İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Van-Erivan-Van Uçak Seferi ve Türkiye-Azerbaycan İlişkilerinin Geleceği

Azerbaycan resmilerinin açıklamaları temkinli olsa da, Van-Erivan uçak seferlerinin başlaması halinde ciddi bir kırılma noktasının yaşanacağı muhtemeldir.Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bu güne kadar Azerbaycan’dan (Azerbaycan Devlet Petrol Şirketi) başka hiç bir devlet Türkiye ekonomisine 7 milyar dolar sermaye yatırmamıştır ve 2020 yılına kadar bu sermaye 20 milyar dolar olacaktır. Azerbaycan Türkiye ile ilişkilerinde ekonomik, sosyal ve diğer alanlarda yaşanan sorunlarda kendi çıkarlarını göz önünde bulundurmadan problemi halledecek kadar erdemlidir. Ama AKP Hükümeti Karabağ sorunu halledilmeden ve Azerbaycan’ın endişeleri giderilmeden Ermenistan ile ilişkilerini geliştirmeye çalışırsa, bunun sonuçlarına katlanmayı da göze almalıdır.

***
Türkiye-Ermenistan arasında (Van-Erivan-Van) uçak seferlerinin 3 Nisan’da açılacağı konusunda son bir kaç haftadır bölge basında haberler yayımlanmaktadır.
Bu hava yolunun açılması yönünde Türkiye Tur Operatörleri Birliği yöneticilerinden Cengiz Keleci’nin özel çabasının olduğu vurgulanmaktadır. Uçuşlar haftada iki kere BoraJet havayolu şirketinin ATR 72-500 tipi uçaklarıyla yapılacaktır. Bilet fiyatı 250 Dolar olarak tespit edilmiştir. 12. Kafkasya Turizm Fuarına katılmak üzere Erivan’da bulunan Keleci yaptığı açıklamada bunun sadece başlangıç olduğunu ve ileride gelecek vadeden yeni Türk-Ermeni projelerin uygulanacağını bildirmiştir. Ermenistan Sanayiciler ve Girişimciler Birliği Başkanı Arsen Kazaryan da bunun ‘Ermenistan-Türkiye ilişkilerinin düzeltilmesine yardım’ USAID programı desteği ile hayata geçirilen proje olduğunu kaydetmiştir. Bu uçak seferinden başka Erivan-İstanbul seferi de yapılmaktadır. Ayrıca yaz mevsiminde Erivan-Antalya seferleri de vardır.
Ermenistan elbette bu gelişmeden memnundur. Ermeni basınında çıkan haberlerde diaspora Ermenilerinin genelde İstanbul üzerinden Doğu Anadolu’ya-ata topraklarına geldikleri amma bundan sonra Erivan üzerinden gelmelerine olanak sağlandığını, bunun da dolayısıyla Ermenistan ekonomisine katkı sağlayacağı bildirilmektedir. Bu ise Türk Havayollarının ekonomik kaybı demektir.
Türkiye neden Ermenistan ile ilişkilerini tek taraflı geliştirmek istemektedir? 2009’da imzalanan protokoller Türkiye ve Ermenistan Meclisinde onaylanmadı. Ermenistan Protokolleri Anayasa Mahkemesine taşıdı, protokollerin onaylanması için üç şart ileri sürdü. Bu da bağımsız iki devlet arasında imzalanan uluslararası hukuk belgesinin içeriği ile terstir. Önümüzde 2015 yılı-sözde Ermeni soykırımının 100. yılı vardır.
Türkiye, Ermenistan ve Ermeni diasporasının 100. yıl propaganda çalışmalarını önlemek için Ermenistan ile ilişkilerini geliştirmeye çalışmaktadır. Bir bakıma buna hakkı vardır elbette. Ama bu ilişkileri neyin pahasına geliştirmeye çalıştığını incelediğimizde karşılıksız tavizler verdiği anlaşılmaktadır. Ermenistan’ın Türkiye politikasını kısaca aşağıdaki gibi özetlemek mümkündür:
-Ermenistan son 20 yılda Türkiye’ye karşı dostça politika izlememiştir;
-Sözde Ermeni soykırımının uluslararası alanda tanıtılması konusunda (11. Madde: ‘Ermenistan Cumhuriyeti 1915 yılında Osmanlı Türkiyesi ve Batı Ermenistan’da düzenlenen Ermeni soykırımının uluslararası alanda tanınmasına çalışmaktadır’) diaspora kuruluşları ile ortak hareket etmiş ve onları desteklemiştir;
-Kars ve Moskova Antlaşmalarını tanımadığını bildirerek Türkiye’nin sınırlarını da tanımamaktadır;
-Türkiye’nin doğu bölgesini Bağımsızlık Bildirgesi ve Anayasa’da resmen Batı Ermenistan olarak telakki etmektedir;
-Ermenistan Türkiye’den toprak talep etmektedir (Devlet Başkanı Serj Sarkisyan ‘Karabağ’ı biz aldık, Doğu Ermenistan’daki topraklarımızı da almak genç neslin görevidir’ demiştir);
-Ermenistan Türkiye’den tazminat talep etmektedir.
-Ermenistan ASALA terör örgütünün liderlerini barındırmaktadır;
-Ermenistan PKK terör örgütüne yardım ve yataklık etmektedir;
-Ermenistan Türkiye’nin güvenliğini ve dolayısıyla bölgenin güvenliğini tehdit etmektedir;
Yukarıda ifade edilen konular bu gün de Ermenistan’ın Türkiye’ye yönelik dış politikasında öncelikli konulardır ve bu özelliğini 2015 yılına kadar koruyacaktır. Peki, durum böyleyken Türkiye neden Ermenistan’la ilişkilerini tek taraflı geliştirmeye çalışmaktadır? Türkiye bundan ne kazanır ve ne kaybeder? Ermenistan’ın Türkiye politikasında ciddi değişiklerin yaşanmadığı sürece Türkiye’nin kazanacağı hiç bir şey yoktur.
Tam tersi, taviz verme politikası izlediği sürece Ermenistan psikolojik olarak her zaman bir adım Türkiye’den önde olacak ve bunu her fırsatta dış politikasına yansıtacaktır. AKP Hükümeti ve Türk medyasında mütareke basını Türkiye’nin Ermenistan politikasında tek engelin Azerbaycan olduğunu her fırsatta kamuoyuna duyurmaya çalışmaktadır. AKP Hükümeti bu iddiayı göz önüne almadan Ermenistan ile ilişkilerini geliştirmeye çalışırsa neler olur?
Elbette Azerbaycan bu konuda hassasiyetini protokoller imzalandığı zaman ve Türkiye-Ermenistan milli futbol takımlarının karşılaşması zamanı yaşanan bayrak krizi zamanı gerektiği şekilde AKP Hükümetine duyurdu. Görünen şudur ki, AKP Hükümeti dış politikasının bazı konularında sorumluluğu sivil kuruluşların omzuna yüklemeye çalışmaktadır. Türkiye Tur Operatörleri Birliği yöneticilerinden Cengiz Keleci bunun için uygun olanıdır. Keçeci’ye bu tür teşebbüste bulunmasını ve destek verileceğini kim tavsiye etmiştir? Türkiye Sivil Havacılık Kurumu BoraJet havayolu şirketini Erivan’a uçuş izni verirken Dışişleri ile temasta olmuş mu dur? Temasta bulunmamış, görüş ve onayını almamış olması zaten imkansız. AKP Hükümeti Azerbaycan’ın arkasından oyun mu oynuyor? Azerbaycan’ın bu konuya sessiz kalacağını mı düşünüyor?
Zaten Azerbaycan resmileri bu konuda görüşlerini AKP Hükümeti’ne bildirmiştir. Azerbaycan resmilerinin açıklamaları temkinli olsa da, Van-Erivan uçak seferlerinin başlaması halinde ciddi bir kırılma noktasının yaşanacağı muhtemeldir.
Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bu güne kadar Azerbaycan’dan (Azerbaycan Devlet Petrol Şirketi) başka hiç bir devlet Türkiye ekonomisine 7 milyar dolar sermaye yatırmamıştır ve 2020 yılına kadar bu sermaye 20 milyar dolar olacaktır. Azerbaycan Türkiye ile ilişkilerinde ekonomik, sosyal ve diğer alanlarda yaşanan sorunlarda kendi çıkarlarını göz önünde bulundurmadan problemi halledecek kadar erdemlidir. Ama AKP Hükümeti Karabağ sorunu halledilmeden ve Azerbaycan’ın endişeleri giderilmeden Ermenistan ile ilişkilerini geliştirmeye çalışırsa, bunun sonuçlarına katlanmayı da göze almalıdır.
Dr. Hatem Cabbarlı, Avrasya Güvenlik ve Strateji Araştırmalar Merkezi Başkanı
27 Mart 2013
F.V

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: