İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Köşk heybesinden ihanet fışkırıyor!..

Köşk heybesinden ihanet fışkırıyor!..864 rakımlı tepedeki koltuğa oturma uğruna önce terör örgütü PKK’ya taviz üstüne tavizveren Başbakan Erdoğan, şimdi de Ermenilere şirin görünmek için Alican Sınır Kapısı’nı açıyor. Başbakan Erdoğan, 864 rakımlı tepe olarak da bilinen cumhurbaşkanlığı köşküne çıkma uğruna taviz paketlerini birbir açıyor. Bir yandan çözümsüzlük paketiyle terör örgütü PKK’nın eli kanlı katillerini affetmeye çalışan Erdoğan, diğer yandan Ermeniye kapı aralıyor. (Daha ortada bir şey yokken işte Çatı destekçilerinden bir grubun görüşü. HYETERT)

11 Nisan 2009’da  “Dağlık Karabağ konusunda Azerbaycan ile Ermenistan arasında mutabakat sağlanmadıkça nihai bir sözleşmeyi imzalamayız” açıklama yapan Erdoğan, 23 Nisan 2014’te de “Artık her alanda normalleşmeye gitmek lazım. Ancak Dağlık Karabağ sorunu çözülmeden bir adım atamayız” demesine rağmen, ABD’nin isteklerini yerine getirmek için kolları sıvadı. Erdoğan, Alican Sınır Kapısı’nın Eylül’de açılması için talimat verdi ve “Dağlık Karabağ” işgalinin sona erdirilmesi için söylediklerini ve verdiği sözleri unuttu!
Yumuşatma görevi!
Yurt Partisi Genel Başkanı Sadettin Tantan, bölgeye hakim olmaya isteyen güçlerin  Ermenistan’ı Rusya’nın kontrolünden çıkarmaya mecbur olduklarını belirterek, “Karadeniz havzasına hakim olabilmek için Ermenistan’ın Rusya’nın kontrolünden alınıp batı bloğunun içerisine çekilmesi gerekir” dedi. Ermenistan, ekonomik kriz içinde olduğunu hem kara hem de hava ulaşımında sorunlar yaşadığına dikkat çeken Tantan, bu ülkenin soluk almasının Rusya’nın kontrolünde olduğunu söyledi. Kırım’a el koyarak Karadeniz’e inen Rusya’nın  özellikle Kafkasya ve Hazar havzasındaki enerji güvenliğini denetimi altına aldığını söyleyen Tantan, Ermenistan’ı yumuşatma görevinin Türkiye’ye verildiğini ifade etti.
Hakkımız korunmadı
Azerbaycan’ın da büyük petrol şirketlerin kontrolü altında olduğunu anlatan Tantan, şöyle konuştu: “Türkiye kendi elleriyle kendi ülkesinde siyasi, idari ve adli sistemi tamamen değiştirerek, ulus devletten uzaklaşarak yeni bir federatif devlete doğru süratle gidiyor. Ermenistan’daki bu açılım önündeki süreç 100. yılını doldururken mutlaka Ermenistan’ın tarihten gelen talepler olacaktır. Gerek can-mal varlıkları gerekse toprak varlıkları bakımından. Türkiye, Osmanlı Devleti’ni parçalama sürecindeki kayıtlarından dolayı kendisinin talep etmesi ve kaybettiği hakları geri alması gerekirken, maalesef kendisi hep tehdit altında ve veren konumdadır.” Hanife Açıkalın

http://www.yenicaggazetesi.com.tr/kosk-heybesinden-ihanet-fiskiriyor-99660h.htm

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: