İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Hristiyanlar ‘’Çözüm Sürecinin’’ Neresinde?

İhsan Özbek

Sosyal medyayı izlediğiniz zaman Hıristiyanlar’ın Türkiye’deki Kürt sorununun çözüm sürecine ilişkin büyük farklılıklar gösteren tepkiler görürsünüz. Bu farklılıklar 3 temel başlıkta toplanabilir:
1-) ‘’Çözüm Süreci’’ ne karşı olanlar. Laikliği Hıristiyanlar için bir sigorta, güvence olarak değerlendirip muhafazakarlığın ve İslami yaşam biçiminin Türkiye’de daha fazla olmasının bir tehlikeli olduğunu düşünmektedirler. Bu, daha çok ‘’azınlık’’ olma güdüsüyle yapılan bir karşı çıkıştır.Bu noktada değerlendirilen bir başka karşı tutum da ‘’Ulusalcı’’ eğilimden gelmektedir. Hristiyanlar arasında sayıca az olsalar da sesleri güçlü çıkan bir eğilim ulusalcılıktır.
2-) ‘’Çözüm Sürecine’’ bulaşmak istemeyenler.
3-) ‘’Çözüm Süreci’’ ni destekleyenler. Hristiyanlar yalnızca siyasal görüşleri nedeniyle değil, inançları gereği de Türk ve Kürt toplumları arasında olabilecek en küçük barış umudunu bile desteklemelidirler. Bizim Rabbimiz İsa Mesih’in bir unvanı da ‘’Barış Prensi’’dir. (Yşa 9:6). (Bizim laikçi aslanları nerede acaba? HYETERT)

***

 Sosyal medyayı izlediğiniz zaman Hristiyanlar’ın Türkiye’deki Kürt sorununun çözüm sürecine ilişkin büyük farklılıklar gösteren tepkiler görürsünüz.
Bu farklılıklar 3 temel başlıkta toplanabilir:
1-) ‘’Çözüm Süreci’’ ne karşı olanlar
Temel olarak İslamcı hükümetin icraatına kuşku ile bakan kişiler bunların arasındadır. AK Parti hükümetinin on yıllık yönetimi sonucunda Türkiye toplumunun giderek daha fazla muhafazakarlaştığını görmektedirler. Laikliği Hıristiyanlar için bir sigorta, güvence olarak değerlendirip muhafazakarlığın ve İslami yaşam biçiminin Türkiye’de daha fazla olmasının bir tehlikeli olduğunu düşünmektedirler. Bu, daha çok ‘’azınlık’’ olma güdüsüyle yapılan bir karşı çıkıştır.
Bu noktada değerlendirilen bir başka karşı tutum da ‘’Ulusalcı’’ eğilimden gelmektedir. Hristiyanlar arasında sayıca az olsalar da sesleri güçlü çıkan bir eğilim ulusalcılıktır. Kemalist, üniteryen, laik vb. vurgularla Kürt sorununun güvenlikçi bir bakış açısıyla çözülmesini gerekli bulmaktadırlar.
2-) ‘’Çözüm Sürecine’’ bulaşmak istemeyenler.
Azınlık mantığının en doğal sonucu olarak bir grup, herhangi bir biçimde siyasal tavır almaktan kaçınanlardan oluşmaktadır. Genellikle diğer Hıristiyanlar’a politikadan uzak durmaları gerektiğini vaaz ederler. Bu süreçte bir biçimde yer almanın sonuçta Hıristiyanlar’a olumsuz sonuçlar doğuracağını düşünürler. Tarih Hristiyanların bu ülkede çektiği sıkıntılarla doludur. Azınlıklar da hep kendilerini zulme karşı korumanın yollarını aramışlardır. Şimdi en emin yol, onlara göre, sürece karışmamaktır.
 3-) ‘’Çözüm Süreci’’ ni destekleyenler.
Sosyal medyada bu grubun da sesi çok fazla çıkmaz. Kimi zaman sürecin yürümekte oluşu, kimi zaman gereksiz tartışmalardan uzak surma arzusu bu suskunluğa neden olmaktadır. Bu satırların yazarı Hıristiyanlar’ın çözüm sürecinde daha aktif yer alması gerektiğini düşünmektedir. Bu görüşü gerekçelendirmek için şu noktalara bakılmalıdır.
(a)- Kürtler çok uzun yıllar çeşitli ülkelerde ve Türkiye’de sıkıntılar çekmektedir. Varlıklarının inkarı, dillerinin yasaklanması, yoksulluk ve şiddeti savunan politikaların altında şiddete maruz kalmak bu sıkıntılara örnektir.
(b)- Hristiyanlar ‘’komşularını kendileri gibi sevmek’’ durumundadırlar (Mat. 22:39). Kürt olmayan Hristiyanlar için Kürtler ‘’komşuları’’dır. Bunun da ötesinde herhangi bir sebeple Kürtlerle olumsuz deneyimler yaşamış olsanız bile ‘’Düşmanı sev, sana zulmedenler için iyilik dile’’ ayetini anımsamak gerekir (Mat 5:44). Kaldı ki, Kürtler bu toprakların diğer halkları ve azınlıkları gibi bizlerle de birçok alanda ortak kaderi paylaşmış ve paylaşmaktadır.
(c)- Efesliler 2. Bölüm  gibi Kutsal Kitap metinleri bize şiddet içeren ve şiddete maruz kalan toplumların karşılıklı bağışlama ve barış sürecine girebileceğini söyler. Galatyalılar 3:28 ayeti uzlaşmaz görünenlerin Mesih’te bir olduğunu yazar.
Hristiyanlar yalnızca siyasal görüşleri nedeniyle değil, inançları gereği de Türk ve Kürt toplumları arasında olabilecek en küçük barış umudunu bile desteklemelidirler. Bizim Rabbimiz İsa Mesih’in bir unvanı da ‘’Barış Prensi’’dir. (Yşa 9:6).
Barış sürecinin zorlukları, sorunları ve sürece ilişkin kaygılar hakkında yazmaya devam edeceğim.

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: