İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Paket ve nefret suçu

Murat Bardakçı / mbardakci@htgazete.com.tr

Paketin getirdiği yeniliklerin en önemlisi bence “nefret suçu” kavramıdır ve bu suça karşı cezaî müeyyideler uygulamakta çok geç kalmışızdır… Senelerden bu yana işlenen bu suç milleti sadece “Türk-Kürt” yahut “Alevi-Sünni” diye kamplara ayırma merakından ibaret değildir; birilerinin gayrımüslim dinî azınlıkları toplumun asalakları gibi göstermesi, o grupların inancını suç olarak niteleyip hoşlanmadıkları kişileri lânetli imişcesine damgalamalarıdır…”Sabetayist”, “Dönme”, “Selânikli”, “Yahudi”, “Ermeni”, “Rum” gibisinden soy-sop ve nesep yakıştırmalarından bahsediyorum…

***
Yeniliklere ve değişikliklere millet olarak aslında her zaman açık olmuşuzdur…
Bilmediğimiz, karşılaşmadığımız ve bizim için henüz ter ü taze olan uygulamalara bir kısmımız daha başlangıçta karşı çıkar ama çoğunluk kısa zamanda alışır. “Kişinin bilmediği şeye düşman olması” kuralı gerçi mutlaka işler, bazıları yenilikler hakkında demediklerini bırakmaz, daima karşı olur ama her zaman aşırı bir azınlık hâlinde kalırlar…
Sosyal hayatta 1980’lerin sonrasında yaşadığımız değişiklikleri ve bugünü Türkiye’nin daha eski görüntüsü ile mukayese ettiğiniz takdirde, değişikliklere ne kadar çabuk alıştığımızı hemen farkedersiniz…
Demokratikleşme paketinin getireceği farklı uygulamalar da böyle olacak, benimseyelim yahut karşı çıkalım, zaman geçtikten sonra günlük hayatın sıradan kuralları haline gelecek… Dar bir kesim demediğini bırakmamaya hâlâ devam edecek ama başlangıçta neler söylediğimizi unutacak ve alışacağız…
Paketin getirdiği yeniliklerin en önemlisi bence “nefret suçu” kavramıdır ve bu suça karşı cezaî müeyyideler uygulamakta çok geç kalmışızdır…
NELER DEMEDİLER Kİ?
Senelerden buyana işlenen bu suç milleti sadece “Türk-Kürt” yahut “Alevi-Sünni” diye kamplara ayırma merakından ibaret değildir; birilerinin gayrımüslim dinî azınlıkları toplumun asalakları gibi göstermesi, o grupların inancını suç olarak niteleyip hoşlanmadıkları kişileri lânetli imişcesine damgalamalarıdır…
“Sabetayist”, “Dönme”, “Selânikli”, “Yahudi”, “Ermeni”, “Rum” gibisinden soy-sop ve nesep yakıştırmalarından bahsediyorum…
Devrimlerden buyana o devrimlerin içerisinde yeralmış, desteklemiş yahut çağdaş Türkiye’nin başarılı olmuş isimlerinin önde gelenleri kökenlerinin gayrımüslim, özellikle de “Yahudi” olduğu iddiasına maruz kaldılar…
Onların istediği gibi konuşup yazmıyor, yani saçmalamıyor musun? “Bu herif dönmedir, Türkiye’yi ele geçirmeye çalışanlardan biridir” dediler… İş hayatında başarılı mı oldun? Kıskandılar ve aslında Yahudi olduğunu söylediler… Böyle iddiaların ortaya atılmasına karşı mı çıktın? “Türk değildir, anası Rumdur” yaveleri başladı… Bilgisini, görgüsünü ve başarısını kıskandıkları kim varsa, onlar için mutlaka Yahudi, yahut dönme, Rum yahut Ermeni idi…
Ve bütün bu çamur atmalar zamanla birkaç çatlak ile bir-iki menfaat düşkününün mesleği haline geldi… Öyle ki, isimlerde bile şifrelerin gizli olduğu gibisinden garabetler ortaya atıldı, neticede başarı kazanmış kim varsa “dönme” yapıldı, bu işi başlatanlar ise hem “üstâd” payesi ile köşelerine kuruldular, hem de para kazandılar…
MAYA MAALESEF TUTTU!
İddiayı ortaya atanlar hemen herşeye muhalif olan, etrafa birşeyler sıçratmaktan başka bir iş yapmayan aşırı ve tuhaf gruplardı ve attıkları çamurlar zamanla suçlama halini aldı… Asıllarının dönme, Yahudi yahut Ermeni olduklarını iddia ettikleri kişilerin çoğunun kendilerine yakıştırılan gayrımüslim gruplarla hiçbir alâkaları yoktu ama iddialar zamanla bir şaibe imişcesine üzerlerinde kaldı…
Bütün bunlar gerçek Yahudi’nin, Rum’un, dönmenin yahut Sabetayist’in hakarete ve hakaretten de öte aşağılanmaya maruz kalması demekti ve böylesine utanç verici, hattâ tehlikeli palavralar alıp başını giderken aklı başında olanlar bir-iki kişi dışında tek bir söz etmedi. “Adam Ermeni veya Rum olsa bile bunda ne var?” denmedi ve adalet mekanizması da devreye girmedi… Çalınan yalan mayası maalesef tutttu ve birkaç nesil böyle bir “Yahudi”, “dönme” yahut “gâvur” paranoyası ile zehirlendi!
Demokratikleşme paketi çerçevesinde sadece “Türk-Kürt” yahut “Alevi-Sünni” ayırımı değil, “Müslüman-dönme-Ermeni-Rum-gâvur” iddiaları da suç haline getirildiği ve bu ayırımdan menfaat elde etmeye hâlâ devam eden birkaç kişiye hakettikleri hukukî karşılık verildiği takdirde, memlekete ve insanlarımıza son devirlerin en büyük hizmetlerinden biri yapılmış olacaktır!

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: