İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Ermeni asıllı vatandaşlar paketten memnun

Yaklaşık 130 kişinin yaşadığı Vakıflı köyünde bir grup vatandaş, kahvehanede toplanarak Başbakan Erdoğan tarafından açıklanan paketin içeriğini dinledi. Paketten çıkan kararların Türkiye’ye olumlu yansımasından umutlu olduklarını belirten köylüler, geleceğe atılan her adımı desteklediklerini ifade etti. (Önce bir yanlışı düzeltelim, bu köyün insanları Ermenidir, Ermeni asıllı ne demek? İkinci olarak bazı Ermenilerin paketten memnun olması bütün Ermenilerin paketten menun olduğu anlamına gelmez. Konuşanlar olsa olsa köylerini temsil ederler.HYETERT)

Vakıflı Köyü Ermeni Cemaati Başkanı Cem Çapar, paketten, beklentileri doğrultusunda sonuç çıktığını söyledi.
Demokrasiyi, sonu olmayan bir yol gibi gördüğünü belirten Çapar, “Bu yolda biz de mesafe katediyoruz. Seçim barajının düşürülmesi ve Mor Gabriel Manastırı’nın iade edilmesini takdirle karşıladım, sevindiriciydi benim için. Ayrıca bu tip hakların verilmesinin bir lütuf olarak görülmesini istemem. Bunlar zaten Türk toplumunun, tüm Türkiye’nin hak ettiği haklardır” diye konuştu.
Vakıflı’ya yakın köylerde bulunan ve atalarına ait mezarların verilmesi için yaptıkları başvurunun reddedildiğini belirten Çapar, taleplerinde ısrarcı olduklarını kaydetti.
Köy muhtarı Berç Kartun da Başbakan Erdoğan’ın güzel açılımlar yaptığını söyledi.
Pakette bir kaç eksiklik olduğunu öne süren Kartun, “Başbakan Erdoğan’ın Türkiye’de yapılması gereken reformları yaptığını düşünüyorum. Paketin içerisinde azınlıklarla ilgili daha kapsamlı kararların olmasını bekledik” dedi.
Köy sakinlerinden Ermeni asıllı Mishak Hergel (60), Heybeliada’da bulunan Ruhban Okulu’nun açılmasıyla ilgili konuya yer verilmemesini eksiklik olarak gördüğünü belirtti.
Kamuoyunun merakla beklediği Demokratikleşme paketi, Başbakan Tayyip Erdoğan tarafından açıklandı.
Demokratikleşme paketinin 11 yıllık uzun soluklu sürecin sadece bir safhası olduğunu söyleyen Başbakan Erdoğan, ” Türkiye geri döndürülemez biçimde ilerlemektedir. Bu paket ilerleyişin tarihi aşamasıdır.Nasıl ki yaptığımız reformaları son nokta olarak görmediysek bunu da bir son nokta olarak görmüyoruz.” dedi.
Okullarda andın kaldırılmasını önemsediğini vurgulayan Hergel, şöyle devam etti:
“Nefret suçlarına ceza artırımı, başlı başına benim için anlamlı. Çok önemsediğim, andımızın kaldırılması. Zaten yıllardır tartışılıyordu ve gerçekten de çok çağ dışı bir uygulamaydı. Bir yönetmelikle değiştiriliyor olması bence bu paketin en önemli maddelerinden biri. Bir Ermeni köyünde bu andın çok önemli olduğunu düşünüyorum. Yıllar yılı her sabah öğrencilere ‘Türküm, doğruyum’ diye başlayan andı söyletmenin çağdaş dünyada bir yeri olduğunu düşünmüyorum. Bir Ermeni, Rum, Kürt çocuğunun her sabah ‘Türküm, doğruyum, çalışkanım’ diye gırtlağını yırtarcasına bağırmasının anlamsız olduğunu düşünüyorum. Bunun değiştirilecek olmasını önemsiyorum. Ben Ermeni isem bunun bilincinde olmayacak bir çağda bile her gün Türküm diye bağırmamın ne gibi bir yararı var? Elbette ki Türkiye Cumhuruyeti vatandaşıyız hepimiz ama bunu her sabah Türküm diye başlayan bir antla ısrarla sürdürmek anlamsız.”

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: