İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Avrupa ve Avrasya Birliği arasında kalan Ermenistan

M.Fatih Öztarsu
Artık muhalefet Rusya’nın koruyuculuğunda bulunan bir Ermenistan görmek istemiyor. Esasen bunu iktidar da istemiyor. Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu’nun göreve gelişiyle sıklaşan askerî ziyaretler ve Gümrü’deki askerî üsse sağlanan teçhizatlar her ne kadar bu ülkeyi koruma misyonuyla açıklansa da bağımsızlığından bu yana her türlü baskıdan bunalan Ermenistan’da açık bir tepki doğuyor. Bu tepkileri dizginlemek için güvenlik ve ekonomik alanlarda “daha bağımsız Ermenistan” söylemleri öne çıkıyor.

***
Dünyanın tüm dikkatini Suriye’ye yoğunlaştırdığı süreç içerisinde Rusya, Kafkasya’daki faaliyet alanını genişletmeye ve etkinliğini artırmaya devam ediyor.
Özellikle ekonomi ve askerî alanlarda daha hırslı ve daha hızlı hareket eden Rusya’nın bölgede İran dahil olmak üzere kendisine ortak veya rakip olabilecek hiçbir güç istemediği de açıkça görülüyor. Şimdiye kadar varlığı önemsenmeyen ve muhtemel etkileri görmezden gelinen Avrasya Birliği’ni tesis etme girişimini kendi siyasî yöntemleriyle devam ettiren Rusya, Ermenistan yoluyla Kafkasya’da daha farklı bir baskın politika izliyor.
Avrupa Birliği ve Rusya’nın Gümrük Birliği arasında kalan, iki tarafla da etkin diyalog oluşturamayan ve bu yüzden ekonomik alanda çeşitli sorunlarla karşılaşan Ermenistan, Rusya’nın hem işbirliği teklifiyle hem de ekonomik tehditleriyle karşı karşıya. Bu bağlamda, Gümrük Birliği’nin bir parçası olan Belarus’un Ermenistan’la yakınlaşmasının sağlanması Moskova’nın iyi niyetli bir yönlendirmesi olarak görülse de arka planda ciddi bir baskı uygulandığı da gözlemlenmektedir. Geçtiğimiz haftalarda Belarus Cumhurbaşkanı Aleksander Lukaşenko’nun Erivan’a gerçekleştirdiği ziyarette Ermenistan’ın ekonomik gelişimi ve enerji potansiyeline duyduğu hayranlığı dile getirmesi Ermeni siyasileri oldukça şaşırttı. Erivan’ın güvenlik, ekonomi ve enerji alanlarında ciddi bir altyapıya sahip olduğunu ve ekonomik anlamda Belarus’un vazgeçilmez ortaklarından olacağını belirten Lukaşenko, atom enerjisi konusunda da Ermeni uzmanların kendilerine yardım etmeleri ricasında bulundu. Belarus’un Ermenistan’ı örnek alarak ilerleyebileceğini belirten Lukaşenko’nun ziyaretinin esas sebebi birkaç gün sonra Başbakan Tigran Sarkisyan’ın ağzından kaçacaktı. Mayıs ayı başlarında Ermenistan’a satılan Rus gazına yüzde 60 oranında zam yapılacağını duyuran Erivan yönetimi, muhalefet partilerinin ciddi tepkisiyle karşılaştı. Taşnaksutyun başta olmak üzere Ermeni Ulusal Kongresi de çeşitli gösterilerle bu fiyat artışını protesto etti. Bu protestolar vesilesiyle Rusya’ya olan her türlü bağımlılık sert bir şekilde eleştirildi. Yetkililer, konunun Rusya’nın inisiyatifinde olduğunu, gerekli görüşmelerin yapılacağını ve gerekirse fakir aileler için yüzde 30’luk ek desteğin sağlanabileceğini belirtti. Doğalgaz krizine çözüm arayan Erivan, İran’ın bu konuda yardımcı olabileceğini ve iki ülke arasındaki enerji hatlarının zor zamanlar için son derece kullanışlı olduğunu açıkladı. İran’dan alınacak doğalgaza karşılık olarak bu ülkeye elektrik vererek bir “takas diplomasisi” oluşturmaya niyetlenen hükümet yetkilileri kısa süre sonra bunun kesinlikle Rusya’ya alternatif olarak düşünülmediğini ve Rusya’dan İran konusunda bir baskı görülmediğini söyledi. Elektriğe de yüzde 30’luk zam yapılacağının duyurulması üzerine harekete geçen muhalefet partileri, dış politikanın iflas ettiğini ve hükümetin protesto edilmesi gerektiğini duyurdu. Miras Partisi’nden Zaruhi Postanjyan, ülke şerefinin kurtarılması için Ermenistan topraklarında bulunan Rus Askerî Üssü’nün paralı hale getirilmesi ve bu ülkeye karşı ciddi bir tavır sergilenmesi gerektiğini belirtti. Yaşanan enerji kriziyle ilgili konuşan Başbakan Tigran Sarkisyan, Rusya’nın Ermenistan’a gaz ihracatında yüzde 30’luk vergi uyguladığını, bunun Gümrük Birliği’nde bulunan Belarus’a uygulanmadığını açıkladı. Ermenistan’ın karşılaştığı doğalgaz sıkıntısının esas sebebinin Ermenistan’ın Gümrük Birliği’ne katılmayışı olduğunu söyleyen Sarkisyan, uluslararası camianın Ermenistan’a bu kararından dolayı sahip çıkması gerektiğini ifade etti.
Artık muhalefet Rusya’nın koruyuculuğunda bulunan bir Ermenistan görmek istemiyor. Esasen bunu iktidar da istemiyor. Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu’nun göreve gelişiyle sıklaşan askerî ziyaretler ve Gümrü’deki askerî üsse sağlanan teçhizatlar her ne kadar bu ülkeyi koruma misyonuyla açıklansa da bağımsızlığından bu yana her türlü baskıdan bunalan Ermenistan’da açık bir tepki doğuyor. Bu tepkileri dizginlemek için güvenlik ve ekonomik alanlarda “daha bağımsız Ermenistan” söylemleri öne çıkıyor. Rusya’nın Ermenistan’a yeni atadığı büyükelçi Ivan Volinkin’in görev süresince nasıl bir bölge siyaseti izleyeceği belli olurken Ermenistan’da gelişen muhalif hareketlenmelerin nasıl tavır sergileyeceği önümüzdeki süreçte izlenebilir. Muhalefetin tek sorununun kitleleri harekete geçirmek olduğu Ermenistan’da, yaşanan siyasî krizler imkânsız olanı mümkün hale getiriyor ve muhalefet Rusya karşıtlığında ortak paydada buluşuyor.
mehmetfatihoztarsu@hotmail.com
Zaman

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: