İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Azınlık dersi

Ünsal Turan / Stockholm

Türk asıllı Süryani milletvekili Yılmaz Kerimo, Mardin’deki Mor Gabriel Manastırı’nın “işgal altında” olduğunu ve “kiliselerin camiye çevrildiğini” iddia etti, azınlık haklarını sordu. Gül, şunları söyledi: “Türkiye Cumhuriyeti kurulurken Lozan Anlaşması ile kimlerin azınlık olacağı, kimlerin olmayacağı o zaman gönüllü olarak belirtilmiş. Süryani vatandaşlarımız azınlık statüsünde değiller. O zamanki anlaşmaya göre Türk toplumunun bir parçası herkes. Türkiye’deki kanunlar önünde herkesin eşit olduğunu biliyorsunuz. Herkes her mevkiye seçilebilir, herkes her işi yapabilir. Bu bakımdan hiçbir engel söz konusu değildir. Türkiye’de çok köklü reformlar yapılmaktadır. O çok köklü reformlar, kendi halkımız, Türk halkı, kendi vatandaşlarımız hak ettiği için biz bu reformları sahiplenerek, Türkiye’nin demokrasi, hukuk, insan hakları standartlarını sürekli yükseltiyoruz. Bunlar çok açık ve eskiden tabu olan, yasak bildiğimiz birçok şey bugün günümüzün bir parçasıdır. Mor Gabriel Kilisesi işgal altında dediniz. Biliyorsunuz bir ihtilaf var. O da çevresindeki bazı arazilerin kiliseyi mi ait, yoksa hazineye mi ait olduğuyla ilgili bir dava. Kilise açıktır. Kilisenin kapalı olduğunu söylerseniz yanlış bir imaj vermiş olursunuz.” (Sayın Cumhurbaşkanı azınlıkları toplumun bir parçası ve eşit vatandaş olarak görmüyor mu? HYETERT)

***
Cumhurbaşkanı Gül, ziyaretinin son günü İsveç Parlamentosu’nda konuştu.Türk asıllı Süryani milletvekili Yılmaz Kerimo, Mardin’deki Mor Gabriel Manastırı’nın “işgal altında” olduğunu ve “kiliselerin camiye çevrildiğini” iddia etti, azınlık haklarını sordu. Gül, şunları söyledi:
SÜRYANİLER AZINLIK DEĞİL
“Türkiye Cumhuriyeti kurulurken Lozan Anlaşması ile kimlerin azınlık olacağı, kimlerin olmayacağı o zaman gönüllü olarak belirtilmiş. Süryani vatandaşlarımız azınlık statüsünde değiller. O zamanki anlaşmaya göre Türk toplumunun bir parçası herkes. Türkiye’deki kanunlar önünde herkesin eşit olduğunu biliyorsunuz. Herkes her mevkiye seçilebilir, herkes her işi yapabilir. Bu bakımdan hiçbir engel söz konusu değildir. Türkiye’de çok köklü reformlar yapılmaktadır. O çok köklü reformlar, kendi halkımız, Türk halkı, kendi vatandaşlarımız hak ettiği için biz bu reformları sahiplenerek, Türkiye’nin demokrasi, hukuk, insan hakları standartlarını sürekli yükseltiyoruz. Bunlar çok açık ve eskiden tabu olan, yasak bildiğimiz birçok şey bugün günümüzün bir parçasıdır.
Mor Gabriel Kilisesi işgal altında dediniz. Biliyorsunuz bir ihtilaf var. O da çevresindeki bazı arazilerin kiliseyi mi ait, yoksa hazineye mi ait olduğuyla ilgili bir dava. Kilise açıktır. Kilisenin kapalı olduğunu söylerseniz yanlış bir imaj vermiş olursunuz.”
AB STRATEJİK YÖNELİMİMİZ
Ilımlı Parti Milletvekili Hans Valmark’ın Türkiye’nin AB üyeliği yolunda İsveç olarak neler yapabileceklerini sorması üzerine Gül, şunları ifade etti: “Kafkas, Orta Asya, Ortadoğu. Bütün enerji kaynakları Türkiye üzerinden Avrupa Birliği’ne gelecek ve Avrupa’nın enerji bağımlılığı malumdur. Bunu değişik yollarla güvence altına alacak bir kaynağız biz. Ama enerji faslını bile açamıyoruz AB ile. Bunlara mantıki bir izah getirmek de mümkün değildir.”
GÜL, İSVEÇ PARLAMENTOSU’NA HİTAP ETTİ/ (FOTO GALERİ)
Parlamentoya konuştu
KONUŞMASINDAN önce İsveç Parlamentosu’nda Cumhurbaşkanı Gül’ün sözlerini içeren broşürler dağıtıldı. Gül konuşurken, parlamento salonunda eşi Hayrünnisa Gül’ün yanı sıra AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, heyetteki milletvekilleri, Süryani Ortodoks Cemaati Ruhani Lideri ve Patrik Vekili Metropolit Füliksinos Yusuf Çetin de bulundu. Bu sırada, 1915 olaylarına ilişkin Ermeni iddialarının tanınmasını isteyen bir grup, parlamento binasının karşısında protesto gösterisi yaptı.
http://www.hurriyet.com.tr/planet/22807462.asp

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: