İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

‘Ermeni Sorunu, Emperyalizm Sorunudur’ 1

Prof. Dr. Erol Manisalı, ‘Ermeni Sorunu Emperyalizm Sorunudur’. Israrla yanlış adres gösterip “cambaza bak” diyenler anlamsız hukuki ayrıntılarla, lobi meseleleriyle halkı kandırmaktadırlar. Mesele tamamen siyasidir. Birileri özellikle yanlış adres gösteriyor ve yürüyen sömürgeleştirme politikalarından hiç söz etmiyor. Nedeni mi? Çünkü sömürgecilerin kurmakta oldukları düzenden pay alıyorlar; bunlar içimizdeki Danimarka’nın mensuplarıdır. İçimizdeki oligarşinin yönetimini kırmak zorundayız. Büyük çoğunluk bizde, bunu yapacak güce sahibiz. Herkes aklını başına toplasın ve yanlış adres göstermesin. Fransa’nın aldığı karar, – ne yanlış bilgilendirmeden, – ne de üç beş lobicinin marifetinden kaynaklanıyor. ABD ve Avrupa Birliği’nin Türkiye ve bölgeye yeni bir elbise geçirmek istemesinden kaynaklanıyor. (Ne büyük yenilik. HYETERT)

Fransa’nın istediği karar tamamen siyasi bir durumdur. Adını net koyalım ve yanlış adres göstermeyelim lütfen, alınmak istenen karar Batı emperyalizminin siyasal tercihlerinin bir sonucudur. Bunlar Fransa’daki kendini bilmezlerin kararı; Hollanda’daki birkaç faşistin kararı; İsviçre ve Avusturya’daki kimi soysuzların yobazlıkları ve niyeti dersek sömürgecilerin ekmeğine yağ sürmüş oluruz.

Unutmayalım, “Türkler soykırım yapmıştır” kararı Avrupa’da bir çok ülkenin meclislerinden geçti ve resmi devlet politikaları haline dönüştü. Yarın AB’nin resmi politikası olarak Birleşmiş Milletler’e getirilecek.
ABD, İngiltere ve İsrail’in Kuzey Irak’ta başlattıkları ve AB’nin Güneydoğu’da resmen desteklediği Kürdistan projelerine karşı Fransa’nın öncülüğündeki Ermeni projesi fiilen yürütülmeye başlanmıştır. ABD bunu desteklemesine rağmen Kürdistan projelerinin “önceliği” dolayısıyla örtülü omuz veriyor.
AB kıskacına alınan Türkiye bu boyunduruk altında, “kanırtıla kanırtıla sömürgeleştirilmekte ve dağıtılmaktadır”. Israrla yanlış adres gösterip “cambaza bak” diyenler anlamsız hukuki ayrıntılarla, lobi meseleleriyle halkı kandırmaktadırlar. Mesele tamamen siyasidir. ABD ve AB Türkiye’ye karşı, Lozan’ı, Cumhuriyeti, bütünlüğünü, gerçek demokrasiyi, çağdaş uygarlık değerlerini hiçe sayan bir politika izlemektedir.
Yanlış adres gösterenler kim?
Birileri özellikle yanlış adres gösteriyor ve yürüyen sömürgeleştirme politi-kalarından hiç söz etmiyor. Nedeni mi? Çünkü sömürgecilerin kurmakta oldukları düzenden pay alıyorlar; bunlar içimizdeki Danimarka’nın mensuplarıdır. Yabancı şirketlerin Türkiye pazarında işlerini takip ediyorlar…
Medya mensubu olarak onlar tarafından destekleniyorlar…
Patlayan ithalattan, artan dış açık-lardan rant sağlıyorlar…
Borsada yabancı şirketler kazanırken onların da önüne birer parça kemik atılıyor, memnunlar… Sömürgeleşmekte olan düzenin sülükleri olarak 70 milyon insanın kanından besleniyorlar. Yabancı tekeller çiftçiyi, işçiyi, esnafı, fabrikasını kapatan yerli sanayiciyi ezerken onlar tekellere taşeronluk yapıyorlar.
İşte bu nedenle gerçek düşmanın emperyalizm olduğunu ne Meclis’te, ne hükümetlerde, ne bürokraside ve ne de medyada dile getiriyorlar. Siviller yanlış adres gösterirken bir asker çıkıp TESEV diyor; “Kral Çıplak” demek Yaşar Büyükanıt’a düşüyor. Meclis’in, hükümetlerin, üniversitelerin, medyanın söylemesi gerekmez mi? Ermeni meselesi, “Ermeni ve soykırım meselesi” değildir. Bu, emperyalizmin kurtla kuzu hikâyesidir. Emperyalizm Türkiye’ye “suyumu kirletiyorsun” diyor. Ben başına çorap geçirip, Muavenet ‘i vururum, Eşref Bitlis’i öldürürüm diyor. Şimdi de “Diz çök, soykırımı kabul et” diye dayatıyor. Türkiye, dış politikasında bu dayatmaları dengeleyecek politikalara yönelmek zorundadır. Bu imkân vardır. Bu imkânı değerlendirecek yönetimleri oluşturmak zorundayız. İçimizdeki oligarşinin yönetimini kırmak zorundayız. Büyük çoğunluk bizde, bunu yapacak güce sahibiz.
http://www.avrupagazete.com/gundemdekiler/33389-ermeni-sorunu-emperyalizm-sorunudur.html

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: