İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Hiçbir hile ve manipülasyon Ermeni Soykırımı suçunu geçiştirmeye yetmez!

Halkın Günlüğü: Ermeni Soykırımı‘nın 99. Yıl dönümü vesilesiyle, katledilen ve kırılan Ermenilerin anısı önünde saygıyla eğiliyor, aynı vesileyle soykırımcıları lanetliyoruz! Ermeni Soykırımı‘nın 99. Yıl dönümü vesilesiyle, katledilen ve kırılan Ermenilerin anısı önünde saygıyla eğiliyor, aynı vesileyle soykırımcıları lanetliyoruz! İnkar politikasından vazgeçilerek Ermeni Soykırımı kabul edilmek ve tüm yükümlülükleri yerine getirilmek durumundadır. Bunda hiçbir orta yol olamaz…Başbakan Erdoğan Ermenilere taziye mesajı yayınlayarak ve soykırımı inkara devam ederek  soykırım gerçeğini silikleştirerek çarpıtıp manipüle etmenin peşindedir. Aynı manipülasyonu Dersim Katliamı‘nda da devreye soktu.

***  
Barbarlıkla ünlü Osmanlı 1915 yılında gerçekleştirdiği Ermeni Soykırımı‘yla barbarlık ve suç seceresine büyük bir insanlık dramı daha ekleyerek en lekeli tarih kütüğünü adını kazıdı. 24 Nisan 1915 Ermeni Soykırımı salt bu tarihle sınırlı bir kıyım değildir. Bilakis uzun yıllar işleyen bir kıyımdan söz etmek mümkün ve doğru olandır. Bu kıyımın aslında günümüze kadar süre geldiğini söylemek abartı olmayacağı gibi, isabet olacaktır. Bir anlamda Osmanlının devamı-devamcısı olan ‘‘TC‘‘ devleti ve hakim sınıfları tekçi ve ırkçı tüm argümanları kıskançlıkla benimseyip uygulamaya sokmakta, faşist karakter ve gayrı Müslim olanlara, özelde de Ermenilere karşı büyük bir düşmanlık taşıyarak katliam ve kıyımlarını aktüel kılmaktadırlar. ‘‘Ermeni‘‘ sıfatının en ağır hakaret, küfür ve saldırı olarak kabul edilip kullanıldığı şartlarda bu düşmanlık ve kıyım gerçeğinin güncelliğinden söz etmemek düşünülemez. Bugün hala Ermeni gençleri askerde katledilmekte, aydınları sokak ortasında canice kurşunlanmakta ve en önemlisi de bütün bunlar devlet tarafından desteklenip korunmaktadır.
Ekonomide önemli bir yer tutan ve menkul, gayrı menkul mülkiyet bakımından olduğu gibi, işletme, ticaret, sanayi vb üretim alanıyla genel anlamda zenginliklere sahip olan Ermeniler sistemli bir baskı ve katliama tabi tutulup ülkeden kaçmaya zorlanarak ellerinde bulundurdukları zenginliklere el koyulmak isteniyordu. Ermenilere dönük birçok saldırı, linç eylemleri, provokasyonlar, cinayetler bu durumu açıkça kanıtlamaktadır. Nitekim sistemli olarak uygulanan bu baskı ve kaçırtma pratiği ağır kıyımlara vararak soykırım gerçeğine kadar ilerledi. Ve amaçlandığı gibi Ermenilerin mal varlıkları ve tüm zenginliklerine soykırım ve sürgünlerle birlikte barbarca el konulup palazlanıldı da… Kuşkusuz ki, soykırım gerçeğinin arka planında yatan tayin edici sebep tekçi ideolojik ve tekçilik zeminindeki gerici hedeflerdi…
Ermenilere uygulanan kıyımın bir benzerinin,Kürt ulusuna uygulandığı aleni gerçektir. Kürt ulusal ayaklanmaların karşı gerçekleştirilen katliamlar aynı tekçi paradigmanın kanıtları durumundadır. Kürt ulusuna uygulanan asimilasyon ve katliamlar Roboski ve yığınca örneğiyle aktüeldir.
Başbakan Erdoğan Ermenilere taziye mesajı yayınlayarak ve soykırımı inkara devam ederek  soykırım gerçeğini silikleştirerek çarpıtıp manipüle etmenin peşindedir. Aynı manipülasyonu Dersim Katliamı‘nda da devreye soktu. ‘‘Dersim Katliamı‘‘ ifadesini kullanarak bu acıyı siyasi hesaplarına manivela yapmak istedi. Kürt ulusal sorununda ‘‘Çözüm, açılım, barış‘‘ safsatalarıyla yürüttüğü demagojiyle derin bir tasfiyeciliği planlayıp Kürt ulusunun tahakküm altında tutulması yolunda mesafe katetti… Ermeni ulusuna karşı gerçekleştirilen soykırımı inkar ederek taziye mesajı yayınlaması da siyasi hesap ve manipülasyondan başka bir şey değildir. Zira soykırım kabul edilmeden ve bunun sorumlulukları kabul edilmeden  yayınlanan taziye mesajı sorunu çarpıtan siyasi bir manevradan öteye anlam taşımaz.
ABD gibi emperyalist haydutların bile siyasi hesaplarla da olsa soykırımı her yıl gündemine alarak tartışması, soykırım gerçeği üzerine uluslararası alanda büyük bir basıncın olması ve bütün bunların soykırıma dayalı olarak haklı zemine sahip olması, kısacası uluslararası baskı atmosferiyle ülke içinde ‘‘Hepimiz Ermeniyiz‘‘ diyen on binlerin baskısı belli bir nüfuz oluştururken, inkarla göğüslenen soykırım gibi nesnel bir gerçeğin değirmen taşı gibi Türk hakim sınıflarının boynunda asılı olması zeminindeki gerçekler Türk hakim sınıflarını manevra yapmaya zorlamıştır. Ne ki, bu baskılanma altında da hile ve manipülasyon siyasetinden vazgeçmemekte, inkarın bir biçimi olarak sorunu sulandırıp sorumluluktan kaçma yolu izlenmektedir. Soykırım gibi bir insanlık suçu sıradan bir taziye mesajıyla iç edilecek sorun değildir.
Soykırım gibi bir insanlık suçunu, bir ulusun kıyımı ve derin acılarını diplomatik ataklarla örtbas etme çabasına girenler inkarın derin kuyusunda boğulmaktan kurtulamazlar.
Kıyıma uğramış ulus kitleleri ve ezilen halklarımız asla gerici oyunlara itibar etmeyecek ve bilumum kıyımcılardan beklentiye kapılmadan, insanlığa karşı işlenen suçlar başta olmak üzere her türden katliamın hesabını soracaktır!
Bir kez daha Ermeni Soykırımını kınayarak kıyımcıları sınıf kinimizle lahnetliyoruz!
http://www.halkingunlugu.net/index.php/man%C5%9Fet/720-hi%C3%A7bir-hile-ve-manip%C3%BClasyon-ermeni-soyk%C4%B1r%C4%B1m%C4%B1-su%C3%A7unu-ge%C3%A7i%C5%9Ftirmeye-yetmez.html

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: