İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Bir Ninos Aho, Gelip Geçti Mezopotamya’dan

Zeynep Tozduman /zeynoege@mynet.com
Aslen, Mardin-Nusaybin /Habab köyünden olan, 1915 soykırımından sonra 24 Nisan 1945’de Suriye / Girkesamo’da doğan Ninos Aho yaşadığımız yüzyılın Süryani şairidir . 16.07.2013’de yakalandığı amansız hastalığı yüzünden  Amerika/Los Angeles’da hayata veda etmiştir. Ninos Aho, yaşamı boyu hep kırık bir hayatın yolcusu oldu. Yaşadığı coğrafyada halkının asimile olmaması için Süryani halkının sorunlarıyla çocuk denilecek yaşta ilgilenmeye başlamıştır.

O, Zeki, cesur ve mücadeleci bir gençti. 1957 yılında kurulan ADO’ya (Asur Demokratik Organizasyonu) 1961 yılında henüz 17’sinde ikinci kuşak ADO’cular olarak katılmıştır.

Daha sonra Şam üniversitesinde Matematik, Fizik ve Kimya (Fen) dallarında başarılarından ötürü burslu öğrenim görmüştür. Eğitimini tamamladıktan sonra Matematik ve Fen hocası olarak Kamışlı’da öğretmen olarak göreve başlar. İşgal altında olan anayurdu için (Türkiye, Suriye, İran, Irak kadar yayılan bölge ) Süryani halkı adına siyasi bir aktivist olarak bütün hayatı boyunca durmaksızın mücadele eder. O, artık sadece bir öğretmen değil, bir Süryani milliyetçisidir.
1970 yılında Almanya/Köln şehrindeki üçüncü dünya kongresine, ADO adına katılır. Amacı  Süryani aktivistleri  bir çatı altında, yani dünya Asurlular Birliği (AUA ) etrafında  toplamaktı. 1974 yılında dünya çapında evrensel bir  ittifak (AUA ile) yapıp, yeni bir tüzük hazırlar,  böylelikle de evrensel bir aktivist olur. Ninos Aho, ADO adına çatı örgütlenmesine katılır. Yaptığı bu çalışmalar Suriye hükumetinin dikkatini çekince baskılar artar,  ya Araplaşacak ya da ülkeyi terk edecekti. Bu baskılara daha fazla dayanamayan Ninos Aho  ailesiyle birlikte Amerika’ya yerleşir. Bundan sonra  sürgünler onun artık  ikinci adresi olur.
2005 yılında Sabri Atman tarafından kurulan Seyfo Center (Süryani Soykırım Araştırma Merkezi)’ın direktörü olarak, 1915 soykırımında halkının yaşadığı acıları, şiirlerinin yanı sıra bir de  aktivist olarak dünyaya duyurur.
2008 yılında O, artık Seyfo Center’ın küresel büyük elçisidir. Ölmek; Bir daha göremeyesiye veda etmektir hayata ve sevdiklerine. Sen ki, yaptıklarınla önder olup ölümsüzleşerek gittin…
Gittin sadece şiirler, şarkılar mı Öksüz kaldı sanırsın? Seyfo Center’da yetim kaldı. Hiç unutmam değerli dostum Sabri Atman’la bir görüşmesinde der ki; ”Amerika’da Ninos Aho, Hollanda’da da Sabri Atman, Türkiye’de de Zeynep Tozduman bu halk için mücadele edenlerden sadece üçüdür.” Egeden gecikmiş bir teşekkürü, sonsuzluğa uğurladığımız o koca yüreğine yolluyorum.
Bize  yaralarını bırakıp gittin koca çınar. Gittin işte…
Anavatanı Turabdin (Süryani mitolojinde ; bu günkü, Mardin, idil, Urfa, Batman, Silopi ve civarı) başta olmak üzere Türkiye’nin demokratikleşmesi
için 2010 yılında da Belçika’daki Avrupa Birliği Sempozyumuna katılır.
Ninos Aho, Sabri Atman, Nuri Kino, Sabri Alkan ile birlikte Belçika parlamentosunda konuşmacı olarak bende vardım. Ninos Aho ile ilk birbirimizi gördüğümüz/dokunduğumuz gün…
Birbirimizi gıyaben tanımanın dışında, aynı düşün yolcuları olarak Türkiye’de ve dünyada barışın tesis edilmesi, bir daha soykırımların yaşanmaması için ortak düşünce sistematiğinde de buluştuk.
Belçika Parlamentosundaki açılış konuşmasını;  Süryani soykırımını anlatan bir şiirinle yapan Şair Ninos Aho’nun en ünlü şiiri ” Aturaya khata brele ” dir ”Bin yıldan sonra doğmuş Süryani ‘’ adlı şiiri parlementoda ayakta alkışlandı. Benim yarım yamalak anladığım bir Süryanice ile Ninos’un sesinden, hüzün kokan bir şiiri damıtıyordu sanki sözcükleri. Şiirlerindeki duygu yükü kadar hisli okuyordu, kendince seçtiği memleket özlemi kokan şiirlerini . Ninos Aho, bu gün Süryani halkı tarafından bilinen şiirlerinin yanı sıra   şarkı sözlerinin de  sahibidir.
Evli ve dört çocuk babası olan Ninos Aho, Geçtiğimiz yıl ; Acılarla yoğrulan bir halkın evladı olması yetmezmiş gibi bir de 29 yaşındaki oğlu Delmon’u kaybeder. Kansere değilse de evlat acısına yüreği ancak bir yıl dayanabildi.
Bir kalem kırıldı, şiirler yetim kaldı her dilde… Ninos Aho gibi yaşarken halkı için direnenlerin öyküsünü yazmak en zor şeydi benim için. Çünkü ne anlatırsam anlatayım biliyorum ki, hep bir şeyler eksik kalacaktı ona dair. Hayattayken sürekli direnen koca çınar ,10 yıldır yakalandığı kanser hastalığına en sonunda yenik düştü. Seni asla unutmayacağız barışın elçisi. Soykırımların şiirini yazan büyük ozan, yaşamı boyunca tüm ezilen halkların gönüllü savaşçılığını da yapmıştır.
Mezopotamya halkları seni asla unutmayacak, ışığın çocuğu. Başta Süryani halkı ve tüm ezilen/ Soykırım yaşayan halkların başı sağ olsun.
Süryani halkı için bir ömür harcayan koca ozanı şimdi şiirleriyle yolculamak ne acıdır. Işıklar yoldaşın olsun Ninos Aho.
Güle güle Mezopotamya’nın yiğit oğlu.
ZEYNEP TOZDUMAN

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: