İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Osmanlıda Rum basını

Ömer Aymalı
İlk Rumca gazete ise yine ayı tarihte İzmir’de Filos Ton Neon  adıyla yayınlanmaya başladı.  Uzun ömürlü olmayan bu gazetenin ardından 1838’den 1922 yılına kadar yayın hayatına devam edecek olan ve Rumca basın tarihinde önemli bir yeri olan Amalthia yayınlanmaya başladı. Bu arada resmi devlet gazetesi olan Takvim-i Vekayi de Türkçenin yanında Rumca da yayına başladı.Rumca basın 19.yyın ortalarından itibaren İstanbul merkezli olarak arttı.  Mesela 1876 yılında İstanbul’da yayınlanan 47 gazetenin 13’ü Türkçe iken ,9’u ise Rumca’ydı. Bu gazetelerden Bizantis, Eklisiastiki Altietia gazeteleri Fener Rum Patrikhanesinin sözcüsü olarak yayınlanıyordu.  Kilisenin ve cemaatin etkisinde yayın yaparak var olan statünün devamı yönünde yayın yapıyorlardı ve Rumlar arasındaki yeni akımlara karşı tavır almışlardı. Yunanistan kendi kilisesinin özerkliğini ilan ettiği için İstanbul’daki Rum basını tarafından desteklenmiyordu. Bu gazeteler Bab-ı Ali tarafından maddi olarak da himaye görmekteydiler. Örneğin Armonia ( Ahenk ) Anatolikos Astir ( Anadolu Yıldızı ) de çıkan yazılarda Osmanlı-Yunan işbirliği ve Patrikhane destekleniyordu.

***
Yunanistan kendi kilisesinin özerkliğini ilan ettiği için İstanbul’daki Rum basını tarafından desteklenmiyordu. Bu gazeteler Bab-ı Ali tarafından maddi olarak da himaye görmekteydiler. Örneğin Armonia ( Ahenk ) Anatolikos Astir ( Anadolu Yıldızı ) de çıkan yazılarda Osmanlı-Yunan işbirliği ve Patrikhane destekleniyordu.
Ömer Aymalı- Dünya Bülteni / Tarih Dosyası
Osmanlı devletinde yaşayan Rumlar matbaa ve basın alanında oldukça önemli bir yere sahip olmuşlardı. Rumlar tarafından kurulan ilk matbaa 1627 yılında Nicodimus Metaxas adında bir papaz tarafından İstanbul’da faaliyete geçmişti. Matbaa-basın alanında öncü kurumların başında ise Fener Rum Patrikhanesi vardı. Rumca basının gelişmesinde önemli bir matbaa olan ve Basmane olarak adlandırılan bu matbaa ise Patrik I.Gregorie döneminde faaliyete geçmişti.
19.yyın başlarına  gelindiğinde ise İstanbul’da bulunan Rum matbaalarının sayısı 5’i bulmuştu. Osmanlı devletinin resmi izni ve Ortodoks Patrikhanesinin basma izni ile Rumca hazırlanan okul kitapları Basmane’de basılırdı.  Basılan kitaplar yine Ortodoks Patrikhanesi tarafından onaylanırdı.
Osmanlıda basın hayatının gelişmesi ise özellikle 1830’lu yıllardan sonra oldu. Osmanlı devletinde ilk Türkçe gazete Mehmet Ali Paşanın Mısırda çıkardığı Vakayi-i Mısriye  ile Hanya’da yayınlanmaya başlanan Vakayi-i Giridiye olmuştu. Bunların dışında Osmanlı devletinin ilk resmi gazetesi olan Takvim-i Vekayi’nin yayınlanmaya başladığı tarih de 1831’di. İlk Rumca gazete ise yine ayı tarihte İzmir’de Filos Ton Neon  adıyla yayınlanmaya başladı.  Uzun ömürlü olmayan bu gazetenin ardından 1838’den 1922 yılına kadar yayın hayatına devam edecek olan ve Rumca basın tarihinde önemli bir yeri olan Amalthia yayınlanmaya başladı. Bu arada resmi devlet gazetesi olan Takvim-i Vekayi de Türkçenin yanında Rumca da yayına başladı.
Rumca basın 19.yyın ortalarından itibaren İstanbul merkezli olarak arttı.  Mesela 1876 yılında İstanbul’da yayınlanan 47 gazetenin 13’ü Türkçe iken ,9’u ise Rumca’ydı. Bu gazetelerden Bizantis, Eklisiastiki Altietia gazeteleri Fener Rum Patrikhanesinin sözcüsü olarak yayınlanıyordu.  Kilisenin ve cemaatin etkisinde yayın yaparak var olan statünün devamı yönünde yayın yapıyorlardı ve Rumlar arasındaki yeni akımlara karşı tavır almışlardı. Yunanistan kendi kilisesinin özerkliğini ilan ettiği için İstanbul’daki Rum basını tarafından desteklenmiyordu. Bu gazeteler Bab-ı Ali tarafından maddi olarak da himaye görmekteydiler. Örneğin Armonia ( Ahenk ) Anatolikos Astir ( Anadolu Yıldızı ) de çıkan yazılarda Osmanlı-Yunan işbirliği ve Patrikhane destekleniyordu. Bu gazeteler diğer bazı Rumca gazetelerle örneğin Bizans’ı canlandırma hedefini açıktan ifade eden Neologos gazetesiyle mücadele ediyordu. Mesela Neologos gazetesinde çıkan bir  yazıda şöyle deniyordu: Yunan ırkının Megalo İdeası,Yunan eğitimi,Yunan yaşamı ve uygarlığının Osmanlı devletinin koruyucu gücü altında,Osmanlı imparatorluğu ve doğuya yayılmasıdır… Mademki bütün ekonomik girişimler ve bir çok kamu hizmetleri Rumlar tarafından ve Rum sermayesi sayesinde gerçekleştirilebilmektedir,  halde ekonomik olarak Türkiye bir Yunan devletidir.’
Osmanlıda basın hayatının canlanması basın ile ilgili düzenlemelerin yapılması ihtiyacını da doğuracaktı. Bu amaçla 1857 yılında Matbaalar Nizamnamesi yayınlandı. Buna göre kitap ve risalelerin yayınlanması Meclisi Maarifin incelenmesinin ardından olacaktı. 1858 yılında ise Ceza Kanununda ise Osmanlı devletinin “menfaatlerini ihlal ve icra kuvvetini temsil edenlerle tebanın aleyhine gazete,kitap vesaire yayınlayanların matbaası geçici veya tamamen kapatılacak” ayrıca elli altın nakit para cezasına çarptırılacaktı. 138.madde ile de Osmanlı topraklarında yaşayan “ bir millet aleyhine gazete veya kitap ve evrak” basanlar hakkında da cezalar belirlenmişti.
Doğrudan basın ile ilgili ilk düzenleme ise Fransız basın kanunun tercümesiyle oluşturulan Matbuat Nizamnamesi oldu. Bu kanuna göre gazete dergi çıkarmak isteyenler Osmanlı vatandaşı ise Maarif Vekaletine, yabancı iseler Hariciye Nezaretine müracaat edeceklerdi. Ruhsatlar ise Matbuat müdürlüğü tarafından verilecekti. Devletin güvenliğini ve asayişini bozacak, suça teşvik eden yayınlar yapan gazeteler geçici veya tamamen kapatılabilecekti.
Tanzimat’tan itibaren basın üzerinde yapılmaya başlanan düzenlemeler Meşrutiyet döneminde de devam etti. Özellikle II.Abdülhamid döneminde yeni bir Matbaalar Nizamnamesi yürürlüğe kondu. Bu nizamname ile  basılacak her şeyin daha iyi kontrol edilmesi amaçlanıyordu. Basın hayatı üzerindeki sıkı kontrol II.Meşrutiyetin ilanından sonra çıkarılan Matbuat Kanunu kalktı ve basın hayatı hızlı bir şekilde canlandı. II.Meşrutiyetin ilk yedi ayında Osmanlı topraklarındaki gazete sayısı 730’a ulaşmıştı. Bu gazetelerden 308’i Türkçe iken Rumca gazetelerin sayısı 109 idi.
Bu yeni ortamda Neologos ve Proodos gibi gazeteler İttihat ve Terakkinin sözcüsü olan Tanin gazetesi ile çok sert tartışmalara gireceklerdi. Dimitraki Tomaidi,Kozmidi,Dimtri Karasavas,Yorgi Ikonomidi dönemin önemli Rum yazarları idi.  Ancak basın serbestliği fazla uzun sürmedi. Kısa süre içinde yapılan yeni düzenlemeler ile basın üzerinde sıkı bir sansür uygulaması tekrar başladı.
Basın hayatının böylesi hareketli olduğu Osmanlı devletinde dergi alanında da önemli  Rumlar oldukça aktifti. Edebiyat,fen,teknik vb alanlarda birçok dergi çıkardılar. 1893 yılında Nikolaki Efendi tarafından çıkarılan Rumca Filolobiki ihu ( Edebiyat Sadası) dergisi bunlardan biriydi. Osmanlı devletinde çıkarılan ilk Çiftçi dergisi de yine Rumca yayınlanmıştı.  Dini konularda ve çocuklara yönelik hazırlanan Rumca dergiler ise Fener Rum Patrikhanesinin gözetiminde çıkarılıyordu.
 Kaynak:
Ali Arslan,Osmanlı’dan Cumhuriyete Rum Basını
Orhan Koloğlu,Osmanlıdan Günümüze Türkiye’de Basın

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: