İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Ambargo bir operasyon

Hrant Kasparyan
Toplantıya Taşnaksutyun’u temsilen katılan Sosyalist Enternasyonal Eşbaşkanı Mario Nalbantyan, Türkiye’nin Ermenistan sınırını hâlâ kapalı tutmasını da gündeme getirmişti. Manoyan, sınır hakkında Taraf ’a şunları söyledi: “1993’ten bu yana Türkiye’nin Ermenistan’a uyguladığı karasal ambargo, 1991’den bu yana Ermenistan ile diplomatik ilişki kurulmasının reddedilmesi, Türkiye’nin Ermenistan’a karşı dostane bir siyaset içinde olmadığını açıkça gösteriyor. Uluslararası yasalara göre ambargo, savaş operasyonu bile sayılabilir. Ahmet Davutoğlu’nun sınır konusundaki açıklamaları, sadece Türkiye tarafının çıkar ve isteklerini yansıtıyor.

***
 Türkiye’nin Ermenistan’a ambargo uygulamasını eleştiren Taşnaksutyun (EDF) Genel Sekreteri Manoyan, “Uluslararası yasalara göre, ambargo savaş operasyonu sayılabilir” dedi
Sosyalist Enternasyonal Konsey Toplantısı’na katılmak üzere geçen ay Türkiye’ye gelen Ermeni Devrimci Federasyonu (EDFTaşnaktsutyun) uluslararası sekreteri Giro Manoyan, Türkiye’deki temasları ve CHP’nin ev sahipliğinde İstanbul’da gerçekleştirilen Konsey Toplantısı hakkında ilk kez konuştu. Taraf ’ın sorularını yanıtlayan Giro Manoyan, Türkiye Dışişleri Bakanlığı’nın Türkiye- Ermenistan sınırının açılması konusunda somut karşılığı olmayan tek taraflı açıklamalar yaptığını söyledi.
90 YIL SONRA İLK KEZ
Taşnaksutyun Partisi’nin 90 yıl aradan sonra ilk kez resmî delegasyonla Türkiye’de bir toplantıya katıldığını vurgulayan Manoyan, “Aslında birkaç yıl önce de Sosyalist Gençlik Kolları’nın bölge toplantısına katılmak üzere Taşnaktsutyun Gençlik Kolu temsilcileri Türkiye’ye gelmişti. O dönem CHP’nin Sosyalist Enternasyonal’le sorunları vardı ve toplantının davetçisi olamadı” dedi.
SURİYE ELEŞTİRİSİ
Toplantıda Suriye’deki krizin de ele alındığını ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Sosyalist Enternasyonal bünyesindeki Suriye Çalışma Grubu’nun etkinleştirilmesi talebinde bulunduğunu dile getiren Manoyan, sözlerine şöyle devam etti: “Hem Kılıçdaroğlu hem de biz, Suriye krizindeki yadsınamaz rolünden ötürü Türkiye’yi eleştirdik. Dış kaynaklı bazı silahlı ve aşırılık yanlısı gruplar Türkiye’nin aracılığıyla Suriye’ye girdi ve bu durum devam ediyor. Bu grupların Suriye’ye girişi ve yaratılan kriz, yerel halkın var olan meşru itirazını ve reform taleplerini karanlığa sürükledi. Suriye’de çözüm, azınlıklar da dahil olmak üzere, Suriye halkının tüm kesimlerinin bir arada yaşamasının sağlanması ve haklarının güvence altına alınmasıyla mümkün olur.”
“DOSTANE DEĞİL”
Toplantıya Taşnaksutyun’u temsilen katılan Sosyalist Enternasyonal Eşbaşkanı Mario Nalbantyan, Türkiye’nin Ermenistan sınırını hâlâ kapalı tutmasını da gündeme getirmişti. Manoyan, sınır hakkında Taraf ’a şunları söyledi: “1993’ten bu yana Türkiye’nin Ermenistan’a uyguladığı karasal ambargo, 1991’den bu yana Ermenistan ile diplomatik ilişki kurulmasının reddedilmesi, Türkiye’nin Ermenistan’a karşı dostane bir siyaset içinde olmadığını açıkça gösteriyor. Uluslararası yasalara göre ambargo, savaş operasyonu bile sayılabilir. Ahmet Davutoğlu’nun sınır konusundaki açıklamaları, sadece Türkiye tarafının çıkar ve isteklerini yansıtıyor. Dünyaya Ermenistan ile bir tür süreç yürütüldüğü imajını lanse etmeye çalışıyorlar, bir yandan da Azerbaycan’ı dizginlemek istiyorlar. Öyle ki, çıkarlar konusunda Azerbaycan Türkiye’yle uzlaşmazsa, Türkiye, Ermenistan ile ilişki kurulması yönünde adım atabilir. Fakat öte yandan tam aksi bir tutumla Ermeni karşıtı politikalar üreten Azerbaycan’ı desteklemeye devam da edebilir. Ermeni soykırımının yüzüncü yıldönümü yaklaşırken Türkiye adım atmak isteyebilir. Ahmet Davutoğlu’nun sınır konusundaki açıklamalarının, Azerbaycan Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev’in Ankara ziyaretinden hemen önce yapılması tesadüf değil.”
“UZLAŞI METNİ HAZIRLANABİLİR”
Manoyan, Ermenistan ile diplomatik ilişki kurulması ve ambargonun kaldırılması konusunda hiçbir ilerleme olmamasının Türkiye’nin yapıcı olmayan tutumundan kaynaklandığını belirtti ve konu hakkında şunları dile getirdi: “Taşnaktsutyun, siyasi bir parti olarak, 2009 yılında Zürih’te imzalanan protokollerden Ermenistan’ın imzasını geri çekmesi gerektiğini savunuyor. Bize göre, protokoller yerine, bir tür taslak uzlaşı metni imzalanabilir. Taslak metinde, özetle iki ülkenin diplomatik ilişki kurma yönünde uzlaştığı, karasal yolla irtibat kurulacağı ve iki ülke arasındaki meselelerin uluslararası yasalar ve pratiklere göre barışçıl yolla çözülebileceğine dair uzlaşıldığı kaydedilebilir.”

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: