İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

TYB 2013 Düşünce ve İfade Özgürlüğü Ödülleri Törenine Mesaj

Ragıp Zarakolu
Değerli meslektaşlarım ve misafirler. Bir Konferans programı nedeniyle aranızda olmadığım için üzgünüm. Türkiye Yayıncılar Birliği olarak yazarlarımızın yazma ve yaratma, yayıncılarımızın yayma, halkımızın bilgi edinme ve okuma özgürlüklerine getirilen her türlü kısıtlamanın kaldırılmasından yanayız. Toplumun genel beklentisi ve talebi de basın-yayın alanında ifade özgürlüğüne yönelik kısıtlamaların kaldırılması, yasalarda gerekli demokratik düzenlemelerin yapılması doğrultusunda. Türkiye Yayıncılar Birliği her yıl düşünce ve ifade özgürlüğü için mücadele eden yazar ve yayıncılara bu haklı mücadelelerinde yanlarında olduğumuzu belirtmek, kamuoyunun dikkatini bu mücadeleye çekmek, düşünce ve ifade özgürlüğünün önünü tıkayan yasalarda gerekli değişiklik ve düzenlemelerin acilen yapılması talebini vurgulamak amacıyla “Düşünce ve İfade Özgürlüğü Ödülü” veriyor.

Bu yılki Düşünce ve İfade Özgürlüğü Ödülleri, yazıları ve kitapları nedeniyle çeşitli cezalara çarptırılan ve yargılanmaları süren yazarlar adına Ahmet Altan’a, ya¬yınladığı kitapları toplatılan ve yargılanan tüm yayıncıları temsilen Aram Yayınları Yayın Koordinatörü Gökhan Bulut’a, ağır ekonomik ve siyasal koşullar altında mesleklerini inatla sürdüren kitapçılarımızı temsilen İstanbul, Bebek’teki Türkü Kitabevi’nde kesintisiz 41 yıldır kitapçılık mesleğini sürdüren Nuran Sivri’ye ve-riliyor. Bu yıl ayrıca ülkemizde düşünce ve ifade özgürlüğü önündeki hukuki en¬gelleri aşmak için yıllardır emek veren birikimli avukat Fikret İlkiz’e Düşünce ve İfade Özgürlüğü Onur Ödülü veriyoruz.
Bu yılki raporumuz oldukça kapsamlı. Bunun nedeni de, son yıllarda kitaba, yazara, her türlü yayına karşı saygısızlığın artması, oto sansürün dayatılması. Onlarca yıl boyunca birikerek 20 bine ulaşan yasak yayınlar listesinden geçen yıl 600 kadarının serbest kalması, 3. ve 4. Reform paketi ile önemli sayıda davanın düşmesi elbette geçen yılın olumlu gelişmelerinden, ama yeterli değil.
Önceki gün Özgür Radyo kurucusu, BİA yazarı Füsun Erdoğan Hakkında Ağır Ceza Mahkemesi, terör örgütü yöneticisi olma iddiası ile hakkında ağırlaştırılmış müebbed cezası istendi. Radyo yayınları nedeniyle daha önce hakkında verilen hapis cezaları nedeniyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde 2 kez TC’yi mahkum ettirip tazminat alan Füsun Demirel , Strasburg’daki son davasını da, 2006’dan beri TMK ye dayanarak haksız tutukluluğu nedeniyle geçen ay kazandı. TC savunmanı “dostane çözüm” ile tazminat pazarlığı yapmakla meşgul.
2006 yılında TYB ile birlikte diğer yazar ve basın kurumları TMK da yapılan değişiklikler konusunda Hükümeti uyarmıştı. Ne yazık ki bu uyarılarımızda haklı çıktık. Somut delillere, eylemliliklere dayanmayan, sadece “kanaat” üzerinden bir çok yazar, gazeteci, öğrenci, akademisyen salt düşünceleri, açıklamaları, yazıları veya gösteri yapma, protesto, yada örgütlenme haklarını kullandıkları halde, TMK ya dayanarak uzun süreler boyunca tutuklu olarak hapiste kalmaktadır.
Radyo Yayıncısı Füsun Erdoğan, 2006 yılından beri bu nedenle hapiste tutulmakta ve bu bütün dünya yayıncılarının protestolarına neden olmakta. Belki Füsun Erdoğan ve diğerleri üzerinde 2006 yılında TMK nın ilk denemesinin yapılmasına karşı medyada ve kamuoyunda ciddi bir tepki yükselseydi, haksız uygulamalar ve TMK nın muhalif düşünceleri engellemek amacıyla suiistimal edilmsei bugünkü boyutlara ulaşmazdı.
Geçtiğimiz yıl, Tutuklu Gazetecilerle Dayanışma Platformu (TGDP) sözcüsü Necati Abay, yine “kanaat” üzerinden ağır bir hapis cezasına çarptırılmış ve sürgüne gitmek zorunda bırakılmıştır.
Türkiye genelinde A. Dursun Yıldız, Ayşe Berktay, Aziz Tunç, Bahar Kurt,Cengiz Kapmaz, Cihan Deniz Zarakolu, Davut Akgül, Doğu Perinçek, Edip Yalçınkaya, Ergün Poyraz, Erol Zavar, Hamit Dilbahar, Hanefi Avcı, Hatip Dicle, Mehmet Güler, Mehmet Perinçek, Muharrem Erbey, Mustafa Balbay, Şükrü Sak, Tacettin Karagöz, Tuncay Özkan, Veli Ozan, Yalçın Erol, Yalçın Haftçı, Yalçın Küçük, Yüksel Genç, Zeki Bayhan gibi çok sayıda yazar, şair, çevirmen ve yayıncı TMK a dayanan suçlamalarla tutuklu bulunuyor.
At izi it izine karışmıştır. TMK farklı düşünenleri ve muhalifleri cezalandırma aracı olarak suiistimal edilmektedir. Buna artık bir son verilmesinin zamanı çoktan gelmiş ve geçmektedir.
TMK ve TCK 301 madde gibi suiistimal edilen düzenlemelere artık biran önce son verilmelidir. “Suç ve suçluyu övme”, “sürmekte olan davayı” etkileme gibi acaipliklere son verilmelidir.
Raporumuzdaki anabaşlıklar şöyledir;
Kitaplarla İlgili Davalar, Soruşturmalar ve Toplatma Kararları
Beraat Yerine Erteleme
Yasaklar Kalktıktan Sonra da Yasak
Hollanda’dan Gelen Kitaplara “Bandrolsüz” Davası
Basılmadan Toplatma Kararı
Yazarlara Açılan Diğer Davalar
Karikatürlere Açılan Davalar
Yayınlara Sansür, Yasaklama ve Soruşturmalar
Hapishanelerde Yayın Yasakları
Eğitim-Öğretim Kurumlarında Kitap Sansürleri ve Soruşturmalar
Kitapların Suç Delili Sayılması
Tutuklu yazar, şair, çevirmen ve yayıncılar
Basına Yönelik Baskılar
Gazetecilere Açılan Davalar
Gazetecilerin İşten Çıkarılması
İnternette Yayınlama Üzerindeki Baskılar
Yasa Değişiklikleri
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Kararları
Uluslararası Kuruluşların Raporları
Raporumuzdan bu konuları daha ayrıntılı olarak izlemeniz mümkün.
Gelecek yılkı raporumuza dek, fikirleri nedeniyle ve temel haklarını kullandıkları için cezaevinde tutulan tüm tutsakların sebest kalması ve bu nedenlerle kimsenin hapse girmemesi dileği ile…
RZ

Pam [szarakolu@yahoo.com]

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: