İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Asuriler konferansa hazırlanıyor

Brüksel’de yapılacak Halkların Demokrasi ve Barış Konferansı’nın bileşenlerinden biri de Avrupa’da yaşayan Asuri-Süryani kurumları. Almanya ve Orta Avrupa Asuri Federasyonu Başkanı Sabo Akgül, Asuri-Süryani halkının geçmişte karşılaştığı haksızlıkların gündeme gelmesi; halklar arası kardeşlik ve barış köprüsünün kurulmasında konferansı önemli bir platform olarak değerlendiriyor. Sabo Akgül, yeni tanımlar yaparken, geçmişin unutulmaması gerektiğini dile getiriyor. Her zaman barıştan yana olduklarını belirten Sabo Akgül, ancak barışın salt ‘bin senelik Türk-Kürt Sünni kardeşliği’ temelinde gerçek bir barış olamayacağını da açık ve net bir dille ifade etti.

***
Halkların Demokrasi ve Barış Konferansı’na hazırlanan Asuri-Süryaniler, konferansın bir bileşeni olarak hem kaygılarını hem de beklentilerini dile getireceklerini belirterek, Öcalan’ın siyasette esnek ama ilkelerden taviz vermez liderliğine dikkat çekti.
Brüksel’de yapılacak Halkların Demokrasi ve Barış Konferansı’nın bileşenlerinden biri de Avrupa’da yaşayan Asuri-Süryani kurumları. Almanya ve Orta Avrupa Asuri Federasyonu Başkanı Sabo Akgül, Asuri-Süryani halkının geçmişte karşılaştığı haksızlıkların gündeme gelmesi; halklar arası kardeşlik ve barış köprüsünün kurulmasında konferansı önemli bir platform olarak değerlendiriyor. Sabo Akgül, yeni tanımlar yaparken, geçmişin unutulmaması gerektiğini dile getiriyor.
Her zaman barıştan yana olduklarını belirten Sabo Akgül, ancak barışın salt ‘bin senelik Türk-Kürt Sünni kardeşliği’ temelinde gerçek bir barış olamayacağını da açık ve net bir dille ifade etti. Sünni ümmetçiliği temelinde tesis edilmeye çalışılan Türk-Kürt İslam kardeşliğininin gayri müslimlere, Hıristiyanlara ve Asuri-Süryani halkına karşı müşterek nefret ve saldırganlığından kaynaklanan toplumsal yaraların ve çok acılı tecrübelerin olduğunu anımsatan Akgül, bunun örneklerini sıraladı.
Kürtlerden yeteri destek alınmadı
Midyat’ta Mor Gabriel Manastırı, Nusaybin’de Mor Evgin Manastırı ve bölgede Asurilere ait çeşitli mülklerin gasp edildiğini belirten Sabo Akgül, halen de gasp edilen bu yerlerin gerçek sahiplerine verilmesi konusunda Kürtlerden yeterince destek alamadıklarını vurguladı. Akgül “Bu konularlarda hem devlet hem de Kürtler nezdinde yıllarca verdiğimiz uğraşa rağmen şimdiye kadar gaspedilmiş hiçbir mal-mülk geri verilmemiştir, hiçbir suçlu cezalandırılmamış ve failleri meçhul veya belli katillerden hiç hesap sorulmamıştır” dedi.
Barış sürecine şepheyle bakmakla birlikte, gerçek barışın tesisi için tarihi bir fırsat olması umudumuyla desteklediklerini vurgulayan Akgül, Öcalan’ın 21 Mart çağrısının, olumlu ve doğru uygulanması halinde Anadolu ve Mezopotamya’da yaşayan bütün halkların özgür ve eşit bir şekilde yaşamasını öngören bir manifesto niteliğinde olduğunu söyledi. Öcalan’nın siyasette esnek ama ilkelerinden asla taviz vermez bir lider olduğunu bildiklerini kaydeden Akgül, şunları söyledi: “Dolayısıyla Newroz’da yaptığı tarihi çağrıdaki dikkatimizi olumsuz çeken bazı değinmeleri, siyasette gerektiğinde esnek olmanın bir gerekçesi olarak algılıyoruz. Ülkemizden sürülüp yurtdışında yaşamak zorunda bırakılan biz Asuri-Süryaniler olarak, onlarca yıldır Türkiyede yaşanan bütün toplumsal acıları bizler de yaşadık. Ülkemizde yaşanan anti-demokratik uygulamar, ötekileştirilmiş azınlıklara, Alevilere ve emekçilere yönelik saldırılar, katliamlar bizleri de olumsuz etkiledi ve etkilemektedir. Değişik uluslardan ve inançlardan halklarımızın eşit, özgür ve kardeşçe birarada yaşayabileceği, ulusal, kültürel, demokratik hak ve özgürlüklerin anayasal bir güvenceyle sağlandığı, ifade-örgütlenme hakkının korunduğu, dışarıda veya gözaltında faili mechul ve belli kayıpların yaşanmadığı, silahların sustuğu, kanımızın dökülmediği bir Türkiye bizim de özlemimizdir. Bu anlamda onurlu ve kalıcı bir barışın sağlanması için savaş halindeki tarafların politik çözüm arayışıyla görüşmelere başlamasını, demokratik bir Türkiye’nin oluşumu için olumlu bir başlangıç olarak görüyoruz. Bu süreci, Türkiye’de yaşayan tüm halklara ve bölgedeki etnik ve dini azınlıklara gerçek bir barış getirebilmesi için daha demokratik, daha özgürlükçü bir temelde destekliyoruz.”
Anayasal talepler
Sabo Akgül, Asurilerin beklentilerini şöyle sıraladı:
– Kürt sorununda eşit haklar temelinde kalıcı, demokratik çözüm esas alınmalıdır. Anadilde eğitim hakkının Türkiye‘deki bütün diller için güvenceye alınması ve kendisini yönetebilmesi sağlanmalıdır. Türklerin sahip olduğu bütün haklar, Kürtlere ve diğer halklara de tanınmalıdır.
– Devletin dine, dinin devlete karışmadığı gerçek bir laiklık sağlanmalıdır. Devlet, bütün inançlara tarafsız ve eşit yaklaşmalı, bu çerçevede Aleviler, Hıristiyanlar, Êzîdîler, Yahudiler olmak üzere bütün inançlara gerçek bir vicdani inanç özgürlüğü sağlanmalıdır.
– Türkiye’nin özellikle yakın tarihiyle yüzleşmesi, Türk ve Kürt halklarının 1915’te Osmanlı İmparatorluğu’nda yaşayan Ermeni ve Asuri-Süryani Hıristiyan halklara yapılan soykırımı kabul edip tanımaları ve ortak işledikleri cinayetlerinden dolayı Hıristiyan halklardan özür dilemeleri.
– Türkiye Cumhuriyeti, tarihi çarpıtarak Ermeni ve Asurileri ihanetçi gösteren, onlara karşı ırkçı ve nefret dolu öğretimini okul kitaplarından derhal çıkarmalıdır.
– Türkiye Cumhuriyeti, okul ders kitaplarına tarihi çarpıtarak işlediği Ermeni ve Asurileri ihanetçi gösteren, onlara karşı ırkcı ve nefret dolu öğretimini, okul kitaplarından derhal çıkarılmalıdır.
– Türkiye, Suriye’deki uluslararası hukuka aykırı saldırgan politikalarından ve Suriye’de İslamcı teröristleri desteklemekten vazgeçmesi gerekir.
– Suriye Kürtlerinin İslamcı teröristlerin cephesine geçmesi; bu kirli oyunda yer almaması gerekir. n BRÜKSEL
CÎK: Çok önemsiyoruz
Kürdistan İslam Toplumu (CÎK) Temsilcisi Mele Eşref Budan, Brüksel’de yapılacak ‘Halkların Demokrasi ve Barış Konferansı’nı çok önemsediklerini belirterek, “Bu nedenle halkımızın bu tarihi ve ciddi çalışmasını önemsiyor ve elimizden gelen her türlü çabayı sarf etme sözünü veriyoruz” dedi. Budan, şunları söyledi: “Şehitlerimize verilmiş sözümüz var. İnancımıza göre sözünde durmak erdemlilik ve dürüstlüktür. Bir halkın yükünü hafifletmek için herkesin ve her kesimin bu yükü biraz omuzlaması gerekiyor. Bugün emek sarfetmeyenlerin yarın konuşma ve değerlendirme hakkı olmaz. Biz hareket olarak şimdiden bu konferansın halkımızın özgürlüğüne hizmet etmesini temenni ediyor ve bütün bileşenlere ve katılımcılara şimdiden başarılar diliyoruz.”

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: