İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Süryani Katolik Patrik Vekili Korepiskopos Yusuf Sağ ile Röportaj

Tabii ki yaşanan bu zaman zarfında farkında olmadan kişinin yaşamında çok büyük değişimler oluşur. Özelikle yardıma muhtaç olanlara hastalara, göçmenlere, ceza evinde ve buna benzer sıkıntıdaki insanların sıkıntılarına ortak olmak gibi hizmetlere koşmayı görev sayar. Biz insanlar, özelikle sorumlu konumundakiler, bu hizmetleri yerine getirmek için çırpınmayı bir görev biliriz. Ben bir Hristiyan Ruhani olarak ve aynı zamanda Caritas Başkanı sıfatımla bu acı manzaralar karşısında huzursuzum ve herkesin de bunu bilmesini isterim. Hizmet ettiğim yerlerde, hizmetimin başından beri bugüne kadar yalnız Hristiyanlara değil, din, dil, renk ve siyasi görüş ayırmaksızm her insana nasıl sevgiyle yaklaşarak hizmet etmeye gayret ettiğimi beni her tanıyan çok iyi bilir, çünkü bir tek Yaratıcı vardır ve bizi yaratan Yüce Allah birbirimize sevgiyle yaklaşmamızı emreder.

***
Ortadoğu’da yaşanan Lübnan iç savaşı, daha sonra Irak ve Iran savaşları nedeniyle göçmenlere yardımcı olmak amacıyla isveç’te de kilise oluşturarak, oraya iltica eden göçmenlere nasıl hizmet ettiğim yetkililerce bilinmektedir. Uç senedir yaşanan Suriye savaşı için kendini bilen her insan gibi üzüldüm ve çözüm bulmak için koşturdum. Bu konunun en üst düzeydeki insanların huzurunu ve uykusunu ne kadar kaçırdığı meçhüldür. Türkiye’deki 50 senelik Ruhaniliğim döneminde kiliselerin arasında yaşanan diyalog neticesinde ekümenizm hareketinin tartışmasız olarak müminler arasında bir yakınlaşmayı, canlanmayı doğurduğunu hiç kimse inkâr edemez. Ancak 50 sene zarfında Türkiye’de ve Orta Doğu’da yaşanan ekonomik, politik ve sosyal olayların Türkiye Hristiyan D eğerli Monsenyör, bu günlerde pederliğinizin 50. yılını kutluyorsunuz. Neler hissediyorsunuz? Türkiye’de tüm Katolik toplumunun Marana Tha adlı bülteninde Ruhaniliğimin 50. Yıl münasebetiyle bana yer verdiğiniz için teşekkürle sözlerime başlıyorum. 50 yıl kişinin yaşamında uzun bir zaman sayılır. Özelikle 50 yıl gibi bir zamanı Ruhanilikte yaşamak yaşayan kişi için büyük bir sınav kabul edilmelidir. Özelikle Türkiye’nin değişik yörelerinde, örneğin Güney Doğu’nun Mardin ve ilçeleri, Diyarbakır ve yakınında olan NATO Ussü’nde görev yapmak insana apayrı bir bilgi ve değişik inançlı insanları tanıma imkânını verir. Ruhbanlıkla geçen bu elli yılda sizde ne gibi değişimler oldu? Türkiye’deki Hristiyanlara hizmetle geçirdiğiniz bu yıllarda, Türkiye’de ve Türkiye’deki kilisede nasıl değişimler gözlemlediniz?
Tabii ki yaşanan bu zaman zarfında farkında olmadan kişinin yaşamında çok büyük değişimler oluşur. Özelikle yardıma muhtaç olanlara hastalara, göçmenlere, ceza evinde ve buna benzer sıkıntıdaki insanların sıkıntılarına ortak olmak gibi hizmetlere koşmayı görev sayar. Biz insanlar, özelikle sorumlu konumundakiler, bu hizmetleri yerine getirmek için çırpınmayı bir görev biliriz. Ben bir Hristiyan Ruhani olarak ve aynı zamanda Caritas Başkanı sıfatımla bu acı manzaralar karşısında huzursuzum ve herkesin de bunu bilmesini isterim. Hizmet ettiğim yerlerde, hizmetimin başından beri bugüne kadar yalnız Hristiyanlara değil, din, dil, renk ve siyasi görüş ayırmaksızm her insana nasıl sevgiyle yaklaşarak hizmet etmeye gayret ettiğimi beni her tanıyan çok iyi bilir, çünkü bir tek Yaratıcı vardır ve bizi yaratan Yüce Allah birbirimize sevgiyle yaklaşmamızı emreder. Zira Mesih İsa’nın bizlere birinci emri “birbirinizi seviniz” olmuştur. Bu hizmetleri yerine getirdiğim zaman, yoksula, hastaya, zayıfa, yabancıya, onları birer Mesih olarak kabul ederek hizmet ettim. r J HAZİRAN 2014 59.SAYI Cemaatin sıkıntılarına ortak olabilmesi açısından evli bir Rahip daha aktif olabilir kanaatindeyim. larının büyük bir bölümünü kendi yurtlarından ettiğini kimse inkâr edemez. Siz evli bir ruhanisiniz. Doğu Katolik Kiliselerinin bu zenginliğini nasıl yorumluyorsunuz? Doğu Katolik Kiliselerinin bazı şartlar nedeniyle vokasyonlarm (ruhbanlık çağrılarının) yeterince çok olmaması ve Ruhani olacakların azlığı nedeniyle her kilisenin kendi Kutsal Sinodunca ve Patriğin onayıyla karar alıp evli bir Ruhaniyi kutsayabilir. Bunun Doğu Katolik Kiliselerinde mahsuru yoktur ve evli biri dini eğitimi alarak Rahip olabilir. Ancak evli bir Ruhaninin yükselebileceği en üst makam Patrik Vekilliğidir ve rütbe olarak da Korepiskoposluktur. Bir genç Tanrı tarafından Ruhaniliğe çağrıldığını hissederse, her şeyden önce kendi vicdanının sesine kulak vererek en iyi cevabı verebileceğine inananlardan biriyim. Bu genç ister evli ister bekâr olsun yeter ki inanarak Tanrı’ya amin desin. Monsenyör Yusuf Sağ’a vakit ayırdığı için çok teşekkür ederiz. • Sonuç olarak bana göre doğudaki şartları nazara alarak bu bir zenginliktir ve hiçbir mahsuru yoktur. Aynı zamanda evli bir Ruhani, doğunun engin ve zengin gelenek ve göreneklerine uyarak kendi cemaatinin mensuplarıyla daha rahat temas edebileceği gibi cemaat evlerini ziyaret eder, bireyleri dinler. Cemaatin sıkıntılarına ortak olabilmesi açısından evli bir Rahip daha aktif olabilir kanaatindeyim. Tanrı gençleri, ruhbanlığa çağırabilir, evliliğe de çağırabilir, hatta sizin gibi hem evliliğe hem de ruhbanlığa çağrılabilir. Gençler bu çağrıları nasıl anlayabilirler? Onlara ne tavsiye edersiniz? 4 ~ı “
http://www.gazetea24.com/yerel-basin-haber/suryani-katolik-patrik-vekili-korepiskopos-yusuf-sag-ile-roportaj_12329627.html

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: