İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Fener Rum Patriği’nden Ruhban Okulu vurgusu

İstanbul Müftülüğünce Beykoz’daki Hidiv Kasrı’nda düzenlenen iftar programında, İstanbul’daki dini liderler biraraya geldi… Türkiye’deki din alimleri ile ilahiyatçılar arasında devam eden diyalogun dünya çapında özel bir yeri olduğunu aktaran Bartholomeos, “Bu noktada sağlıklı dini bilgilerin toplum için önemine ve bu yönde ilahiyatçıların sahip oldukları donanıma değinmek isteriz. İlahiyatçılar mutlaka layıkıyla eğitim almalı ve aldığı eğitimi gündelik hayatında uygulayarak örnek teşkil etmelidir. Hal böyle iken, bizlerin Ruhban Okulu’nun 1971’den beri kapalı olduğunu, donalımlı ilahiyatçı bulma noktasında tehlikeli bir döneme girdiğimizi hatırlatarak, konunun ciddiyetini vurgulamak isteriz” ifadeledini kullandı.

***
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, “Komşularımızda, İslam ve Orta Doğu coğrafyasında yaşananlar, yıllardır ramazana sevinçle girmemize büyük engel oluyor” dedi.
İstanbul Müftülüğünce Beykoz’daki Hidiv Kasrı’nda düzenlenen iftar programında, İstanbul’daki dini liderler biraraya geldi. Kur’an-ı Kerim okunmasıyla başlayan programda, akşam ezanı Kadıköy Selami Çeşme Camisi müezzini Şükrü Asıleren tarafından okundu. İftarın ardından yapılan duadan sonra konuşan Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez de insanları Adem ile Havva’nın evlatları olarak yaratan, kardeş kılan yüce Allah’a hamd ve senalarını iletti.
Ramazan ayını okula benzeten Görmez, bütün ibadetlerde, dinlerde müminleri bekleyen en büyük sorunun, o ibadetlerin şekil unsurlarına önem verip arkasındaki büyük ruhu, manayı, hikmeti ihmal etmeleri olduğunu söyledi.
Hz. Mevlana’nın kalbin, aklın, nefsin ve ruhun orucundan bahsettiğini vurgulayan Görmez, “Ramazan, dindarlığımızı daha yüksek bir seviyeye çıkarmak, dindarlığımızı her türlü çelişkiden kurtarmak için çok büyük bir muhasebe imkanı sunar. Bu son derece önemlidir. Ramazanımızı bunlarla geçirmeliyiz” diye konuştu.
– “Bugünkü dünyaya hükmeden siyasetler, dünyaya aciz kalıyor”
Küreselleşme olgusuyla birlikte toplumların arasındaki bütün duvarların kalktığını anlatan Mehmet Görmez, bütün din ve kültürlerin komşu olduğunu belirterek şöyle devam etti:
“Bugünkü dünyaya hükmeden siyasetler, dünyaya aciz kalıyor. Bunun için bütün din bilginlerine, din ilim adamlarına, fikir ve düşünce insanlarına daha büyük görevler düşüyor. Son yıllarda her ramazana daha büyük bir hüzünle giriyoruz. Ramazanı sevinçle, iftarı, bayramı huzurla geçiremez olduk. Komşularımızda, İslam ve Orta Doğu coğrafyasında yaşananlar, yıllardır ramazana sevinçle girmemize büyük engel oluyor. Bu konular üzerine tehemmül etmeliyiz. Yeniden tefekkür etmeliyiz. Bugün Bağdat, Kahire, Şam sokaklarında meydana gelen hadiselerin hiç birinin müsebbibi asla dini mübini İslam olamaz. Olsa olsa bütün bunlar, İslam milletlerinin hal hatlarıyla oynanmasından, işgaller, sömürgeler, ırkçılıktır. Oysa dini mübini İslam, bütün bunları tedavi etmek üzere gelen, bütün alemlere gönderilen, bütün alemlere Rabbin gönderdiği, barışı öğreten yüce bir din. Onun için bu ramazan ikliminde bunları konuşmalıyız. Bunların muhasebesini yapmalıyız. Neden bu haldeyiz, bunların üzerinde durmalıyız.”
– “İlahiyatçılar mutlaka layıkıyla eğitim almalı”
Fener Rum Patriği Bartholomeos, daveti nedeniyle İstanbul Müftüsü Doç Dr. Rahmi Yaren’e teşekkür etti.
Bir çok siyasi ve ekonomik çıkar çatışmasının, dinsel ve kültürel farklılıklar ardına saklanmaya çalışıldığını anlatan Bartholomeos, “Tek tanrıya imanı esas alan dinlerin ortak özelliklerinden biri de oruç ve perhizdir. Yapılan sadece bedeni değil, nefsi de terbiye etmeye yönelik, birleştirici, yakınlaştırıcı ve ilahi atmosferiyle kuşatıcı, maneviyatı yükselten, kutsal bir farizedir” diye konuştu.
21. Yüzyılın hiç de hoş olmayan gelişmelerle başladığını belirten Bartholomeos, sevgi ve barışı yaşatmak için sarf edilmesi gereken çabanın da arttığına dikkate çekerek şunları söyledi:
“Sayın Başbakanımız da aynı istikamette, konuşmalarında, tahammül ve hoşgörünün ötesinde, öncelikle saygının önemine temas etmektedir. Bizler din alimleri arasında sürdüre geldiğimiz diyalog yolundaki çabalarımızın yanı sıra, yıllardan beridir her sene ramazan ayında iftarlarda hazır bulunarak, Müslüman kardeşlerimize duyduğumuz saygı ve sevgimizi somut olarak ifade etmekteyiz.”
Türkiye’deki din alimleri ile ilahiyatçılar arasında devam eden diyalogun dünya çapında özel bir yeri olduğunu aktaran Bartholomeos, “Bu noktada sağlıklı dini bilgilerin toplum için önemine ve bu yönde ilahiyatçıların sahip oldukları donanıma değinmek isteriz. İlahiyatçılar mutlaka layıkıyla eğitim almalı ve aldığı eğitimi gündelik hayatında uygulayarak örnek teşkil etmelidir. Hal böyle iken, bizlerin Ruhban Okulu’nun 1971’den beri kapalı olduğunu, donalımlı ilahiyatçı bulma noktasında tehlikeli bir döneme girdiğimizi hatırlatarak, konunun ciddiyetini vurgulamak isteriz” ifadeledini kullandı. Bartholomeos, gelecek yıl tekrar aynı sofrada buluşmanın nasip olmasını dileyerek Ramazan Bayramı’nın barış, kardeşlik ve huzur içerisinde kutlanmasını temenni etti.
İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu ise ramazanda kardeşleriyle birlikte olmaktan duyduğu memnuniyeti belirtti.Orucun çok özel bir ibadet olduğunu aktaran Mutlu, bu akşam hak dinlerin bütün temsilcilerinin ve cemaat liderlerinin rahmet ve bereketi artırmak için birlikte olmasının ramazanın diğer rahmetlerinden birisi olduğunu söyledi. Mutlu, “Bu rahmeti arttıran değerli misafirlerimize ayrı ayrı ‘hoş geldiniz’ demek istiyorum. Kendilerinin de paylaştığı dileklere yürekten katılıyorum. Ramazan ayı ve akabinde gelecek olan bayramın hem ülkemiz hem de dünya için huzura, mutluluğa ve kalıcı barışa vesiye olmasını yürekten temenni ediyorum” ifadelerini kullandı.
İstanbul Müftüsü Doç. Dr. Rahmi Yaran, katılımından dolayı başta Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez ve dini temsilcilere teşekkür etti. Beraberlikten dolayı duyduğu mutluluğu anlatan Yaran, “Rabbim böyle huzurlu akşamları, bütün dünyaya da nasip eylesin” dedi.
Ermeni Katolik Başpiskoposu Ohannes Çolakyan adına konuşan Başpeder Mikail Uçar ise Çolakyan’ın uzun süredir gördüğü tedaviden dolayı, iftara katılamadığını söyledi. Ramazan Bayramına doğru, herkesin ramazanını tebrik eden Uçar, Tanrıdan oruç görevini yerine getirenler için yardım istediklerini ifade etti.
Süryani Katolik Cemaati’nden Korepiskopos Yusuf Sağ da güzel atmosferde Allah’ın adı anıldığı için, biraraya getirenlere teşekkür etti. Sağ, “Bugünkü bu sevginin, bütün dünyaya yayılması dileğiyle, gelecek olan mübarek Kadir Gecesi’nin ve akabindeki Ramazan Bayramı’nın kutlu ve mutlu olması dileklerimi sunarım. Şahsım ve cemaatim adına Ramazan Bayramını kutlarım” ifadelerini kullandı.
Türkiye Ermenileri Patrikhanesi Patrikvekili Başpiskopos Aramya Ateşyan ise patrikhane adına teşekkürlerini iletti. Sevgi masası etrafında biraraya geldiklerini dile getiren Ateşyan, “İşte bu toplum için Tanrı der ki; ‘Siz gerçekten birisini seviyorsunuz. Siz cennete layıksınız. Her şeyi Tanrı üzerine atmayın. Sahip olduğunuz her türlü zenginliğinizi kardeşleriniz ile paylaşın. Ramazan ayında değişik vesilelerle sevgi masalarında biraraya geliyoruz. İşte dünyaya örnek olacak olan budur. Kardeşler bugün birarada. Birlik ve beraberlik ülkemizde hiç bir zaman eksilmesin” diye konuştu.
Süryani Kadim Cemaati’nden Metropolit Yusuf Çetin de anlamlı ve mübarek ramazan akşamında biraraya gelmelerini sağlayan İstanbul Müftülüğü’ne teşekkür etti.
Ramazanın ülkeye, dünyaya ve insanlığa hayırlı olmasını dileyen Çetin, “Barışı, kardeşliği, sevgiyi, bağışlamayı, insanların dini, ırkı, soyu ne olursa olsun, birbirlerini kucaklamalarını temenni ediyorum. Allah tüm İslam aleminin orucunu kabul etsin. Ülkemizin birlik ve beraberliği, huzuru, kalkınması için dua ediyoruz” dedi.
Programa, Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ ve Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış’ın da telgraf gönderdiği bildirildi.

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: