İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

“Ezbere cümleler” okumakla olmuyor

Şirin Payzın / sirinp@cnnturk.com.tr

1933 yılında yazılmış “Andımız”. 12 Mart darbesinin ardından Atatürk bölümü eklenmiş. 1933’ten beri her nesil aynı cümleleri ezberleyerek büyüyor. “Andımız”ı ezberleyen çocukların daha iyi bir vatandaş olması bekleniyor. Peki, olduk mu?  Bunca yılın ardından her birimiz bu andı ezberleyerek  büyümemize rağmen örnek bir toplum, model bir ülke  olabildik mi? “Türküm” bölümüne bakalım. Bu ülkede yaşayan herkes Türk mü? Hayır değil. Efendim “Bu cümledeki Türk ırkçılığı ifade etmiyor” deniliyor. Uygulamada böyle mi gerçekten? Her bir vatandaşın göğsünü gere gere “ülkenin vatandaşıyım” demesini sağlayabildik mi?

***
Çocuklar artık andımızı okumayacaklar okullarda.. Bazı yazarlar çok tepkili bu işe.
Diyorlar ki, başındaki bölüme yani “Türküm” denilen bölüme bölücüler karşı
Kalanına da Atatürk düşmanları.   
Bu yazarlara göre çocuklar andımızı okumazlarsa eğer ülke batacak, bölünecek, Türkiye kalmayacak. Daha az ahlaklı, tembel ve eğri olacak yeni nesil.
Gerçekten öyle mi ?
1933 yılında yazılmış “Andımız”.
12 Mart darbesinin ardından Atatürk bölümü eklenmiş.
1933’ten beri her nesil aynı cümleleri ezberleyerek büyüyor.
“Andımız”ı ezberleyen çocukların daha iyi bir vatandaş olması bekleniyor.
Peki, olduk mu?  Bunca yılın ardından her birimiz bu andı ezberleyerek  büyümemize rağmen örnek bir toplum, model bir ülke  olabildik mi?
“Türküm” bölümüne bakalım. Bu ülkede yaşayan herkes Türk mü? Hayır değil. Efendim “Bu cümledeki Türk ırkçılığı ifade etmiyor” deniliyor. Uygulamada böyle mi gerçekten? Her bir vatandaşın göğsünü gere gere “ülkenin vatandaşıyım” demesini sağlayabildik mi?
Türk’üm demeyince niye bölücülük olsun? Mühim olan hangi kökenden olursan ol eşit olduğunu hissetmek değil midir? Ben Türkiye vatandaşıyım ama Kürt’üm ya da Süryani’yim ya da Ermeni’yim demek bizi  daha güçlü kılmaz mı? Bunu diyebilen vatanına daha güçlü bağlarla bağlanmaz mı? 
Andımızı ezberlettiğimiz çocuklar ülkede etnik kökeni, ana dili, kültürü, mali durumu ne olursa olsun herkesin eşit olduğunu ve devletin herkese eşit davrandığını hissedebildiler mi? Ayrımcılığa uğramadıklarına emin olabildiler mi?
Ülkenin büyük bir bölümünde yıllarca çocukların doğru dürüst okula gidemediği, kız çocukların okula gönderilmediği, okullarda öğretmen olmadığı, okula gitmek için karda kilometrelerce yol yürümek zorunda kaldıkları, dondukları, ayaklarına giyecek ayakkabı, sınıfta oturacak yer bulamadan eğitim gördükleri gerçeğini değiştirdi mi? ezberletilen “Andımız”
Süryani, Kürt, Ermeni, Rum çocuklara bu ülkenin eşit vatandaşısınız güvencesini verebildik mi? Bir Süryani  “Andımız”ı eksiksiz ezberledi diye memur, polis, asker, milletvekili olabildi mi?    
Andımızı eksiksiz “ezberlediğimiz” için mi bugün ülkede her gün bir kadına ya tecavüz ediliyor ya da öldürülüyor?
Andımızın “doğruyum” bölümünü herkes ezbere bildiği için mi ülkede rüşvet, dolandırıcılık, fikir hırsızlığı almış başını gidiyor.
Andımızın “çalışkanım” bölümünü en güçlü sesimizle bağırarak okumak bizi dünyanın en üretken, en çalışkan, en zengin ülkesi yaptı mı?
Eğitim sistemi yerlerde sürünüyor. Üniversite sistemi yerlerde sürünüyor.
“Andımız” bu ülkeyle gurur duymamızı amaçlıyordu.  Yetişmiş beyinleri, yazarları , düşünürleri, şairleri, akademisyenleri yurt dışına zorla gönderdik, vatandaşlıktan çıkardık, hakaret ettik, hapislere attık, işkence yaptık. Bu ülkeyle gurur duyabildiler mi? Ve onlar gidince o istenilen medeniyet seviyesine çıkabildi mi?     
Yıllarca çocuklara milli güvenlik dersi verildiği için bugün İsveç’le yarışabilen bir demokrasimiz mi var?
“Vatan için ölmek lazımı” hiç sorgulamadan  ezberleyen çocuklara , neden hep fakir çocukların öldüğünü ama zengin çocukların yaşama hakkı olduğunu anlatabildik mi? 
Listeyi uzatmak mümkün.  Sözün özü şu. Çocuklara  içini dolduramadığımız, hayata geçiremediğimiz cümleler ezberletmek, vatana kurban olmayı öğretmekle  ileri gidilmiyor. Vatan gerçekten vatan olmuyor.  Vatandaşının özgürlüğü, eşitliği , adaleti için yemin eden ve varlığını,  hiç bir fark gözetmeden halkının varlığına armağan eden  bir devlet yaratmak gerekiyor. Bu da her saban “ezbere cümleler” okumakla olmuyor maalesef.                          

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: