İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Erdoğan’ın manevrası inkarın devamı

İsveç Ermeni Federasyonu, Seyfo Center ve ABD’de konu ile ilgili araştırmalar yapan uzmanlar Türk Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın 1915 Ermeni, Asuri soykırımının 99. yıldönümü dolayısıyla yaptığı açıklamayı, soykırımının 100. yıldönümü dolayısıyla yapılacak çalışmaları engellemeye yönelik bir manavra olduğu değerlendirmesini yaptılar. Gerçek ve kalıcı bir uzlaşmanın yolunun hiç bir kaçamağa başvurmadan soykırımının kabulü ve özür dilenmesinden geçtiğini belirttiler.

Yazılı bir açıklama yapan İsveç Ermeni Federasyonu, Erdoğan’ın açıklamalarının uluslararası medyada olumlu karşılandığı, tepkilerin olumlu olmasının Birinci Dünya Savaşı’ndan bu yana ilk kez bir Türk devlet görevlisinin kullandığı en uzlaşmacı bir uslüp olmasından ileri geldiği değerlendirmesini yapıyor.
ERDOĞAN İNKAR POLİTİKASINI SÜRDÜRÜYOR
Erdoğan’ın açıklamasına temkinli bir iyiserlikle yaklaşılsa da, bir bütün olarak mektubun Türkiye’nin soykırıma ve uluslararası tanınmasına yönelik Türkiye’nin bugüne kadar sürdürdüğü inkar politikasını yansıttığı ifade ediliyor.
Soykırımın yıldönümü 24 Nisan’da buna benzer adımların atılmasının ve açıklamalar yapılmasının olağan dışı olmadığı belirtilen açıklamada bu güne dek yapılan en uzlaşıcı bir bir ton görüntüsü veren bu tür jestlerin yanıltıcı bir manevra olduğu, gerçek amacın soykırımının uluslararası tanınmasının engellenmesine yönelik olduğu değerlendirmesi yapılıyor.
Erdoğan’ın beklenmedik mavenrasının önümüzdeki yıl 100. yılına girecek olan soykırımının tanınması için dünya çapında süren çalışma ve etkinlikler ışığında değerlendirilmesi gerektiğini belirten Ermeni Federasyonu, bundan kısa bir süre önce Türk Dışışleri Bakanlığının “Sözde soykırıma karşı karşı önlemler alınması için” açıklama yaptığı hatırlatıyor. Birbiriyle çelişen bu bileşimden dolayı Erdoğan’ın açıklamasına ihtiyatlı yaklaşılması gerektiğine vurgu yapılıyor.
Erdoğan’ın taziye mektubunun bir bütün olarak inceendiğinde resmi inkar politikasından farklı olmadığının tüm açıklığıyla ortaya çıktığına, Ermenilerin yazgısından değil, savaş yıllarında herkese zarar veren trajiden söz edildiğine ve konunun tarihçilere havale edildiğine dikkat çekiliyor.
TÜRKİYE’NİN MANEVRALARI GÜVENSİZLİĞE YOL AÇIYOR
“Yapıcı adımlar görmezden gelinmemeli, uzlaşma için uzatılan ele hayır denmemeli. Ermeni Federasyonu şefaflığa yol açacak her türlü adıma, dünya ve blilim dünyasının uzun yıllardan beri kabullendiği gerçeklerin konuşulma isteğini sevinçle karşılar” diyen Ermeni Federasyonu, Türkiye’nin daha önceleri de uzlaşmak için girişimde bulunduğu hatırlatıyor, ancak bunun soykırımının uluslararası camia tarafından kabul edilmesini engellemek amacıyla yaptığının açığa çıkmasının güvensizliğe neden olduğunu belirtiyor.
Türkiye’nin açıklamasında samimi olduğunu göstermesi için inkar politikasından vazgeçmesi, cesaret göstererek soykırımı kabul etmesi, Ermenistan’a uyguladığı ambargoyu kaldırması ve sınırları açması gerektiğini belirten Ermeni Federasyonu ,“Hiçbir kaçamağa başvurmadan önce soykırımın kabulü ve özür dilenmesiyle taraflar arasında gerçek ve kalıcı bir uzlaşma sağlanabilir” diyor.
ERDOĞAN’IN MANEVRASI İNKAR POLİTİKASINA YÖNELİK ELEŞTİRİLERİ YUMUŞATMAYI AMAÇLIYOR
Soykırım konusunda yaptığı çalışmalarla tanınan Seyfo Center’in Başkanı Sabri Atman, Erdoğan’ın taziye açıklamasının tamamen politik bir manevra olduğu düşüncesinde. Türkiye’nin iç ve dış dinamiklerinin Erdoğan’ı böylesi bir açıklama yapmak zorunda bıraktığını. Soykırımın 100. yıldönümünde Türk devletinin inkar politikasına karşı eleştiri ve tepkileri yumuşatmayı amaçladığını söylüyor.
Erdoğan’ın “Taziye” açıklamasının samimi olmadığını düşünen Atman, “Türkiye Devleti ve Başbakanı Tayyip Erdoğan’ın yaptığı açıklama, resmi inkar tezinin farklı sözcüklerle ifade edilmesinden başka bir şey değildir. ‘Birinci Dünya Savaşı sırasında yaşanan olayların hem Türk halkı hem de Ermeni halkına acı günler yaşattı’ şeklindeki ifadesi, eski bir ifadedir. Dahası Recep Tayyip Erdoğan, dünyayı aldatmaya çalışmaktadır. Aynı soykırımdan geçirilen Süryanileri ağzına almamaktadır. Fakat hatırlatması bizden olacaktır. Soykırım insanlığa karşı işlenmiş ağır bir suçtur. Bunu politik manevralarla geçiştirmek mümkün değildir. Türk Devleti soykırım gibi ağır bir yükü omuzlarında taşıyarak geleceğe doğru adımlar atması mümkün değildir” diyor.
Osmanlı coğrafyasında soykırıma uğramış Ermeni, Süryani, Rum, Ezidi ve Arapların torunlarının politik manevralarla soykırımının inkar edilmesine izin vermeyeceklerini ifade ediyor.
ERDOĞAN’IN AÇIKLAMASI SOYKIRIMIN KABUL EDİLMESİ YÖNÜNDE ATILMIŞ İLERİ BİR ADIM DEĞİL
ABD’de Clark Üniversitesi Tarih Bölümü Holocaust and Genocide Studies Merkezi’nde doktora öğrencisi olan Asya Darbinyan, Erdoğan’ın Ermenilerin soykırımı kurbanlarını anmalarından bir gün önce yaptığı diplomatik çıkışın bir çok açıdan düşündürücü olduğunu söylüyor.
Erdoğan’ın soykırımdan “Tehcir”, sokırımında katledilenlerden “Birinci Dünya Şavaşı olaylarında hayatlarını kaybedenler” gibi deyimler kullanmasına ve acıların farklı etnik köken ve dinden bütün Osmanlı vatandaşlarını kapsadığını söylemesine tepki gösteriyor.
Ermenilerin sistematik bir biçimde işkence, tehcir ve tecavüze uğrayarak soykırımdan geçirildiğini belirten Darbinyan, “Birinci Dünya Savaşında Bütün Osmanlı vatandaşlarının ‘benzer koşullar altında’ altında acı yaşadığı vurgusu, soykırımın başka bir şekilde inkarıdır. Bu yüzden Erdoğan’ın çağrısını, Ermeni soykırımının kabul edilmesi yönünde atılmış illeri bir adım olarak, görmüyorum” şeklinde konuşuyor.
ERDOĞAN’IN DEMECİ TÜRKİYE’NİN İNKAR POLİTİKASININ B PLANIDIR
Aynı üniversitede araştırmacı olarak görev yapan Mari Hovhannisyan, Erdoğan’ın açıklamasıyla 99 yıldır inkar edilen Ermeni soykırımının yeni baştan sinsi ve tehlikeli bir dönemece girdiğini belirttikten sonra, “Ermeni Soykırımı’nın 99. Yıldönümünden bir gün önce, Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 1915-1923 ile ilgili demeci soykırım kurbanları ve torunlarıyla alay etme ve uluslararası toplumu kandırma girişimidir. Başbakan Erdoğan’ın demeci Türkiye’nin soykırımını inkar politikasındaki B planıdır. Soykırımın kabaca inkar politikası olan A planı suya düşmüştür” diyor ve bu yüzden soykırımı dolaylı inkar eden B planını devreye koyduklarını söylüyor.
Murat KUSEYRİ / ANF
Kaynak: ozgur-gundem.com

http://www.seyfocenter.com/index.php?sid=10&aID=607

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: