İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Tatyos Bebek: Erdoğan yüreğimize su serpti

Ermeni Cemaati’nin önemli isimlerinden Tatyos Bebek, Erdoğan’ın taziye mesajı için Başbakan’ın kendilerini şaşırtmayı başardığını ve açıklamasıyla yüreklerine su serptiğini belirterek; “Azınlık değil eşit vatandaşlık, aynı topraklarda birarada özgürce yaşamak istiyoruz” dedi.  (Bunlar da önemli isimlerden bir kanaat önderinin görüşleri. HYETERT)

Tatyos Bebek: Erdoğan yüreğimize su serpti
Ermeni toplumunun önde gelen isimlerinden Düşünce Platformu üyesi Tatyos Bebek, STAR için Adil Hafıza İnisiyatifi’ne konuştu.
Türkiye’deki Ermenilerin, Ermeni meselesine bakışınınasıl değerlendiriyorsunuz?
Ermeni meselesini sadece 1915 tarihi ile sınırlandırmamalıyız. Bu mesele 19.yüzyılın ikinci yarısından başlayan bir meseledir. 1915 artık kılıcın kınına sığmadığı bir durumu simgeler. Bu topraklarda yaşayan kadim bir halk kültürüyle, sanatıyla, sosyal yaşamıyla, ekonomisiyle azaltılmıştır. Yaşananlar uzun yıllar boyu tabu olarak görülüp konuşulmamış ve devlet aklı olayları farklı boyutlara taşıyarak Ermenileri adeta ötekileştirmiştir. Bu durum yaraların derinleşmesine sebep olmuştur. Hâlbuki acılar ve kaygılar paylaşıldığında azalır. Aslında bu meseleye dair 1919’larda yargılamalar yapılmışama yetersiz kalınmıştır. Olanlarla yüzleşilmediğinden sıkıntılar artmıştır.
EŞİT VATANDAŞ OLMAK İSTİYORUZ
Çözüm konusunda önerileriniz nelerdir?
Toplum, tarihi ile yüzleşmeli ve bu durum tabu olmaktan çıkmalıdır. Yavaş yavaş çıkıyor da zaten… İnsanlara güven verilmeli, azınlıklara güvenlikçi zihniyetten bakılmamalıdır. Ben eşit vatandaş olmak istiyorum. Ben azınlık olmak veya ötekileştirilmek istemiyorum. Bu ülkede bir Ermeni subay ya da kaymakam olabilmelidir. Bu konuda adım atılırsa küçük – büyük toplum zihniyeti değişecektir.Türkiye bundan 10 sene öncesinin Türkiyesi değil artık. Olmaz dediğimiz şeyler oldu, paradigmalar değişti, iyileşmeler oldu. KısacasıTürkiye güçlü bir ülkedir. Devlet aklı bunu isterse yapabilir. Asıl rol ve görev devlete düşmektedir. Yüz yıllık devlet geleneğinin birdenbire değişmesinin zor olduğunu biliyoruz ama bazı iyileştirmeler siyasi iradeyle yapılabilir.
Ermenilerin ve Ermeni Cemaati’nin bu kapsamda çözüme katkısıne olabilir?
Dünya’daki Ermenilerin sayısızamanla azalmıştır. Hepimiz dünyanın dört bir tarafına dağılmışvaziyetteyiz. Ama hepimizin ortak düşüncesi; “Bizim vatanımız, bizim toprağımız Anadolu’dur.” Herkesin isteği, bu topraklar üzerinde özgürce ve birarada yaşamaktır. Yani bu işten zarar görenler çözüm sürecine canıgönülden destek vereceklerdir.
MESAJ YÜREĞİMİZE SU SERPTİ, DEVAMI GELMELİ
Başbakan’ın 23 Nisan’da yapmış olduğu yaptığı Taziye Mesajı’nı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Son 10-12 yılda birçok olumlu adımlar atıldı. Örneğin Kürt sorunu ve Kıbrıs konusu gibi…Başbakan bizi şaşırtan birisidir. Bizi rahatlattı, yüreğimize su serpildi. Mutlu etti… Bu inkâr edilemez. İyi bir şey. Fakat açıklama kendi içerisinde bazısıkıntılarıbarındırıyor. Yani muğlaklık mevcut. Yine de her şeye rağmen bu açıklama iyi. Sözde kalmayıp uygulamaya geçilmesini diliyoruz.
KENDİ PATRİKİMİZİ SEÇEMİYORUZ
Uygulamadan kastınız nedir?
Mesela, Ermenistan’la sınırlar açılsın. Türkiye – Ermenistan ilişkilerinin başka ülkeler üzerinden çözümünden vazgeçilsin. Önceden Patrikimizi kendimiz seçebiliyorduk. Neredeyse beş yıldan beri  Patrikimizi seçemiyoruz. Patriğimizi kendimiz seçmek istiyoruz. Bunun dışında patrikhanenin tüzel kişiliği yok, bu sorun çözülebilir. Ayrıca toplumumuz için hayati derecede önemli olan vakıflarımızın seçim yönetmeliği iptal edildi, 16-17 aydır yenisi hazırlanmadığından vakıf seçimlerini yapamıyoruz. Tekrar belirtmek isterim ki azınlık değil eşit vatandaş olmak istiyoruz. Bu arada çıkan yasayla verilmesi gereken vakıf mallarının ancak yüzde onu dava konusu olabildi. Devlet hangi yerler kimin bilir, bunun için işi yokuşa sürmemeli. Vermek istiyorsa versin, bitsin bu eziyet.Vakıflar, azınlıklar için çok önemli çünkü kültürel ve sosyal etkinlikleriyle toplumumuz için çok önemli. Çünkü okullar, kiliseler vakıf gelirleriyle idare ediliyor. Maaşlarda vakıflar sayesinde veriliyor.
MÜSLÜMAN KOMŞULAR BİZİ KORUDU
Azınlık kavramının değişmesinin yasal altyapısı nasıl olmalı?
Yeni bir Anayasanın yapılması bunu çözer. Yeni Anayasada eşitlikle ilgili maddeler olursa sorunlar çözülür. Bizim istediğimiz farklılıklarımızla birlikte, bu topraklarda huzurlu ve mutlu bir şekilde yaşamak. Hepimiz bu toprakların insanlarıyız. Türk, Kürt, Ermeni olmak önemli değildir. Önemli olan iyi bir insan olmaktır. Size bir şey paylaşmak istiyorum. “Ailemle Karabük’te yaşıyorduk. O dönemde Karabük’te yaşayan tek Ermeni ailesi bizdik. ASALA örgütü de saldırılara yeni başlamıştı. Hassas bir dönemden geçiyorduk ve karşı tepki ihtimali olabilir diye Müslüman komşularımız silahlarla evimizi korumuşlardı. Bu insani durumdan bizim daha sonra haberimiz olmuştu.”
EZAN OKUNDUĞUNDA RADYOYU KAPATIRDIK
Yüzlerce yıllık bir birikimimiz var. Karşılıklı kurmuş olduğumuz dostluklar örnek olma niteliğinde. Örneğin; Biz ezan okunduğunda evimizde radyo açıksa kapatırdık, Müslüman misafirlerimiz için evimizde seccade bulundururduk. Barışmak çok kolay. Yeter ki devlet aklı değişsin. Umarım bu başlangıç iyi sonuçları beraberinde getirir. Sözde kalmaz, hayata geçirilir.  
Son olarak Adil Hafıza İnisiyatifi ile ilgili neler söyleyeceksiniz. Bizlere tavsiye ve öneriniz nelerdir?
Adil Hafıza İnisiyatifi benim için çok değerli. Güzel bir çalışma yapıyorsunuz. Bu girişim kapsamında da önemli faaliyetlerde bulunuyorsunuz. Birçok bilinmeyeni gün yüzüne çıkarıyorsunuz. Yani bilinçlendiriyorsunuz. Benim sizlere önerim; bu girişimi daha da görünür kılmalısınız. Ermeniler tarafından basılan gazeteleri ziyaret edip yaptığınız bu çalışmaları aktarmalısınız.
Özetle, tüm bu yaşanmışlıklara siyasi olarak değil insani ve vicdani anlamda bakılmalı, yani bu zihniyet değişmeli. Devlet benim için, yani insan için vardır.
Teşekkür ediyoruz.
http://haber.stargazete.com/guncel/tatyos-bebek-erdogan-yuregimize-su-serpti/haber-881487

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: