İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Besê Hozat Ve Lobiler Beyanatı

Mustafa Güneş  / gunes.mu@hotmail.com
Böyle isabetsiz ve gereksiz bir açıklamaya neden ihtiyaç duyduğunu hiçbir gerekçeyle anlamak mümkün değil.. Yüz yıllarca 5–6 yaşındaki milyonlarca Gayrimüslim çocuğunu anasının kucağından acımasızca çekip alarak asker olarak yetiştirdikten sonra aynı halkların üzerine gönderip ana-babasını, akrabasını, soydaşını katlettiren bir devlet ve unsurlarını kim temize çıkarabilir? Diyelim ki Sayın Hozat’ın saydığı lobiler bir gün ağız birliği edip ,”asıl biz Türklerden ve devletlerinden özür dileriz; biz nankörlük edip akıllı durmadık ve kendimizi zorla öldürttük” deseler bile milyonlarca çocuğun günahından temize çıkarlar mı? Kim 3-4 yüz yıl sürmüş böyle sistematik bir insanlık suçunu işlemiş olanları bağışlayabilir, ne tür bir çaba unutturabilir?… Değil KCK Eşbaşkanı, isterse Mehdi olsun. Kürt kesiminden hiç kimsenin böyle şeyler söylemesi doğru değildir ve onlara da düşmez. Türkler ve Türk Devleti kendini savunacak güç ve birikime sahiptir.  

***.
KCK Eşbaşkanı Sayın Besê Hozat, Türkiye’deki son olayların Cemaat’le birlikte bir ucunu da Ermeni, Rum ve Yahudi Lobilerinin işbirliğine dayandıran talihsiz açıklamasının ardından her taraftan sert ve kınayıcı açıklamalar gelmeye başladı.
Böyle isabetsiz ve gereksiz bir açıklamaya neden ihtiyaç duyduğunu hiçbir gerekçeyle anlamak mümkün değil. Eğer bununla Türkiye’yi mazlum ve haksızlığa uğramış göstermek istiyorsa, boşuna bir çaba; çünkü tarih içinde hiçbir hümanist hareket ve yapı bu devleti geçmiş ve halen süregelen suç ve günahlarından arındırıp temizleyemez.
Türkiye Tarihi’nin kara sayfaları bir tek “Rum ve Ermeni Jenositleri” olsaydı belki anlaşılır, bir yol bulunurdu.
Hadi diyelim ki Kürtler Müslüman oldukları için onların 190 yıldır süregelen kıyımını jenosit saymayalım. Çünkü jenosit denince nedense başka dinden insanların kıyımı akla geliyor.
Tarihlerindeki kıyım ve zulüm sırf bu saydığımız halklara yapılmamış ki yarım ağız bir özürle yetinip sünger çekerek bir şey olmamış gibi devam edelim?
Geçmişinde bunlara rahmet okutacak öyle çok vahşetler var ki hangisini sayıp, hangisini temize çıkaracaksınız?
Aslında onlar da haksız sayılmaz. Atalarının her yaptığına birer satırla özür dileseler, bir “mühimme defteri” ne sığmaz.
Sizce Ortaasya’dan atları,  kağnıları, çoluk çocuk ve kadınlarıyla yola çıkıp Yemen, Viyana veya Lehistan’a etraflarına gül serperek mi ulaştılar?
Yollarda meyvesini kopardıkları ağaçlara gerçekten para keseleri mi astılar?
Yüz yıllarca 5–6 yaşındaki milyonlarca Gayrimüslim çocuğunu anasının kucağından acımasızca çekip alarak asker olarak yetiştirdikten sonra aynı halkların üzerine gönderip ana-babasını, akrabasını, soydaşını katlettiren bir devlet ve unsurlarını kim temize çıkarabilir?
Diyelim ki Sayın Hozat’ın saydığı lobiler bir gün ağız birliği edip ,”asıl biz Türklerden ve devletlerinden özür dileriz; biz nankörlük edip akıllı durmadık ve kendimizi zorla öldürttük” deseler bile milyonlarca çocuğun günahından temize çıkarlar mı?
Kim 3-4 yüz yıl sürmüş böyle sistematik bir insanlık suçunu işlemiş olanları bağışlayabilir, ne tür bir çaba unutturabilir?
PİŞMANLIK VE ACIMA GİBİ DERTLERİ YOKTUR
Ayrıca Türkiye’nin politikacıları, yöneticileri, okumuşları -hatta birkaç aykırı tip hariç- halkı; geçmiş vahşetler için bırakın doğrudan özrü,“dillerinin ucuyla “ bile bir özür ve hayıflanma içinde olduklarını gösterselerdi belki bir izah imkânı doğardı.
Hiçbir Türk Irkçısı, Milliyetçisi, okumuşu veya yöneticisi böyle bir şeyi aklından geçirmediği gibi, tersine sabah akşam katledilenlerin kendileri olduğunu bağırmaktalar. Üstelik buna inanmaya kendilerini öyle şartlandırmışlar ki, Cebrail inse bile döndüremez.
Bu iflah ve tedavi olmaz bir psikolojidir ve çaresi yoktur. Binlerce yıl sonra bile aynısını tekrar edeceklerinden emin olabilirsiniz.
Çünkü mesleği talan ve yağmacılık olanların empati ve pişmanlık gibi ruhsal bir mekanizmaları yoktur.
KÜRTLERE DÜŞMEZ
Değil KCK Eşbaşkanı, isterse Mehdi olsun. Kürt kesiminden hiç kimsenin böyle şeyler söylemesi doğru değildir ve onlara da düşmez. Türkler ve Türk Devleti kendini savunacak güç ve birikime sahiptir. Bin yıldır bu coğrafyada at oynattıklarından anlaşılmıyor mu?
Bu tür ifade ve cingöz fikirler(!) Kemalist Irkçıların yüz yıldır kullandıkları faşistliklerine kılıf uydurucu şablonlardır.
Kim ki ırkçılık ve faşistliklerine dokundurduğu anda, hemen tek ağızdan:
“Dış güçler!”
“Ermeni Lobisi!”
“Yahudi Lobisi!”
“Siyonizm!”
“Emperyalizm!”
“Türkiye’nin gelişmesini istemeyen şer güçleri!”
“Kökü dışarıda hainler!”
Diye saydırmaya başlarlar. Bu güne kadar bütün kötülüklerini bu yalanlarla kapatmaya çalıştılar.
Öyle görünüyor ki en uyanık bildiğimiz ve yıllarını Kürt Politikasına vermiş liderleri bile etkilemişler. Saydıkları bu lobici tuzaklar gerçek olsa bile açıklayıp savunmak Kürt aydın ve siyasetçilerine düşmez.
Onlara düşmez; çünkü son 60–70 yıldır ne zaman ve nerede en ufak bir Kürt kıpırdanması olmuşsa bütün “kaba ırkçılarla” Kemalist ırkçılar bir ağızdan aynı yaveleri haykırdılar.
Uğur Mumcu, İlhan Selçuk veya Mümtaz Soysal gibi Kemalistler ömürlerini PKK ve Kürt hareketini Ermenilere bağlamaya çalışmakla geçirdi.
15-16 yaşında şehit düşmüş, sünnet olma imkânı bulamamış gerilla cesetlerini, “ işte sünnetsiz Ermeni Dölleri” hakaretleri eşliğinde az izlemedik televizyonlarda!
Sayın Hozat nasıl unutur bunları?
TALİHSİZ BİR BEYANAT
Kim ne derse desin, kim söylerse söylesin yapılan beyanat talihsizdir.
Bir “dil sürçmesi” , kastını aşan bir cümle olduğunu ve düzelteceğini umuyoruz.
12.1.2014
Mustafa Güneş/URFA

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: