İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Sırpuhi Düsap ilk feminist Ermeni kadın romancıdır

 “Bu yolda defne yapraklarından çok uçurumlar var”… Ermenice deneme, makale ve romanlarında, kadınların yaşam modellerini seçimde ataerkil sistemin kurallarından bağımsız karar vermelerinin önemi konusunu işlemiştir.“İki cins arasında eşitlik olduğunda, yani hayatın zevklerinde, cezalarında, çalışmada ve ödüllendirmede eşitlik sağlandığında zincirler kırılacak, riyakârlık son bulacak ve toplum, güçlerin eşitsizliğinden kaynaklanan kayıpları telafi edip dengeye ulaşacaktır.”

Etkinlik Alanı
Roman
Sırpuhi Düsap, bilinen ilk Ermenice yazan kadın romancıdır. Ermenice deneme, makale ve romanlarında, kadınların yaşam modellerini seçimde ataerkil sistemin kurallarından bağımsız karar vermelerinin önemi konusunu işlemiştir.
“İki cins arasında eşitlik olduğunda, yani hayatın zevklerinde, cezalarında, çalışmada ve ödüllendirmede eşitlik sağlandığında zincirler kırılacak, riyakârlık son bulacak ve toplum, güçlerin eşitsizliğinden kaynaklanan kayıpları telafi edip dengeye ulaşacaktır.”
“Avrupa’da ilan edilen o yüce ilkeler, yani özgürlük ve eşitlik ilkeleri, açıkça büyük laflar olarak kaldılar. Bu nasıl eşitliktir ki insanlığın yarısını erkekliğin ayakları dibine serer? Bu ne biçim özgürlüktür ki kadını karşı çıkmaktan, bir işe girişmekten, itiraz etme hakkından yoksun bırakır? Bu nasıl güçtür ki erkeklere, “Korkmadan çalış, istediğin yöne ilerle, özgürsün!” diye seslenirken, kadınlara ‘Zincirlerinin tadını çıkar ve sakın ses çıkarma!’ der.”
(Sırpuhi Düsap, Mayda)
Lerna Ekmekçioğlu; Melissa Bilal, Bir Adalet Feryadı: Osmanlı’dan Türkiye’ye Beş Ermeni Feminist Yazar, İstanbul, 2010, ikinci baskı, s.109).
Sırpuhi Düsap, ilk romanı Mayda’nın (1882) önsözünde haksızlığa ve ön yargılara karşı olduğunu ve kadın cinsini engelleyen zincirlerin kendisini öfkelendirdiğini belirtmiştir. Kadın “toplumun zavallı kurbanı” olmamalıdır. Ermeni erkek entellektüeller, Mayda romanında sunulan rol modellerinden rahatsızlıklarını belirten eleştiri yazıları yazarlar.
“Mayda’nın yayımlanması birçok erkeğin fazlasıyla canını sıktı ve onları dehşete düşürdü. Neden bu can sıkıntısı? Neden bu öfke? Eğer benim söylediklerim meşruysa, o zaman ben adalet davasına hizmet ediyorum demektir ve bu, korku ve öfke yerine şükran doğurmalıdır.”
(Sırpuhi Düsap)
Lerna Ekmekçioğlu; Melissa Bilal, Bir Adalet Feryadı: Osmanlı’dan Türkiye’ye Beş Ermeni Feminist Yazar, İstanbul, 2010, ikinci baskı, s. 60.
Sırpuhi Düsap’ın romanları açık saçık anlamını içeren “dekolte” edebiyat, yani toplumun değer yargıları dışında olan ve yazılması ve okunması utandırıcı olarak nitelendirilerek eleştirilmesine rağmen, yazılarındaki feminist talepler, Ermeni kadınlar arasında yankı buldu. Sırpuhi Düsap araştırmacısı Maral Aktokmakyan, Sırpuhi Düsap’ın Mayda romanının, onun en asi duruşlu eseri olduğunu belirtmiş ve romandaki kahramanlardan Sıra Hanım’ın Mayda’ya tekrar sevebilmesini öğütlediği bölümlerin, dul ve çocuklu bir kadın için yakışıksız bulunarak “dekolte” eleştirisine yol açtığını yazmıştır.
Deneme, Makale ve Kitapları
“Kadınlar çalışın, çalışın ki önyargılar ayaklarınızın altında paramparça olsun; ayağa kalkın, çalışmaktan utanmayın, insanlığın çağrısı budur.”
(Sırpuhi Düsap)
Sırpuhi Düsap, İstanbul ve İzmir`de yayımlanan çeşitli gazetelere yazdığı makalelerde, ekonomik ve toplumsal özgürlügü olmayan kadının durumunu sorgulamıştır. İlk Osmanlı Ermeni feminist kadın yazar ve savaş karşıtı fikirleri savunan Zabel Yesayan (1878-1934), Silihdari Bardezneri (Silahdarın Bahçeleri) adlı anı kitabında, ilk gençlik çağlarında kadın arkadaşlarıyla birlikte Düsap`in yazılarını okuduklarını, kendi deneyimlerini ve maruz kaldıkları haksızlıkları tartışırken bu yazıların etkisinde olduklarını anlatmaktadır:
“Bayan Düsap edebiyat dünyasına atılmaya aday olduğumu duyduğunda, bu yolda kadınları defne yapraklı taçların çok dikenlerin beklediği konusunda beni uyardı. Bizim gerçekliğimizde, bir kadının ortaya çıkıp kendisine bir yer edinmek istemesine tahammül edilmediğini, bunu aşabilmek için, vasatın çok üzerine çıkmak gerektiğini söyledi ve ekledi: “Bir erkek vasat bir yazar olabilir, ama bir kadın asla.”
Zabel Yesayan, Silihdari Bardezneri/ Silahdar’ın Bahçeleri, Yerevan, 1935, s. 203.
Eserleri
http://akunq.net/tr/?p=22140

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: