İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Osmanlı’da fotoğrafçılık sanatı Ermenilerin elinde bulunmuştur

Osmanlı’da fotoğrafçılık sanatı, Ermenilerin elinde bulunmuştur. Sadece, korunmuş olan fotoğraflar ve çeşitli tarihi gerçekler değil, bunları toplamış olan şarkiyatçı Hasmik Stepanyan’ın, “Osmanlı İmparatorluğu’nda Ermenilerin Katkıları” adlı monolojisi ve fotoğrafçı Vahan Koçar’ın,“Ermeni Fotoğrafçılar” kitabı da bunu kanıtlamakta. Tarihi gerçeklere göre, Ermeniler, padişahların favori fotoğrafçıları olarak Osmanlı Hanedanı’nın yakın ve güvenilir adamları olmuşlardır.

Adülaziz’in bir dizi fotoğrafını çekmiş olan Abdullahyan biraderler (Abdullah Frères), saray fotoğrafçısı ünvanını kazanmıştır. Alman İmparatoru’nun annesi olan imparatoriçe Avgustina, Sultan Abdülaziz’in potresini ister. Bu iş, önce, Fransız fotoğrafçı Derain’e önerilir. Ancak, Fransız fotoğrafçının eseri, kraliçenin hoşuna gitmez. Sultan da bu resmi beğenmez. Hasmik Stepanyan’ın monolojisinde belirtildiği gibi, sultanın bir veziri, Ermenilerin Fransızlardan daha iyi fotoğrafçı olduğunu söyleyip, Ermenileri denemeyi teklif eder. Ve gerçekten de Ermenilerin çektiği fotoğraf, kraliçenin çok hoşuna gider.
Abdullahyanlar, Sultan Abdülaziz, Sultan Abdülmecit ve hatta zalim bir padişah olan II. Abdülhamit’in fotoğraflarını çekmiştir. Abdülhamit, Abdullahyanların sanatını o denli beğenir ki, tahta çıkınca, Abdullahyan biraderlere, saray fotoğrafçısı unvanını verir. Abdullahyan biraderler, padişahların ne yeyip içtiğini, ne gibi hediyeler aldığını bile herkesten daha iyi bilirlerdi. Abdullahyanlar, saray fotoğrafçıları olarak, onbir madalyayla taltif edilmiştir.
Bütün Osmanlı eliti, fotoğraflarını, Abdullahyan biraderler sayesinde tarihe bırakmıştır. Abdullahyanlar, kraliçe, prenses, Türk paşa, komutan ve kimi esnafın fotoğraflarını çekmiştir. Bunların yayımlanmasının önemli olduğunu anlayan devlet, kopyaları için büyük miktarda para harcamıştır.
Osmanlı İmparatorluğu’nun Ermeni fotoğrafçıları olan Abdullahyanlar, Febüsler, Sepahların çektiği kareler, günümüz Türkiye’sinde, metroların, tanınmış lokanta ve kafelerin duvarlarındadır. Bu resimlerde, farklı manzaralar, çeşitli milliyetlere ait insanlar ve eski Konstantinopolis var.
Fransız sanatı, Osmanlı’ya girer girmez, Ermenilerin eline geçer. Batı Ermenistan bölgelerinde 300 adet Ermeni fotoğrafhanesi bulunmuştur. İstanbul’daki Ermeni fotoğrafhaneleri ise, Konstatinopolis’in en Avrupai semti olan Pera’da idi.
Fotoğrafçı Vahan Koçar’ın aktardığına göre, fotoğrafçı atölyesi o denli büyüktü ki bir görülecek yerine dönüşmüştür.
İstanbul’u ziyaret eden diplomatlar, hanedan ve prens ailelerinin fertleri, Abdullahyanların atölyesinde fotoğraf çektirmeyi büyük bir şeref sayardı. Abdullahyan biraderlerin fotoğrafçılığı o kadar meşhurdu ki, Mısır’ın Tevfik Paşa’sı, onları Mısır’a davet edip, oradaki fotoğrafçılığı geliştirmeyi önermiştir.
Vahan Koçar, “Dört Abdullahyan biraderi, kartvizitleri olan bir damgaya sahipti. Hatta, bu kartvizitlerde onların adresi de bulunmaktaydı” şeklinde bilgiler vermektedir.
Abdullahyan biraderler, kazanç sağlamak için, İstanbul’a gelen turistlere hatıra olarak, Abdülaziz’in fotoğraflarını satmaya başlar. Fakat, Bab’ı Ali’nin iznini almadan böyle bir işe giriştikleri için, sultan, fotoğrafhanelerini lağvedip, onları cezalandırır. Abdullahyan biraderler iflas eder. Fakat sarayda, Abdullahyanların yerine getirilenler, yine, Ermenilerden başkası değildir. Fotoğrafçılık işi, Ermeni asıllı Sepahlara verilir.
Abdullahyanlar, Türk sanat tarihinde, Abdullah biraderler olarak tanıtılmaktadır. Türk yöneticileri, onların Ermeni asıllı olduğunu kasten saklamaya çalışmıştır. Ancak, şarkiyatçı Hasmik Stepanyan’ın “Osmanlı İmparatorluğu’na Ermenilerin Katkıları” adlı monolojisi ve fotoğrafçı Vahan Koçar’ın “Ermeni Fotoğrafçılar” kitabı, bu gerçeği ortaya çıkarmaktadır. Hasmik Stepanyan’ın kitabının Türkçesi de yakında yayınlanacaktır.
Bugünkü Türkiye’de de ünlülerin en iyi fotoğrafçısı, İstanbullu Ermeni olan Ara Gıüler’dir. Geçenlerde Türkiye başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’la İstanbullu Ermeni Ara Güler’in fotoğrafı, Anadolu Haber Ajansı tarafından, “Yılın Fotoğrafı” seçilmiştir. Bu fotoğrafta, Recep Tayyip Erdoğan, Güler’in resmini çekmektedir. Ara Güler’in fotoğraf atölyesi de Abdullahyanların fotoğrafhanesinin bulunduğu, Pera’da bulunmaktadır.
Abdullahyanlar, Febüsler ve Sepahlar, çektikleri fotoğraflar aracılığı ile, bütün Osmanlı İmparatorluğu’nu dünyaya tanıtmışlardır. Osmanlı’yı dünyaya tanıtan esas kartvizit, onların fotoğrafları olmuştur.
Makale, Ermenistan Toplum Radyosu tarafından hazırlanmıştır.
Türkçeye çeviren: Meline Anumyan
Akunq.net

kunq.net/tr/?p=23632

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: