İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Acıyı paylaşmanın sorumluluğu

Cafer Solgun
Başbakan Erdoğan’ın Ermeni soykırımının 99. yıldönümü vesilesiyle yayınladığı “taziye” mesajı, şaşkınlık ve yanı sıra konuyla ilgili çevrelerde temkinli bir memnuniyetle karşılandı. Doğrusu, Erdoğan’ın bu tür bir çıkış yapması beklenmiyordu… Tarihî kökleri bulunan “yüzleşme” sorunlarımızda atılan hiçbir adımı küçümseme lüksümüz yok. Bu, öncelikle kendi emeğimizi küçümsemek olacağı için. 99. yıldönümünde Türkiye Cumhuriyeti Devleti Ermeniler için “taziye” mesajı yayınlamıştır ve bundan sonra atılacak her adım buna göre atılacaktır… Unutmayacak ve hep hatırlatacağız: İnkâr zihniyet ve siyasetinin yıllardır kanatmaya devam ettiği acıları “paylaşmak”, gerekleri, sorumlulukları olan bir yüzleşme iradesiyle birlikte asıl anlamını bulur.

***
Başbakan Erdoğan’ın Ermeni soykırımının 99. yıldönümü vesilesiyle yayınladığı “taziye” mesajı, şaşkınlık ve yanı sıra konuyla ilgili çevrelerde temkinli bir memnuniyetle karşılandı. Doğrusu, Erdoğan’ın bu tür bir çıkış yapması beklenmiyordu. İlk defa bir TC başbakanının yuvarlak ifadelerle de olsa Ermenilerin acısını paylaştığını belirten bir açıklama yapması ve sorunu inkârcı devlet zihniyetinin klişeleşmiş, anlamını çoktan yitirmiş hamasetinden farklı, insani bir duyarlılıkla ele almış olmasının memnuniyetle karşılanması ise son derece anlaşılır bir şey elbette. Murat Belge’nin yerinde tespitiyle Erdoğan, bazen olumlu ve maalesef epeydir çoğu zaman da olumsuz “sürpriz” çıkışlar yaparak gündem oluşturmaktan hoşlanan bir siyasetçi; bunu bir kez daha gösterdi.
Erdoğan’ın çıkışıyla ilgili “samimiyet” değerlendirmeleri yapanlar ve soykırımın 100. yıldönümünden önce diplomatik alanda Türkiye’nin karşı karşıya kalacağı öngörülen müşkül durum nedeniyle bir “ön alma hamlesi” yapmaya çalıştığını düşünenler var. Cumhurbaşkanlığına hazırlanırken Ermeni meselesi üzerinden hiç değilse “dışarıdan” gelecek hamlelerin ayarını bozmak istediği için bu adımı attığını söyleyenler de. Rüşvet ve yolsuzluk iddialarını gündemden tamamen düşürmek için bu tartışmayı başlattığı görüşünde olanların sayısı da az değil.
“Yandaş” kalemlerin yorumlarının ise açıkçası pek bir “görüş” değeri bulunmuyor. Erdoğan’ın taziye mesajı üzerine coşkun “işte yeni Türkiye” yorumları yapanlar, Erdoğan, misal, “sözde soykırım iddialarıyla Ermeni lobisi ve bilumum lobiler büyük Türkiye’nin daha da büyümesini önlemek istiyorlar, ama biz dik duracağız” şeklinde bir açıklama yapacak olsaydı, yine Erdoğan’ı alkışlayacaklardı. Görev icabı…
Bu “taziye” mesajı bir ilktir. Olumludur. Önemlidir. Kullanılan kavram ve ifadeler, “bir tarih komisyonu kuralım” önerisi üzerine çok şey söylenebilir. Fakat önemli olan bu açıklamanın yapılmış olmasıdır; arka planında hangi niyet ve taktik akıl bulunursa bulunsun. Bu açıklama bir “eşik”tir ve artık bu açıklama yapılmamış gibi hareket edilemeyecektir.
Meselenin üzerinden atlanmaması gereken en önemli boyutu, bence, egemen inkâr zihniyetine rağmen soykırım gerçeğini ısrar ve kararlılıkla, linçe uğramayı göze almak pahasına gündemde tutma gayretinde olanların emeği, mücadelesidir. Bu mücadele olmasaydı ne Erdoğan böyle bir açıklama yapardı ne de biz bunun anlamı üzerine tartışıyor olurduk. Gelinen aşama bir demokratik kazanımdır. Hrant’ları can vererek, bedelini çok ağır ödeyerek elde ettiğimiz bir kazanım…
Erdoğan’ın taziye mesajı aklıma ister istemez 2011 yılında Dersim tartışmaları esnasında “gerekirse Dersim için özür dileriz” şeklindeki çıkışını getirdi. O da bir ilk idi, önemliydi. CHP’yi siyaseten “dövmek” amacıyla söylenmiş olsa da. Önemli olan bunu bir hareket noktası kabul edip Dersim’e “Dersim”, katliama “katliam” deme noktasına gelmiş olan devlete bunu söylemiş olmanın gerekleri, sorumlulukları olduğunu hatırlatmaktı. “Biz” bunu ne kadar yapabildik, ayrı bir tartışma konusu; ama devletin bu lafın gereklerini, sorumluluklarını yerine getirmediği kesin. Dersim’e hâlâ “Tunceli” diyorlar, Alevileri fişliyorlar ve daha neler neler…
Tarihî kökleri bulunan “yüzleşme” sorunlarımızda atılan hiçbir adımı küçümseme lüksümüz yok. Bu, öncelikle kendi emeğimizi küçümsemek olacağı için. 99. yıldönümünde Türkiye Cumhuriyeti Devleti Ermeniler için “taziye” mesajı yayınlamıştır ve bundan sonra atılacak her adım buna göre atılacaktır…
Unutmayacak ve hep hatırlatacağız: İnkâr zihniyet ve siyasetinin yıllardır kanatmaya devam ettiği acıları “paylaşmak”, gerekleri, sorumlulukları olan bir yüzleşme iradesiyle birlikte asıl anlamını bulur.
cafersolgun@gmail.com
Twitter: @CaferSolgun

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: