İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Keşke Patrik Bartholomeos da Arjantin’e davet edilseydi

Hakan Çelik / hakan.celik@posta.com.tr / CNN TÜRK Program Yapımcısı ve Sunucusu
Olimpiyat komitesi üyelerine sunum yapılırken “İstanbul’u seçerseniz, İslam dünyasına da olumlu bir mesaj göndermiş olursunuz; bugüne kadar hiçbir İslam ülkesinde olimpiyat düzenlenmedi” mesajı verildi. Bunun elbette doğruluk payı var. Ancak bu konu İslam çerçevesi ile sınırlı tutulmamalıydı. Bunun bir adım ötesine çıkılıp Türkiye’nin bu alandaki muazzam zenginliği anlatılmalıydı. İstanbul, Hıristiyanlık tarihi açısından Avrupa’daki birçok şehirden daha önemli. Mabet zenginliği ve çeşitliliği bakımından 2004 Olimpiyatları’nı düzenleyen Atina’dan bile zengin durumda. Olimpiyatlara aday olan hangi şehirde Ayasofya gibi büyüleyici bir yapı var? Ortodoksların ruhani merkezi olarak kabul edilen Rum Patrikhanesi 8. yüzyıldan bu yana İstanbul’da.Şehrin tarihinde Ermeniler, Museviler ve Levantenlerin de büyük etkisi var. Ekonomiden akademik hayata kadar birçok alanda azınlık cemaatlerine mensup Türk vatandaşları dünya çapında önemli işler yapıyor.Olimpiyat seçiminin yapılacağı Buenos Aires’e keşke İstanbul Rum Patriği Bartholomeos da davet edilmiş olsaydı.

***
Olimpiyatlarda bir şehrin temel seçim kriterleri arasında o ülkenin genel olarak ekonomik gelişmişlik seviyesi, siyasi istikrar, şehrin altyapı durumu, insanların spora ilgisi gibi faktörler ele alınıyor.
Bununla birlikte aday ülkenin marka değeri, lobi gücü ve uluslararası ilişkilerde harekete geçirebildiği kurumlar da belirleyici rol oynuyor.
2020 Olimpiyatları için finalistler arasında marka değeri en iyi olan şehir -bana göre- İstanbul. Kültür birimi, tarihi, demografik özellikleri, coğrafi konumu İstanbul’u eşsiz kılıyor.
“Türkiye ve İstanbul bugünkü şartlarda olimpiyatlar için dört dörtlük durumda” demiyorum. Altyapı alanında ciddi noksanlar var, ulaşım büyük sorun, sporun farklı branşlarına ilgi sınırlı. Bunların geliştirilmesi şart. Bunlar doğru; ancak 7 yıl, bu konularda çalışmak için uygun bir zaman aralığı sağlıyor.
Türkiye bugüne kadar en kritik ilerleme adımlarını dış faktörlerin etkisiyle başarmış bir ülke. En köklü reformları Avrupa Birliği’ne tam üyelik hedefiyle gerçekleştirdik.
Olimpiyatları kazanmamız halinde aynı iyileşmenin sağlanacağına inanıyorum.
Olimpiyat motivasyonu, nüfusu 20 milyona dayanan İstanbul’da sermaye girişleri ve yatırımları tetikleyeceği için, yaşam kalitesi olumlu etkilenecek. Türkiye’nin iç barışı ve istikrarına bile önemli katkısı olacak.
Nitekim Arjantin’de spor ekonomisi dersleri veren Hamburg Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Wolfgang Maennig kişisel favorisinin İstanbul olduğunu söylüyor. Maennig’e göre; İstanbul’un tarihi ve demografik kimliği, olimpiyat ruhu için güzel bir mesaj olacak. Diğer taraftan ekonomik aktivitelerin canlanması yoluyla da Türk ekonomisine katkı sağlanacağına inanıyor.
İstanbul’un inanç zenginliği
Türkiye, olimpiyatların İstanbul’a verilmesinin neden iyi olacağını dünyaya anlatırken birçok konuyla birlikte din faktörünü ileri sürdü.
Olimpiyat komitesi üyelerine sunum yapılırken “İstanbul’u seçerseniz, İslam dünyasına da olumlu bir mesaj göndermiş olursunuz; bugüne kadar hiçbir İslam ülkesinde olimpiyat düzenlenmedi” mesajı verildi.
Bunun elbette doğruluk payı var. Ancak bu konu İslam çerçevesi ile sınırlı tutulmamalıydı. Bunun bir adım ötesine çıkılıp Türkiye’nin bu alandaki muazzam zenginliği anlatılmalıydı.
İstanbul, Hıristiyanlık tarihi açısından Avrupa’daki birçok şehirden daha önemli. Mabet zenginliği ve çeşitliliği bakımından 2004 Olimpiyatları’nı düzenleyen Atina’dan bile zengin durumda.
Olimpiyatlara aday olan hangi şehirde Ayasofya gibi büyüleyici bir yapı var?
Ortodoksların ruhani merkezi olarak kabul edilen Rum Patrikhanesi 8. yüzyıldan bu yana İstanbul’da.
Şehrin tarihinde Ermeniler, Museviler ve Levantenlerin de büyük etkisi var. Ekonomiden akademik hayata kadar birçok alanda azınlık cemaatlerine mensup Türk vatandaşları dünya çapında önemli işler yapıyor.
Olimpiyat seçiminin yapılacağı Buenos Aires’e keşke İstanbul Rum Patriği Bartholomeos da davet edilmiş olsaydı. Ülkeler üzerinde konumlanan bir din adamının aktif lobi yapması beklenemezdi; ancak uluslararası topluma “İstanbul’daki uygarlığı birlikte yarattık ve bugün de bir arada yaşıyoruz” gibi güzel bir mesaj verilmiş olurdu.
İspanya ve Japonya başbakanları Arjantin’de. Ancak onlarla birlikte İspanya Kralı Juan Carlos ve Japonya Kraliyet Ailesi üyeleri de Buenos Aires’te bulunuyor. Söylediğim gerekçelerle, yani ülkelerinin bütün kurumlarıyla destek verdiğini göstermek için oradalar.
Çatışma ve istikrarsızlık iddiası
Kampanyalar sırasında İstanbul’un olimpiyatlar bakımından uygun olmadığını ve ciddi riskler içerdiğini söyleyenler oldu. Bu iddiaları ‘kabul edilemez’ buluyorum.
Dünyanın hangi bölgesinde mutlak istikrardan söz edilebilir?
Aralarında pek çok ihtilaf bulunan Çin ile Japonya’nın savaşmayacağının garantisi mi var?
Kısa süre önce İspanya ve İngiltere arasında patlak veren Cebelitarık krizi Avrupa Birliği araya girmemiş olsaydı çatışmaya dönüşebilirdi. İngiltere açık bir meydan okumayla İspanya’nın burnunun dibine savaş gemisi gönderdi.
Diğer taraftan çok aktif bir deprem kuşağında yer alan enerjisini büyük oranda nükleer santrallerden elde eden Japonya’da 2020 yılı yaklaşırken büyük bir yıkımın da olmayacağı söylenebilir mi?
Amaç yaygınlaştırmaksa…
Evet, son tahlilde kâğıt üzerinde Tokyo -belki- biraz daha avantajlı. Ancak somut verilere baktığımda ben İstanbul ve Tokyo’yu eşit durumda görüyorum.
Türkiye’nin şimdiye kadar olimpiyat düzenlememiş olması İstanbul’u öne geçiren faktör olmalı. Daha önce İspanya da olimpiyatlara ev sahipliği yapmıştı.
Eğer olimpiyatın bir amacı da olimpik ruhu yayarak halklar ve ülkeler arasında birlik ve anlayışın gelişmesine katkı sağlamaksa “Sıra Türkiye’ye geldi” demektir. Bunu duygusal nedenlerle söylemiyorum.
Olimpiyata ev sahipliği yapmak Türkiye ve İstanbul’un hakkıdır.

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: