İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Azerbaycan-Rusya İlişkilerinin Değerlendirilmesi

Azerbaycan’ın Rusya’yı rahatsız eden politikalarını kısaca aşağıdaki gibi değerlendirmek mümkündür:

-Dağlık Karabağ probleminin halledilmesinde Azerbaycan’ın daha bağımsız politika uygulamaya çalışması;
-Silah alımında Rusya’dan daha çok Türkiye ve diğer devletlere öncelik vermesi;
-ABD, NATO ve Avrupa devletleri ile askeri ilişkilerini geliştirmek çabası;
-Transhazar petrol boru hattının inşa edilmesindeki jeoekonomik menfaatini ön plana çıkarması;
-Dağıstan’da yaşayan Azerbaycanlıların Azerbaycan devleti tarafından örgütlendirildiği hakkında iddialar;
-Gürcistan ile ilişkilerinin geliştirilmesi;
-Gebele radar üssünün kiralanması ile ilgili Azerbaycan’ın yeni şartlar ileri sürmesi;
-Rusya’dan ‘VAZ’ markalı bazı araba modellerinin ithaline yasak getirmesi;
-Rusya’nın iddiasına göre Azerbaycan basınında son zamanlarda Rusya karşıtı fikirlerin daha fazla yer alması;

***
Azerbaycan bağımsızlığını ilan ettikten sonra Rusya ile ilişkileri hiç bir zaman iki komşu devlet arasında yaşanan normal ilişkiler olarak gelişmedi ve bu gün de ilişkilerde ciddi sorunlar yaşanmaktadır.Boris Yeltsin ve Dmitri Medevedev’in devlet başkanlığı dönemlerinde Rusya’nın geleneksel baskıları azalmış gibi görünse de, kemikleşmiş sorunlara çözüm getirilmemiş, minimize edilmiştir.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin döneminde ilişkilerde her zaman gerginlik yaşanmıştır. Azerbaycan’da yaklaşan devlet başkanlığı seçimleri arifesinde bu gerginlik ve baskı daha çok hissedilmekte ve bu gerginlik bölge basınında enine boyuna tartışılmaktadır.
2012 yılında Rusya’da yaşayan Azerbaycan kökenli zengin işadamlarının Rusya Azerbaycan Teşkilatları Birliği adı altında örgütlenmesi Azerbaycan iktidarı tarafından memnunlukla karşılanmadı. Rusya’da daha önceden kurulmuş olan Rusya Azerbaycan Kongresi de yeni kurulmuş olan bu örgüte sıcak bakmadı ve kendisine rakip olarak gördü.
Rusya Azerbaycan Teşkilatları Birliği’ne Azerbaycan Başbakanı eski yardımcısı Abbas Abbasov, Rusya’daki Azerbaycan diasporasının temsilcileri Söyün Sadıkov, Natig Ağamirov, Asif Meherremov, Azerbaycan vatandaşı yönetmen Rüstem İbrahimbeyov, iş adamları İskender Halilov, Araz Ağalarov, Vahid Elekperov ve diğerlerinin temsil edilmesi Azerbaycan basınında çeşitli yorumların yapılmasına neden olmuştur. Özellikle son yıllarda Azerbaycan’ın dış politika ve ekonomik bağlamda daha bağımsız politika izlemesi hiç şüphesiz Rusya’yı rahatsız etmiştir. Azerbaycan’ın Rusya’yı rahatsız eden politikalarını kısaca aşağıdaki gibi değerlendirmek mümkündür:
-Dağlık Karabağ probleminin halledilmesinde Azerbaycan’ın daha bağımsız politika uygulamaya çalışması;
-Silah alımında Rusya’dan daha çok Türkiye ve diğer devletlere öncelik vermesi;
-ABD, NATO ve Avrupa devletleri ile askeri ilişkilerini geliştirmek çabası;
-Transhazar petrol boru hattının inşa edilmesindeki jeoekonomik menfaatini ön plana çıkarması;
-Dağıstan’da yaşayan Azerbaycanlıların Azerbaycan devleti tarafından örgütlendirildiği hakkında iddialar;
-Gürcistan ile ilişkilerinin geliştirilmesi;
-Gebele radar üssünün kiralanması ile ilgili Azerbaycan’ın yeni şartlar ileri sürmesi;
-Rusya’dan ‘VAZ’ markalı bazı araba modellerinin ithaline yasak getirmesi;
-Rusya’nın iddiasına göre Azerbaycan basınında son zamanlarda Rusya karşıtı fikirlerin daha fazla yer alması;
Rusya’nın Azerbaycan politikasında algılanan problemler ise bu şekilde değerlendirilebilir:
-Rusya tarihsel nedenlerden dolayı halen Azerbaycan’ın bağımsızlığını hazmedememiştir;
-Dağlık Karabağ probleminin halledilmesinde başlıca engel Rusya faktörüdür;
-Rusya Ermenistan’ı kayıtsız şartsız siyasi, ekonomik ve askeri olarak desteklemektedir;
-Ortak Güvenlik Antlaşması Teşkilatı çerçevesinde Ermenistan’da konuşlanan 102. Rus askeri üssü Azerbaycan için ciddi tehlike kaynağıdır;
-Rusya Azerbaycan’daki azınlıkların bölücülük faaliyetlerini desteklemektedir;
-Rusya’nın Azerbaycan iç politikasına müdahale imkanları halen tükenmemiştir;
-Azerbaycan’ın bağımsız enerji politikası hayata geçirmesi Rusya’yı rahatsız etmektedir;
27 Şubat 2013 tarihinde Gürcistan Devlet Başkanı Mihail Saakaşvili Azerbaycan’da resmi ziyarette bulunurken, ‘Rusya Azerbaycan’da darbe gerçekleştirmek niyetindedir’ şeklinde açıklamada bulunması, Azerbaycan ve bölge basınında Azerbaycan-Rusya ilişkilerinin daha farklı bir açıdan değerlendirilmesine neden oldu. Azerbaycan resmileri Saakaşvili’nin bu açıklamasını talihsiz bir açıklama olarak değerlendirmiş ve kendisinin Rusya hakkında düşüncelerini Azerbaycan adına dile getirmesinden duyulan rahatsızlığı vurgulamıştırlar. Azerbaycan devleti de son zamanlarda Rusya’nın baskılarının artmasından rahatsızdır. Ama ‘Rusya’nın Azerbaycan’da darbe yapacak’ fikrinin Saakaşvili tarafından dile getirilmesi rahatsızlık vermiştir.
Putin’in iktidara gelmesinden sonra açıklanan dış politika doktrininde önceliğin Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) coğrafyasına verilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Bu coğrafyada başarılı ve bağımsız ekonomik ve dış politika uygulayan devletin Azerbaycan olduğu anlaşılmaktadır. Azerbaycan son 20 yılda hiçbir zaman Rusya’yı karşısına almak istememiştir ve bu politikasına bu gün de devam etmektedir. Mümkün çerçevede Rusya ile ilişkilerini geliştirmeye çalışan Azerbaycan maalesef karşı taraftan bu ilgiyi görememektedir. Rusya, halen eski Sovyetler Birliği coğrafyasını genişleme alanı olarak görmekte ve bu devletlere yönelik politikalarının ana hattını bu ideoloji oluşturmaktadır.
Dr. Hatem Cabbarlı, Avrasya Güvenlik ve Strateji Araştırmalar Merkezi Başkanı
http://www.1news.com.tr/yazarlar/20130305020238851.html

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: