İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Bilir misiniz?

Ohannes Conkarian
Bilir misiniz suçsuz olduğunuz halde, sırf isminizden, kimliğinizden dolayı, sizi hor gören, aşağılayan, bir zümrenin muhatabı olmanın ezikliğini.
Bilir misiniz pasaportunuzu kontrol ederken nasıl bir tedirginlik duyduğunuzu, korktuğunuzu.
Bilir misiniz tüm bu korkunun aslında kimliğinizden kaynaklandığını.
Bilir misiniz sizler boynu bükük yaşamanın ne olduğunu.
Bilir misiniz sizler bir karakola düştüğünüzde korkarak, çekinerek  adınızı söylemenin ne olduğunu.

Bilir misiniz anlamazlar adınızı ve isminizi 4-5 kere tekrar etmenin sizde olan ezikliğini.
Bilir misiniz size bölücü demenin ne demek olduğunu.
Bilir misiniz kardeşlik, sevgi, arkadaşlık, hoşgörü, insanlık yorum yazmakla, yazıları önermekle gelecekse, benim yüreğim bir yangın yeri.
Bilir misiniz size Ohannes bey, siz önce kendi tarihinize bakın! Bırakın bu yarayı kaşımaları ve kanatmaları. Bana ASALA, TAŞNAK vb. terör örgütlerinden söz edin! 1915 yıllarında Kendi devletinize ihanetinizden, Türkleri sırtından vurmanızdan bahsedin. Fransa’da yaşayıp Türkiye ve Türkler hakkında fesatlık yapmayı bırakın… Demenin ne olduğunu. (Ne yazık ki bu yorumu ve cevabımı ben silmedim ve arıyorum bulamıyorum.)
Bilir misiniz 1915’de nelerin olduğunu. Bilmeden, öğrenmeden, öğrenmek istemeden devletin ezberlerini tekrar etmenin, Asala’nın hangi tarihte ortaya çıktığını ve ne için çıktığını bilmeyen bir yalan tarih yazmanın ne olduğunu. Yatın  kalkın Taşnak’a dua edin, onlar olmasaydı, Ermeniler 1915’i görmezdi. Taşnak karar vericilerin o tarihlerde Osmanlının böyle bir şey yapacağına inanmadılar ve inanmak istemediler. Onun için Anadolu’nun her köşesinden Ermeniler tehcire, kıyıma uğradı.
Bilir misiniz size Ohannes, bu ülkede yaşayan dindarlar ve ülkücüler bizce muteberdir. Siz dışarda yaşayıp biz Türkler hakkında böylesine kin ve nefret içeren şeyler yazarsanız burada yaşayan soydaşlarınızı zora sokmuş olursunuz. Yazdıklarına dikkat et ve düşmanlık tohumları ekme; aynada kendine ve kendi tarihine bak!
Bilir misiniz kendisi aynaya bakmaktan korkarken ve kendi tarihine bakmadan size yazınızla hiç ilgisi olmayan bir yorumun düşündürdüklerini. Bir yorum kodlanma yazım üzerine yazılmış, bir diğeri ise ‘Barış Savaş’ isimli bir şiire yazılmıştır. Ne dindarlar, ne ülkücüler, konu edilmiştir.
Bilir misiniz size mesajında, “Ohannes! sana şunu hatırlatayım: 1915’de Rusya ve Fransa gibi büyük devletler sizi bize karşı MAŞA olarak kullanmak istediler ama karşılığında bizden okkalı bir OSMANLI TOKADI yediniz… Ohh canıma değsin!!! 30 Temmuz 2012 10:28”, İttihatçıların yaptığını haklı bulmasını, sizde ne tahribatlar yarattığını, kalbinizde olan acıların daha da arttığını. (Bu kişi bir doktordur, ve bir doktorun düşünceleridir.) Bir ırkı yok edenlerin, Anadolu’dan yok olmasını, çoraklaşmasını sağlayanların yargılandıklarını ve idam cezası aldıklarını da bilmezler. Bu kişilerin Türkiye’den kaçtıklarını da bilmezler.
Bilir misiniz size “Değerli kardeşim, tatilde olduğumdan mesajınızı şimdi yanıtlıyorum. Siz haklısınız. Bir daha sizi rahatsız etmem. Çok özür dilerim. Şen ve esen kalın. Tanrı’ya emanet olun.” Diye mesaj yazmıştır. Başka mesajları da vardır. Bitmedi.
Bilir misiniz size mesajında “Ohannes kardeşim, kızgınlıkla size yazdığım bütün sözlerimi geri alıyorum ve sizden özür diliyorum. Kardeşlik, dostluk ve barış hakim olsun hep… selam ve saygılarımla… / 24 Ağustos 2012”
Bilir misiniz tüm bu özür dilemelere rağmen bana şu mesajı da yazmaktan geri durmamıştır. “Ben dr.lokman, köyden bakırköye şiirimi okdunuz değil mi, ben böyleyim hastane de dafalarca yattım, kadınlara dayanamıyorum. Resminizi çarşaf gibi koyuyorsunuz, hayallere daldırıyorsunuz. Benim suçum yok, sonrada cinayet falan deniyor. Hıhh, kadın düşkünlüğüm beni bu hale getirdi. 20 Ocak 2014 – her yerde olmak / Yazım hataları kendisine aittir. Ve bu yorumu Hrant Dink için yazdığım, ’17 Ocak 2007′ isimli şiirime yazdığını.
Bilir misiniz ben bu yorumu yayına alınca hemen şiirinin ismini ve resmini de üç kere değiştirdiğini.
Bilir misiniz bu kişinin kendisi olmadığını iddia ettiğini. Şiiri yayınladığı sayfa kendi sayfasıdır. İsim yerine rumuz kullanmayı tercih etmiştir. Rumuzdan başka üç isimle de yazmakta olup, şu anda bu sayfalarda yoktur.
Bilir misiniz tüm bu yorumlar ve mesajlar tarafımdan kopya edilmiş ve gerekli yerlere gönderildikten sonra kendisi bu sayfalardan uzaklaştırılmıştır.
Bilir misiniz Türk ve Türkiye düşmanı olarak görülmenin ben de yarattığı tahribatı. Ben TC vatandaşıyım. Nasıl Türkiye ve Türkler hakkında olumsuz düşünürüm. Türk arkadaşlarım var. Türkiye’ye gidip geliyorum. Ama bunlar eleştirmeyi düşmanlık, bölücülük olarak algılayan kıt beyinli insanlardır.
Bilir misiniz benim yazdığımın bin mislini Türkiye’de ulusal basın yazmaktadır. Ama onlara bu şekilde yorum ve mesaj yazmaktan aciz kişilerdir. Bana yazmayı daha uygun görmekteler, ne de olsa isim meselesi.
Bilir misiniz aynı kişi hakkında tehdit aldığımı ve kendisi bunu inkâr ettiğini?
Bilir misiniz bu gibi yazıların yayına alınmadığını?
Bilir misiniz bir ölüm, bir suikast, diğer ölümleri, başka bir suikast haklı çıkarır mı? Terör her zaman terördür.
Ne için yapılırsa yapılsın, hepsini kınıyor ve lanetliyorum.
Bilir misiniz bu sayfalarda Ermeni düşmanlığı yapılarak, barış türküleri söylenebilir mi?
Bilir misiniz o barış ne zaman gelecek. Kaç asır geçecek daha.
Bilir misiniz İttihatçı geleneğinin, Ermenilere düşmanlığın Osmanlıdan miras kaldığını? Sürdürüldüğünü.
Bilir misiniz gerek Osmanlıda ve gerekse Cumhuriyet hükümetlerince Gayrimüslim düşmanlığının devam ettirildiğini. Siyasetçilerin ve karar vericilerin, bürokratların bu konuda söylenmiş sözleri olduğunu.
Bilir misiniz geçmişi düşünmekten, geleceğimi yok ettiğimi?
Bırakın geçmişin izini sürmekten, geçmiş geçmiştir. Ama asla unutulmaz o bir acıdır yürekleri dağlayan.  Ben acınızı anlıyorum. Acılarımız, acılarımız demeyen zihniyeti anlamıyorum. İnkâr edenleri, buna sözde diyenleri anlamıyorum. O sözdeler, özdelere dönüştüğü zaman gerçekler karanlıklardan ışığa süzülecektir.
Bilir misiniz katillerin, arkalarında ki zinde güçlerin, öldür diye emir verenlerin, karanlık çetelerin, karanlık insanların ışıktan korktuğunu?
Bilir misiniz kaç milyon can bu nehirler gibi nehirlerde, dağlarda yok edildi.
Bilir misiniz köy, kasaba isimlerin eski isimlerin iade edildiğini, bu kararlar doğru kararlardır. Buna mukabil okul ve kiliselerimizin isimlerinin de Türkçe olmasını ve bu konuda yasa çıkartıldığını.
Bilir misiniz kaç sene geçtiği halde, hâlâ Patriklik makamı kendi Patriğini seçemiyor ve bir vekille idare edildiği için de cemaatımız içinde bir boşluk yaratıldığını.
Bilir misiniz bir asır geçtiği halde Rum Ortodoks Patrikhanesi’ne Patrik I. Bartholomeos’a ekümenlik hakkının verilmediğini?
Bilir misiniz ruhban okulunun hâlâ kapalı kaldığını ve Rum vatandaşlarımızın papaz yetiştirilmesinde büyük zorluklar yaşandığını?
Bilir misiniz mübarek ramazanda olduğumuzu, oruç tutanlara da, oruç tutamayanlara da sevgiyle yaklaşmalıyız. Ve Ramazan bayramınız kutlu olsun.
Bilir misiniz belki buralarda olamam, onun için şimdiden kutlamak istedim.
Ohannes Conkarian / pakraduni5@hotmail.fr

10.07.2014  Resim : Kendi objektifimden /

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: