İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

‘Adalar’ı halkla birlikte koruyabiliriz’

Emre Deveci
Adalar, nüfusu az ancak İstanbullu için önemli bir yer. Tarihi, kültürel ve doğal dokunun korunduğu ender yerlerden. Yerel seçimler öncesinde ilçedeki sorunları ve çözüm yollarını CHP’li aday adayları Oktay Altın ve Avni Kurtuldu ile görüştük.

Emre Deveci – soL
Adalar, İstanbul’da bahar ve yaz ayları denilince akla ilk gelen yerlerden. Bu eski kentte tarihi, kültürel ve doğal dokusu görece korunmuş az sayıdaki yerden biri. Büyükada, Heybeliada, Burgazada, Kınalıada, Sedefadası ile birlikte yerleşime açık olmayan Yassıada, Sivriada, Kaşıkadası ve Tavşanadası da Adalar ilçesine dahil. Tüm bu adaların toplam yüzölçümü ise sadece 10 km2. Yazları İstanbullular ve turistler akın etse de, kış nüfusu 10 binin biraz üzerinde. 1970’li yıllara kadar çokça bulunan gayrimüslim nüfustan geriye çok az kişi kalmış. Yine de az sayıda Yunanlı, Ermeni ve Yahudi yurttaş yaşamaya devam ediyor. Tarihi ve doğal doku kısmen korunsa da, AKP’nin beton ve rant çılgınlığı Adalar’ı da vuruyor. Örneğin Yassıada ve Sivriada, Adalıların tüm tepkilerine rağmen imara açılmış durumda. Sit alanı statüsünde rağmen, az sayıda da olsa, lüks siteler yükseliyor. İlçe ekonomisi, balıkçılık dışında dışarıdan gelen ziyaretçilere bağımlı. Yaz-kış adada kalanların arasında dar gelirlilerin oranı azımsanmayacak düzeyde.
Gençler arasında işsizlik ciddi bir sorun. Yazın plaj, restoran ve çeşitli dükkanlarda çalışılsa da kışın yapılacak iş yok.
İlçede kültürel ve sportif faaliyet yürütülebilecek bir tesis yok.
Yeni imar projeleri dışında en çok hastane olmamasından şikayet ediliyor. Hastane olmaması nedeniyle yaralı bir gence erken tıbbı müdahale edilememesi bardağı taşıran son damla olmuş ve yazın ses getiren büyük bir eylem yapılmıştı. Bu eylemin ardından ambülans ve muayene hizmetlerinde kısmen gelişme olsa da Sağlık Bakanlığı henüz istenilen adımı atmış değil.
İlçenin her yeri deniz ancak ücretsiz plaj neredeyse yok. Orman Müdürlüğü ve Milli Emlak kıyıları özel işletmelere kiralıyor, buralara giriş fiyatları da 15 TL’den başlıyor. Son dönemde orman alanları da “mesire alanı” adı altında tellerle çevrilip halka kapatılmak isteniyor.
Bir diğer kadim sorun ise ulaşım. Kışın seferlerin az sayıda olması dışında en çok şikayet edilen konu yüksek fiyatlar. Bir jeton 5 TL. İstanbul’un geri kalanında geçerli olan mavi kartlar, Ada ulaşımında geçersiz. Adalar arası ulaşım da hem az hem de pahalı.
30 Mart’taki yerel seçimler için CHP’den aday adayı olan Avni Kurtuldu ile Oktay Altın, ilçenin ancak halkla birlikte korunup geliştirilebileceği görüşünde.
‘Önceliğimiz tarihi ve doğal dokuyu korumak’
Kendinizi biraz tanıtır mısınız?
Avni Kurtuldu: 1975 yılından bu yana CHP’liyim. Çeşitli kademelerinde çalışma yürüttüm. 90’ların sonunda Büyükada’ya yerleştim. Eczacıyım. İstanbul Eczacılar Odası’nda Genel Sekreterlik görevinde bulundum. Ayrıca amatör tiyatrocuyum.
Neden aday oldunuz?
Bir önceki yerel seçimde de aday adayı idim. Mustafa Farsakoğlu’nun aday gösterilmesinin ardından CHP ilçe başkanlığı görevi yaptım. Seçime girdik ve kazandık. 6-7 ay birlikte çalıştık Başkan Farsakoğlu ile. Sonra yönetim anlayışımızın çok farklı olduğunu gördüm.
Yanlış gördüğünüz nedir?
Adalar 1984 yılından bu yana birinci derece sit alanı. İzinsiz çivi bile çakılamaz. Tarihi ve doğal dokusunun korunması gerek. Birinci önceliğimiz bu. Bu hedefle göreve geldik ancak olmadı. Bir gecede LİDO (lüks konutlar) için 60 ağaç yok edildi. Ruhsatı maalesef bizim belediye verdi. Danıştay yıkılması kararı verdi ancak belediyemiz uygulamıyor. Yine başka bir lüks konut projesine (Seferoğlu) ruhsat verildi. Tepkilerimiz dikkate alınmadı. Bunları engelleme adına aday adayıyız.
avni1.jpg
Kıyılar ve ormanlık alanların halka kapatılması, sağlık hizmeti eksikliği, kültürel ve sportif amaçlı alanların olmaması, ulaşımın pahalılığı en çok şikayet edilen konular. Bu konulardaki vaatleriniz neler?
Evet, kıyılar birilerine peşkeş çekilmiş durumda. Bazı yerleri Milli Emlak, bazı yerleri Orman Müdürlüğü kiraya veriyor. Bizim belediyemiz burada Büyükada’da bir halk plajı yaptı, Aya Nikola, ancak işletmesi özele verildi. Adada oturanlar da ancak 20 TL verip girebiliyor. Bütün kıyıların halka açılması gerekiyor.
Özel işletmeli plajlar da olur ancak halkın rahatça ücretsiz ya da çok küçük ücretlerle girebileceği yerler de olmalı. Adadasın ama denize girilecek yer yok, olacak gibi değil.
Evet, kültür ve spor alanı yok. Çok büyük bir eksiklik. Ben mesela amatör tiyatrocuyum. Yıllardır bizim ekibi Adalar’a getirmek istiyorum ama salon yok. Spor kulüplerimiz var ancak karşıya gidip antrenman yapıyorlar, maçları orada oynuyorlar.
En azından Büyükada’ya maçların oynanabileceği bir yer yapılmalı, diğer adalardaki kulüpler Büyükada’da maçlarını oynayabilir. Diğer adalara antrenman sahası yapılabilir ya da Adalar’daki bütün kulüpler Adalarspor Kulübü olarak tek çatı altında birleştirilebilir. CHP’li belediyeye yarar diye, merkezi idare yardımcı olmuyor. Büyükşehir Belediyesi için çok kolay ama yardımcı olmuyorlar. Temizlik, kültürel ve sportif alan konunda destek olabilirler. Başkan seçilirsem, İBB ile bu konuları görüşüp çözmeye çalışacağım.
Sivriada ile Yassıada’nın imara açılması konusunda ne yapacaksınız?
Bu iki adanın sit alanından çıkarılmasıyla ilgili kararda bizim belediyenin de imzası var maalesef. Daha sonra Bakanlık imara açınca, veryansın ettiler ama iş işten geçti.
Ulaşım sorunu nasıl çözülecek?
Belediyede değil bu konu maalesef. İBB ve Ulaştırma Bakanlığı nezdinde halkı da arkasına alarak girişimlerde bulunmalı belediye. Şu an çok pahalı ulaşım. İstanbul’dakinin iki –üç katı.
Peki sağlık konusu?
Sağlık Bakanlığı, tam 5 yıldır hastane masalı anlatıyor. Yaptık yapıyoruz diyorlar. Ama aslında “iktidara gelirsek yaparız” diyorlar. Şimdi proje çıktı, temel atılmak üzere Büyükada’da. Zamanlama tam seçime denk getirildi. Kazanırlarsa devam ederler, kazanmazlarsa engel çıkarabilirler.
Spor alanı konusunu da seçime denk getirdiler. İktidarda olmadıkları için önayak olmuyorlar.
Ranta, dinselleşmeye ve baskıya karşı büyük bir direniş oldu yaz aylarında. Gezi direnişi… Ama CHP başta büyük kentler olmak üzere daha sağda aday çıkaracağı sinyallerini veriyor.
CHP, Gezi ruhunu ilke edinmezse, klavuz edinmezse, bu yönde adaylarla yola çıkmazsa kaybeder.
Sarıgül bu ruhun içinde mi?
Çok dışında.
‘Hayatım burada geçti, sorunları biliyorum’
Oktay Altın kimdir ve neden aday adayı oldu?
Oktay Altın: Adalar Belediye Meclis üyesiyim. İlkokul, ortaokul, lise ve üniversiteyi Adalar’da okumuş ender insanlardan biriyim. Heybeliada’da büyüdüm, Deniz Harp Okulu’nda okudum. Mezun olduktan sonra dört yıl Deniz Lisesi’nde görev yaptım. Ailem, kardeşlerim Adalar’da yaşıyor. Onlar da eğitimi burada aldı. Eşim de Büyükadalı. Çocuğum da şu an Heybeliada Anadolu Lisesi’ne gidiyor. Adalar benim köyüm. Doğal olarak da tanınırlığım yüksek, bu da bana cesaret verdi.
Ada halkına değerli olduğunu hissettirmek istiyorum. İlçenin sorunlarını biliyorum. Yönetim kadrolarında da yer aldım. Kamu Mali Yönetimi alanında uzmanlığım var. İnsan odaklı, hakkaniyet odaklı yönetişim sergileyeceğim. Yönetimin başına geçmeyince bu olmuyor. Bunun için aday olmaya karar verdim. Önceliğim kamu yararı.
Adalar Belediyesi ne kadar iyi niyetli olsa da Çevre ve Şehircilik Bakanlığı eliyle imara açılabiliyor birçok yer. Buna nasıl engel olacaksınız?
Bakanlık kendi bünyesinde koruma kurulu kurdu. İstediği imar yasasını buradan geçiriyor. Aslında İstanbul’da beş tane koruma kurulu var, buna rağmen kurdular. Bunu engelleyecek güç Meclis’te çoğunluk ile sağlanabilir. Bu yasa faşist bir yaklaşımın ürünü. Bu garabet yasaların değişmesi gerek.
İkincisi, her şeyi yapamayacaklarını kamuoyu tepkisiyle göstermek gerekiyor. Bunun için de önderlik gerekiyor. Belediye başkanı olduğumda bunu yapacağım, zamanında halkı bilgilendireceğim.
Sivriada ve Yassıada’nın sit alanından çıkarılmasına dair belediye başkan yardımcısı bile imza vermiş. Benim bile haberim yoktu.

oktay8.jpg
Sağlık ve ulaşımda neler yapacaksınız?
Sağlıkla ilgili, adalar arası acil geçişi sağlayacak deniz aracına ihtiyaç var. Acil hizmet verecek donanım yok. Aslında bu görev Sağlık Bakanlığı’nın. Ama nüfus ve coğrafi kriterler bahane edilerek bu hizmet verilmiyor. Bu değişene kadar, bir şeyler yapılmalı. Bütçe kaynaklarıyla, sosyal sorumluluk projeleriyle yapacağım.
Şimdi Büyükada’ya bir hastane yapımına başlanıyor. İyi bir gelişme ama hastanenin yapılması yetmiyor. Donanımının da yeterli olması gerekiyor.
Kıyılar ve orman alanları konusunda planınız ne?
Orman Bakanlığı ihaleye açıyor. Yasal olarak yapacak bir şey yok. Bu işletmelerin sahipleriyle görüştüm. Adalılar denize ve ormana ücretsiz giriş ve geçiş hakkına sahip olmalı. İşletmecilerle görüşeceğiz, onlar da aslında buna sıcak bakıyor.
Her adada bir tane mesire yerini belediyeye tashih etme planımız var. Hiç olmazsa adalılara doğrudan hizmet verecek bir yer.
Büyükada’da Aya Nikola’ya, kültürel etkinlikler ve düğünler için bir salon yapılmasını da hedefliyorum. Gençlerimiz çok büyük boşlukta. Eğitim yok. Öğretmenler de pek tercih yok. Bazıları balıkçılık yapıyor, çoğu kahvede.
Adalar arası ring sefer yapacak gemiler olmalı. Mavi Marmara ve Prens Tur’dan bunu isteyeceğiz.
Belediyenin kaynakları yeter mi?
İşbirliği yapılacak. İBB ve merkezi idareyle işbirliği yapılacak. Başka yolu yok. Kamu yararı için işbirliği olacak. Halkın haklı taleplerine kimse hayır diyemez. Derlerlerse siyasi sonuçlarına katlanırlar.
Sağlık, kıyılar, park bahçeler, sosyal faaliyetler bunları yerine getirmek için sonuç odaklı.
CHP yönetiminin yerel seçimlere dair verdiği işaretler Gezi direnişiyle uyumlu mu?
Esasında CHP’nin kurumsal ve ilkesel sıkıntısı yok. Sosyal demokrat bir yapımız var. Demokrasinin özünde insan var, insanın özü de Gezi olaylarında açığa çıkanlardır.
Otoriter bir rejime giden bu iktidarı durdurmak gerek. AKP’yi durdurmak için CHP’ye oy verilmeli.
CHP gönül rahatlığı ile oy verilecek adaylar gösterilmeli. Halka güven vermemiz gerek. Yerelde güven vererek iktidara yürüyebiliriz.
İlçede siyasi durum
Belediye şu an CHP’de. Beklenenin aksine CHP son 30 yılda sadece 2009 seçimlerinde belediyeyi kazanmış. 80’li yıllardan bu yana merkez sağ partiler belediyeyi almış, 2004’te ANAP’tan seçilen Coşkun Özden ise, Adalıların tepkisine rağmen seçimlerin ardından AKP’ye geçmiş. Özden, şimdi tekrar AKP’den aday. Belediye AKP’de olmadığı için İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile Sağlık Bakanlığı başta olmak üzere bakanlıklar Adalar’a vermeleri gereken hizmeti vermiyor. İBB, yeni rant projeleri dışında Adalar ile ilgilenmiyor. Adalılar, AKP’li aday seçilmezse kamu hizmetlerinden mahrum kalmakla tehdit ediliyor. Mevcut belediyenin yarattığı hayal kırıklığı da, AKP’nin elini güçlendiriyor. Siyasi hava, AKP’nin piyasacı ve dinsel çizgisine uzak ancak AKP’nin “hizmet” şantajı ve mevcut CHP’li belediye yönetiminin yarattığı hayal kırıklığı AKP’nin silahları. Gezi eylemleri sonrasında özellikle Yassıada ve Sivriada’nın imara açılmasını önlemek ve ilçeye hastane yapılması için büyük eylemler yapıldı. Son yerel seçimlerde CHP’li Mustafa Farsakoğlu yüzde 45,44’lük oyla yarışı kazanırken, AKP yüzde 42,95 oyla ikinci sırada yer aldı.

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: