İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Ermeni edebiyatına açılan pencere: ARAS’la 20 yıl

Türkiye’deki Ermeni edebiyatını yaşatmak için yola çıkan Aras Yayınları, 20. yılını kutluyor. Genç editörler Nıvart Taşçı ve Ararat Şekeryan, “Aras, propagandaya karşı, önceliği edebiyata, kültüre veren bir yayınevi” diyor. Taşçı ve Şekeryan’la yayınevinin serüvenini ve gelecek planlarını konuştuk.

KÜLTÜR SANAT SERVİSİ
– Yayınevi kurmak fikri nasıl doğdu?
Nıvart Taşçı: Aras 1993 yılında, Kürt-Türk meselesinin gittikçe şiddetlendiği ve Ermeni lafının alenen küfür olarak kullanıldığı bir ortamda kuruluyor. Kurucuları Mıgırdiç Margosyan, Yetvart Tovmasyan ve Hrant Dink. Esas mesele insanların kafasındaki Ermeni algısını kırabilmek. Ermeni cemaatinin Ermenice kitap ihtiyacını karşılamak gibi bir işlevi de var, çünkü 1950-60’lı yıllarla birlikte Türkiye’de Ermenice kitap basan kuruluş kalmıyor gibi…
-İlk etapta hangi çalışmalar yapıldı?
Ararat Şekeryan: Yayınevinin kurucuları işe Mıgırdiç Margosyan’ın öykülerini yayımlamakla koyuluyor. Margosyan Ermeni taşra edebiyatının yaşayan son temsilcilerinden. 1990’lara dek Ermenice yazan Margosyan’ın öyküleri sınırlı çevrede yankı buluyor. Aras’ın ilk kitabı Gâvur Mahallesi yazarın Ermenice öykülerinin yeniden Türkçe kaleme almasıyla oluşuyor. 1994’te yayımlanan bu eser yayınevinin ilk 10 yıllık yayın politikasının belirlenmesinde önemli bir rol oynuyor.
– Kitaplarda hukuki bir sorun yaşadınız mı?
Nıvart Taşçı: Yayınevinin ciddi bir hukuki problemle karşı karşıya kaldığını söyleyemeyiz. Tabi bunun başlıca nedeni izlenen yayın politikası. Kimi okurların kafasındaki şeytanlaştırılmış Ermeni algısı zaman zaman bizim yayınlarımıza olan ilgilerini kötü yönde etkileyebiliyor. Ne ki, Aras sıradan propaganda malzemeleri basmaya karşı olan, önceliği sanata, edebiyata, kültüre, son tahlilde insana veren bir yayınevi. Bu Aras’ın politik duruşundan taviz verdiği anlamına gelmemeli tabii, fakat belki de bu Aras’ın işini kolaylaştıran bir şey olmuş yıllar içerisinde.
– Türkiye’de Ermenice yazan yeni-genç yazarlar var mı? Yayınlamayı düşünüyor musunuz?
Ararat Şekeryan: Ermenice’ye olan ilginin gitgide azaldığını vurgulamıştık. Hatta geçtiğimiz bir iki yıl içerisinde UNESCO Batı Ermenicesini kaybolma tehlikesiyle karşı karşıya kalabilecek diller arasında gösterdi. Bugün Türkiye’de Ermenice yazan, yazabilen genç bir yazar yok. Ermeni okullarındaki dil eğitimi seviyesinin düşüklüğü, siyasi nedenlerle Ermeni toplumu içerisinde Ermenice’den çok Türkçe’ye olan eğilim bunun başlıca nedeni. Ermeni gençleri için Ermenice artık anadili seviyesinden neredeyse yabancı dil seviyesine gerilemiş durumda. Bu da üretilen edebiyatı da doğrudan etkiliyor haliyle. Genç bir yazar Ermenice yazamıyor, veyahut da yazabilecek olsa da çevrilmeyi beklememek, direkt olarak büyük toplumla bağ kurabilmek için Türkçe yazıyor.
– 20. yılı kutlamak amacıyla Prof. Kevork B. Bardakjian’ın ‘Modern Ermeni Edebiyatı’ adlı kitabını yayınladınız. Kitabı seçme nedeniniz?
Ararat Şekeryan: Bu kitabı yayımlamaya 2007’de karar vermiş ve işe o dönem koyulmuştuk. Ne ki 800 sayfaya yakın bu hacimli eserin hazırlanması 3 yıl gibi bir süreye mal oldu. Aras yılda 8-9 Türkçe, 3-4 tane de Ermenice kitap yayımlayabiliyor. Mevcut maddi ve manevi gücümüz bu sayıyı artırma imkânı vermiyor. Zaten yayın politikası olarak da çok sayıda fakat niteliksiz kitap yayımlamak yerine az ama sağlam ve temiz kitaplar yayımlamayı tercih ediyoruz. Bardakjian’ın kitabının üzerinde çalışmaya 2012 kışında başladık ve kitabı 20. yıl özel yayını olarak takdim ettik. Ermenice edebiyatın son 500 yılına ışık tutan bu eşsiz çalışma Aras’ın Ermenice edebiyattan çeviriler yoluyla 20 yıldır yapmaya çalıştığının özeti niteliğinde.
– Sizin yayınladığınız yazarlardan birçoğu kitapta var.  Olmayanlar da var. Aras’ın yayın programı nasıl gelişecek?
Nıvart Taşçı: Kitapta Cumhuriyet dönemi Ermeni yazarlarının olmadığı yönünde eleştiriler aldık. Bardakjian 1500-1920 yılları arasında doğmuş yazarları kapsıyor. Bugün Ermeni edebiyatı üzerine yayın yapan kuruluşların sayısı artıyor. Fakat bu kitapların birçoğundaki kalite sorununun da farkındayız. Sorunların çoğu yayınevlerinin iyi Ermenice-Türkçe bilen editörlerle çalışmamasından kaynaklanıyor. Aras, elindeki bu avantajı kullanarak daha özel yayınlar hazırlamak üzere düşünecek.

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: