İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Sahibinden satılık kelepir kilise!

Siirtli Mehmet Emin Evin, özel mülkü olan arazide bulunan Süryani kilisesini satmak istiyor. Söz konusu araziyi, babasının hayvancılık yapmak üzere 1980’lerde Siirtli Araplardan aldığını belirten Evin, kilisenin de böylece kendi mülkiyetlerine geçmiş olduğunu anlatıyor. “1915’e kadar tüm bölge Hıristiyanlarındı sonra Müslümanların mülkiyetine geçti” diyen Evin, kendi ailesinin de aslen Keldani olduğunu fakat 1915’te zorla Müslüman yapıldığını ve Kürt gibi yaşamaya başladıklarını söylüyor.

***
Sahibinden satılık kilise! Yanlış okumadınız, sahibinden satılık kilise! Siirtli Mehmet Emin Evin, özel mülkü olan arazide bulunan Mor Yakup Kilisesi’ni 1 milyon liraya satıyor
Siirtli Mehmet Emin Evin, özel mülkü olan arazide bulunan Süryani kilisesini satmak istiyor. Söz konusu araziyi, babasının hayvancılık yapmak üzere 1980’lerde Siirtli Araplardan aldığını belirten Evin, kilisenin de böylece kendi mülkiyetlerine geçmiş olduğunu anlatıyor. “1915’e kadar tüm bölge Hıristiyanlarındı sonra Müslümanların mülkiyetine geçti” diyen Evin, kendi ailesinin de aslen Keldani olduğunu fakat 1915’te zorla Müslüman yapıldığını ve Kürt gibi yaşamaya başladıklarını söylüyor.
‘Defineciler de almak istedi’
Mehmet Emin Evin adına kayıtlı bulunan tapu belgesinin ‘gayrimenkulün niteliği’ kısmında ‘Kilise binası ve arsası’ ifadesi yer alıyor.
Kilisenin Siirt merkezine beş kilometre mesafede olduğunu ve 15 yıl önce definecilerin kendilerinden kiliseyi almak istediğini aktaran Evin, “Biri Erzurumlu diğeri Iraklı iki kişi 4 trilyon teklif ettiler, bu paranın yarısını peşin diğer yarısını da kilisede yapacakları kazıdan sonra vereceklerini söylediler. Kiliseyi tamamen yıkacakları için satmadım. Babam kabul etti ama ben izin vermedim. Keldani olmasalar da Süryanilerin kilisesi sonuçta, bizim inancımıza yakınlar. Yıkılmasına gönlüm razı olmadı” diyor.
Kürt siyasetinde aktif olarak yer aldığını ve bu yüzden cezaevine girdiğini ifade eden Evin, “13 yıl yattım. Daha önceden bağcılık ve hayvancılık yapıyordum ama cezaevine girdikten sonra bu işlerim dağıldı, maddi olarak zor durumda kaldım” diyerek kiliseyi neden satmak istediğini dile getiriyor. Kiliseyi korumak için üzerine briketlerden iki oda yaptıklarını ve kardeşinin yaz-kış orada kaldığını söyleyen Evin, kilisenin Süryanilere ait olduğunu nasıl öğrendiklerini ise şöyle anlatıyor: “İsveç’ten gelen Süryaniler kilisenin tarihini babama anlatmışlar. Kilisenin Süryanilere ait olduğunu öyle öğrendik. Mardin’deki Süryanilere ulaştım, ‘Kiliseyi yıkılmaktan kurtaralım’ dedim. Daha sonra ne olduysa gelemediler. Süryanilere UNESCO, Kültür Bakanlığı vs. kaynak bularak kiliseyi restore etmek için çağrı yaptım.”
Kilisenin restore edilmesini istediğini vurgulayan Evin, kiliseyi satmak istediğini de söylüyor. Evin’in şartları ise şöyle: “Alacak kişiden kardeşimi bekçi yapmasını ve kilise için de 1 milyon lira ödemesini istiyorum. Ailemizden birinin kiliseye bekçi yapılması babamın vasiyetiydi, bu şart.” Süryani toplumunun bu kadar büyük bir parayı ödeyememe durumu olursa kiliseyi bedelsiz olarak verir misiniz sorumuza Evin, “Görüşmemize bağlı, bunları oturup konuşuruz” demekle yetindi.
Asker ve polis tehdit etti
1990’ların başında Siirt Emniyet Müdürlüğü Özel Harekât Şube Müdürü İbrahim Şahin’in adamlarının kendisini tehdit ettiği de öne süren Evin, yaşadıklarını şu sözlerle anlatıyor: “İşkence yaptılar. Kiliseyi kendilerine hibe etmem için tugay komutanı da beni ölümle tehdit etti. Fakat inat ettim, vermedim. Amaçları kilise etrafında define aramaktı. Detektörlerle define aramaya çalışan da çok oldu, yakaladık. Arazi civarında çok fazla mağara da var, her biri 500 metrekareye yakın bir büyüklükte; hayvanlarımızı oralarda besliyorduk. Mağaralarda azizleri temsil eden kabartmalar vardı, Şahin’in adamları bu mağaralarda bunları kopartıp götürdüler.”

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: