdı. Dava ulusal ve yabancı basında geniş yankı buldu. Avrupa Parlamentosunun 2066 Türkiye raporu görüşmelerinde bile davaya atıfta bulunuldu. Bu gereksiz yere açılan dava, sonucunda Elif Şafak beraat etti ve kitabı okuyanlar sayesinde birçok sadık okuyucu edinmesini sağladı. Kitabı okuyanlar, romanda geçen olayların Türklüğü aşağılamadığı, olayın sadece “empatiden ibaret olduğunu” kabullendiler. Nitekim geçen süre içinde Elif Şafak’ı nerdeyse hiçkimse tarafından “Türk düşmanı” olarak anılan biri olmamıştır.

***
Elif Şafak’ın kitap tanıtımlarında çok başarılı projeleri vardır. Halkla İlişkiler konusundaki başarısının hakkını vermek gerekir. Örneğin, “Aşk” isimli romanın ilk baskısının kapak sayfası “pembe” renkle yapılmış, daha sonra kitabın “erkek okuyuculardan gelen şikayet üzerine” gri renkle yeni bir baskısı yapılmıştır. Örneğin; “İskender” isimli romanının kapağına, bizzat kendisi erkek takım elbisesi giyerek poz vermiş ve bunu “erkekleri daha iyi anlamak için yaptığını” söylemiştir.
İtiraf etmek gerekirse, Elif Şafak’ın ilgimi çekmesine sebep olan olay tam olarak; Avukat Kemal Kerinçsiz’in TCK 301 (Türklüğe hakaret) açmış olduğu dava olmuştu. Bu dava, Elif Şafak’a kendisini daha geniş kitlelere duyurma fırsatı verdi ve haklı bir şöhret kazandırdı. Dava ulusal ve yabancı basında geniş yankı buldu. Avrupa Parlamentosunun 2066 Türkiye raporu görüşmelerinde bile davaya atıfta bulunuldu. Bu gereksiz yere açılan dava, sonucunda Elif Şafak beraat etti ve kitabı okuyanlar sayesinde birçok sadık okuyucu edinmesini sağladı. Kitabı okuyanlar, romanda geçen olayların Türklüğü aşağılamadığı, olayın sadece “empatiden ibaret olduğunu” kabullendiler. Nitekim geçen süre içinde Elif Şafak’ı nerdeyse hiçkimse tarafından “Türk düşmanı” olarak anılan biri olmamıştır.
Şikâyetçi Avukat Kemal Kerinçsiz Zeytinburnu C. Başsavcılığına verdiği 21.4.2006 tarihli dilekçesinde özetle, müellefi Elif Şafak olan “Baba ve Piç” isimli kitapta geçen:
1.  …Bütün akrabalarını 1915’te kasap Türklerin ellerinde kaybetmiş soykırımzede bir sülalenin torunuyum (Sayfa 63)
2.  … Sen kalk gel Ortaasya’dan, dal dosdoğru Anadolu’nun bağrına, sonra bir bakmışsın her yerdeler! Orada yerleşik olan milyonlarca Ermeniye ne oldu peki? Asimile edildiler! Eridiler! Yetim bırakıldılar! Sürüldüler. Mal mülklerinden oldular! (Sayfa 65)
3.  … Sıradan Türklerle ne konuşacaksın eğitim görmüşleri bile ya Milliyetçi ya cahil (Sayfa 130)
4.  … Ayaşta sağ kalan olmamış Çankırı’ya götürülenler de peyder pey öldürülmüşler… Sopalarla, balta saplarıyla dövülmüşler. Bazıları açlıktan ölmüş bazıları da öldürülmüş (Sayfa 170-171)
5.  … Türkler de 1915’te bunları Ermenilere yapanlar (Sayfa 172)
6.  … 1909 Adana katliamlarından ya da 1915 tehcirinden… bunlar sana bir şey hatırlattı mı? Ermeni soykırımı diye bir şey duymadın mı hiç? (185-186)
7.  … Toprağımızdan kovulduk, eşyalarımızdan olduk, hayvan muamelesi gördük, koyun gibi kesildik. Doğru düzgün haysiyetli bir ölüm bile esirgendi bizden. (Sayfa 192)
8.  … Erkek bırakmıyorlar ortada. Silah arama bahanesiyle Ermenilerin evlerine girip sonra da yağmalıyorlar”
şeklindeki sözlerle Türk Milletini Soykırımcı olarak gösterdiğini, Türk milletinin aşağılanarak soykırımla suçlandığını, Türk milletine öfke ve kin duyulmasının sağlandığını, sonuçta Türklüğü aşağılama suçunun işlendiğini iddia edilmiştir.
Baba ve Piç, Elif Şafak’ın ustalık dönemine geçiş romanı sayılabilecek, yazarın büyük kitleler tarafından duyulmasını sağlayan romanıdır. Gerçekten de bu romandan sonra yazdığı tüm eserleri yüzbinlerce baskı yapmış, hep çok satılanlar arasına girmiştir. Elif Şafak, birçok romanı gibi, Baba ve Piç’i de İngilizce olarak kaleme almıştır. Yazar, içerik bakımında zengin, dili (çevirisi!) sade, sürükleyici, kendinizden birşeyler bulabileceğiniz güzel bir eser ortaya çıkartmış.
Ondokuz yaşındaki Zeliha’nın kürtaj yaptırmak üzere jinekologa gitmesi ile başlar roman. Amerikalı Rose, Ermeni kökenli biri ile evlenmiş, çiftin Armanuş isimli bir kızları olmuş ve Ermeni ailenin aşırı baskı ve müdahalesi sonucunda kocasından boşanmıştır. Rose, biraz da Ermeni aileden intikam almak için Mustafa isimli bir Türk ile flört etmeye başlar. Müslüman Kazancı ailesi ile Ermeni asıllı Amerikalı Çakmakçıyanlar 90 yıl sonra birbirine giren kaderlerini yavaş yavaş birleşir.
Romanda sanki okuyucudan, “kederli bir geçmişi tamamen unutmak mı daha doğru, geçmiş bilincini beraberinde taşımak mı”, sorusunu cevaplaması istenir. Ortak anılar, ortak kültür ve hatta yemekler. Romana, aşure tarifi bile koymuş Elif Şafak ! Aslında yazarı farklı ve sıradışı kılan da tam olarak bu beklenmedik ve sevimli jestleri değil mi ?
Kitabı 2006 yılında ilk okuduğumda dikkatimi çekmemişti ama kısa bir süre önce yeniden okuyucunca farkettim: Elif Şafak, (daha sonra Aşk romanında da yapacağı gibi!) Baba ve Piç romanında “kurallar” koymuş!
–  İstanbullu Kadınların Elkitabından Altın Feraset Kuralı: Sokakta sarkıntılığa uğradığında asla tepki verme, muhatap olma çünkü tacizcisine küfretmek şöyle dursun tepki dahi veren kadın, tacizcisini daha da kışkırtmaktan öte bir şey yapmamış olur!
–  İstanbullu Kadınların Elkitabından Gümüş Feraset Kuralı: Sokakta sarkıntılığa uğradığında sakın ola sinirlenme, panikleme, çünkü sarkıntılık karşısında sinirlenen ve aşırı tepki veren bir kadın sadece kendi işini zorlaştırmakla kalır.
–  İstanbullu Kadınların Elkitabından Bakır Feraset Kuralı: Sokakta sarkıntılığa uğradıysan en iyisi biran evvel unutup, hiç anmamaktır, çünkü hadiseyi hatırlamak sadece sinirlerini daha beter bozmaya yarar!
–  Onuncu Madde: Sevdiğin bir arkadaş bulursan, eninde sonunda hepimizin varoluşsal açıdan yalnız olduğunu, sonsuz yalnızlığın er ya da geç en beklenmedik arkadaşlıklara bile galebe çalacağını unutacak kadar alışmaya kalkma ona.
Kurallar bu şekilde devam ediyor. Bu kurallar Aşk isimli eserinde ön plana çıkar. Türkçe’de “Aşk” olan yayınlanan romanın yabancı dillerdeki baskılarına “Aşkın 40 Kuralı” olarak çevrildiğini hatırlatmak gerekir!
Baba ve Piç’i hala okumadıysanız çok şey kaybetmişsiniz demektir.
Baba ve Piç, Elif Şafak, Metis Yayınları, ilk basım 2006

http://blog.milliyet.com.tr/Baba_ve_Pic_-_Elif_Safak/Blog/?BlogNo=467585&ref=milliyet_anasayfa

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: