İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Ermeniler Sivas’tan toprak talep etti!

Muhsin Bayraktar

Sözde Ermeni soykırımı iddialarının arkasına gizlenerek Türkiye’den toprak ve tazminat talebinde bulunan Ermenici çevrelerin ülkeyi parselleme çabası sürüyor. BDP’li belediyelerin yardımlarıyla Güneydoğu’da açtıkları davalarla toprak sahibi olan Ermeniler şimdi de Sivas’ta hak iddiasında bulunuyorlar. Ulaş ilçesi Çatalpınar Mevkii’nde Hamurkesen olarak bilinen bölgenin kendilerine ait olduğunu öne süren 3 Ermeni ‘Tapunun haksız ele geçirildiği’ iddiasıyla Sivas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne dava açtı. (Bu davanın soykırım iddialarıyla da toprak talebiyle de bir ilgisi yok. Bu başlık ve açıklama resmen kışkırtma ve yönlendirmedir. Her vatandaş hakkı olanı ister ve bu devlet hukuk devletiyse herkesin hakkını vermek zorundadır. Dava  yazarın iddia ettiği gibi asılsız ise elbette yargıdan döner. Bu davayı bir ihanet bir, bir saldırı gibi göstermek en azından ayıptır. HYETERT)

MUHSİN BAYRAKTAR/SİVAS 
Sözde Ermeni soykırımı iddialarının arkasına gizlenerek Türkiye’den toprak ve tazminat talebinde bulunan Ermeniler ülkeyi parsellemeye devam ediyor. BDP’li belediyelerin yardımlarıyla Güneydoğu’da açtıkları davalarla toprak sahibi olan Ermeniler şimdi de Sivas’ta hak iddiasında bulunuyorlar. 
Ulaş ilçesi Çatalpınar Mevkii’nde Hamurkesen olarak bilinen bölgenin kendilerine ait olduğunu öne süren 3 Ermeni ‘Tapunun haksız ele geçirildiği’ iddiasıyla Sivas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne dava açtı.

ERMENİLERİN TOPRAK TALEPLERİ
1915 yılında Ermenilerin Osmanlı askerleri tarafından soykırıma uğradığı yalanının 100. yılı olan 2015 yılında Türkiye’den toprak talep etmeye hazırlanan Ermenistan, Türkiye’deki Ermeni vatandaşları aracılığıyla Türkiye’ye dava açarak toprak elde etme çalışmalarını sürdürüyor. Diyarbakır’da Sup Giragos Kilisesi kendisine ait olduğunu iddia ettiği 17 mülkü bünyesine katmasının ardından Ermeniler çeşitli illerde toprak talebinde bulunmaya başladılar. Kimliklerini gizleyen 3 Ermeni kardeş Sivas’ta 1870 yılında kendilerine ait olduklarını öne sürdükleri bir arsayı geri alma talebiyle mahkemeye başvurdular. Ermeniler şimdi Sivas Ulaş ilçesi Çatalpınar Mevkii’nde yer alan ve Hamurkesen olarak bilinen bölgenin kendilerine geri verilmesini istiyorlar.

SOYİSİM BENZERLİĞİ Mİ?
Arazilerine 1870 yılında Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne aykırı olarak el konulduğunu savunan aile fertleri Hamurkesen soyismini taşıyor. Açılan davanın sadece soy isim benzerliği üzerine açılması akıllarda soru işareti bıraktı. Soyisim benzerliği üzerine açılan davada hak iddia edilen arsanın Ermenilere ait olduğunu gösteren bir delilin olmadığı belirtiliyor. Sivas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından 9 Mayıs 2013 tarihinde kabul edilen dava kayıtlara “Tapunun haksız ele geçirilmesi” olarak geçti. Mahkeme davanın kabulünün ardından davacıların tapu, askerlik ve babalarının mezarlık kayıtlarını talep etti. Türkiye’den toprak talebinden bulunan Ermeniler ise mahkemenin bu isteğini yerine getirmedi. Aile mezarlıklarının yerini bilmediklerini söyleyen Hamurkesen ailesinden mahkeme daha sonra aile kayıtlarını istedi. Ermeni kardeşler bu isteği de yerine getiremedi; ancak toprakların kendilerine ait olduğunu iddia etmeye devam ettiler.

ARSANIN DEĞERİ 20 MİLYON OLUNCA…
Yaklaşık 20 milyon lira değer biçilen ve bir bölümüne devlet üretme çiftliği kurulan 50 bin dönümlük arazi için açılan davada ailenin avukatlığını üstlenen Hikmet Güngör, aile fertlerinden V. Hamurkesen’in konuyu 2000 yılında kendisiyle paylaştığını anlattı. Güngör, “Ne zaman bir araya gelsek Sivas Ulaş’ta büyük arazileri olduğunu söylerdi. Bir gün ellerinde Sivas haritasıyla çıkageldiler. Ben de Tapu Müdürlüğü’ne gittim. Tapuda ailenin soyadlarıyla geçen bölgenin kadastro tutanaklarına ulaştım. 10 binlerce dönüm arazi ailenin adına kayıtlıydı. Ancak yitik kişiler sebebiyle devlet adına tescil edildiğini gördük. Daha sonra da dava sürecine başladık” dedi.

ASILSIZ BİR DAVA
Açılan dava üzerine Hazine de avukatlarını görevlendirerek ve davanın reddini isteyen dilekçesini mahkemeye sundu. Hazine avukatları yapılan başvurunun tamamen haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek zaman aşımı talebinde bulundu. Dilekçede, “Davanın kadastro tespit tarihi olan 1972 yılı dikkate alındığında neredeyse 40 yıl sonra haksız yapılan kadastro işlemi nedeniyle tazminat davası açmalarına anlam verilememiştir. Tapu maliki murisin mirasçılarından bir kısmının İstanbul’da yaşıyor olması böyle bir dava açılmasını haklı göstermez” denildi.
201

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: