İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Ragıp Zarakolu: Değerli Ekrem Eylisli ve Levon Cavakhyan’a Açık Mektup

Size yönelik bu satırları kaleme almadan önce, Uluslararası PEN Merkezi’ne de ulaştırmış olduğum ‘AZERBAYCANLI VİCDANLILARA SAHİP ÇIKALIM’ başlıklı acil çağrıma, “Vicdan, insanlığın en önemli hasletlerinden biridir. Vicdanlılar, dürüstler, doğrular: adını ne koyarsanız koyun onlar, bir halkın ve ülkenin gerçek onuru olurlar bir gün; baltalılar asla!” sözleriyle başlamıştım.
Vicdan sahibi olmanızın en güzel kanıtı, biribirinizden habersiz ve hemen hemen aynı zaman diliminde, “KİRVE” ve “DAŞDAN YUKHULAR” adlı eserlerinizi kendi anadillerinizde kaleme almanız ve bununla evrensel edebiyat tarihinin sayfalarını İNSANA yaraşır bir duruşla zenginleştirmiş olmanız… Her ikinizi de yüreğimin derinlerinden gelen en sıcak duygularla selamlama onuruna sahip olduğum için kendimi çok mutlu hissediyorum.

İnsanı insan yapan en büyük özellik, içinde yaşamakta olduğu toplumda, “ötekileştirilene” yönelik olarak sergilediği davranışların bir empatiyi barındırması, korucu olması ve herkesin sustuğu dönemlerde “hayır” deme cesaretini göstermesidir. Gerçek “modernliğin” ve “uygarlığın” ölçütü olan vicdan da aslında bu türden duruş ve davranışlarla kendini sergiler.
İster Ermeni isterse Azerbaycanlı olsun, bir toplumun “çoğunluk” olarak yaşadığı yerlerde, içindeki “azınlıklara” yönelik davranışları, o toplumların birbirlerine yönelik duygularının göstergesidir.
Ermenistan ziyaretlerimden birinde, hayatımda duymuş olduğum en güzel halk sözlerinden birine tanık olmuştum. 1990 ocağında Bakü’de yapılan pogromlardan bir mucizeyle kurtulup Erivan’a sığınmış olan yaşlı bir Ermeni aydının, son derece olgun bir tavırla, “HERŞEYİN YENİSİ, DOSTLUĞUN KÖHNESİ MAKBULDUR” demesini asla unutamam. Özellikle bir Azeri deyişini seçmesi dikkatimi çekmişti. Bilfiil bir sürgünlük yaşayan bu insan, ‘uzun zamandan beri yaşanılan bir trajediye karşın, var olan acıları sarabilmenin tek yolunun bu sözü hayata geçirmekle mümkün olacağında’ ısrarı karşısında hayran kalmıştım.
Uzun yüzyıllar aynı coğrafyada yan yana yaşayagelmiş iki komşu halkın aydınlarına düşen VİCDANIN SESİ OLMA görevini, ‘SÖZ UÇAR, YAZI KALIR’ doğrusu temelinde, elimizdeki sevdiğim tek silah türüyle, yani kalemlerinizle ateşlemiş olmanız çok önemli. Ve sizin tutuşturduğunuz ateşle, sizleri sadece yazılarınızla tanıyan, her soydan ve boydan sayısız insanın yüreğini İNSAN SEVGİSİYLE nasıl ısıtmış olduğunu bilmenizi isterim.
Yaşamının önemli bir bölümünü, toplumumuzda, üstü ustalıkla örtülmüş tarihsel gerçeklerden kaynaklanan ve böyle olduğu için de kendi irademiz dışında oluşturulmuş “tabuları” yıkmaya, insanların kendi kendilerini sorgulamalarını sağlamaya katkıda bulunabilme çabalarına ayırmış ve bunu yapabilmek için hayat ve kavga arkadaşını yitirme gibi çok ağır bedeller ödemiş bir yayıncı olarak, değerli edebi çalışmalarınızı Türkçeleştirerek, onları ayrı ayrı değil de, tüm sayfalarının bir arada olacağı TEK KİTAP içinde  yayınlama düşüncemi onaylayarak bizleri onurlandırmanızı rica ediyorum.
Şu an akıl dışı ırkçı söylemlerin muhatabı olarak, evi abluka altına alındığı halde, içinde bulunduğu ‘cehennem ateşini’ görmezden gelerek, gerçek bir aydına yakışır duruş sergileyerek “MEN SÜLHE SES VERİREM” demeyi sürdüren değerli yazar Ekrem Eylisli’nin yükseltmek istediği sesin, çok daha geniş çevrelere ulaşabilmesi için elimden en iyi gelen işi yapmaya hazır oluğumu bildirmek isterim.
Barış ve kardeşlik çığlığınızı desteklemek amacıyla, o cesur insanın TAŞTAN HAYALLER’ini, Ermeni meslektaş-kalemdaşı Levon Cavakhyan’ın GÜMÜŞYAZI’sıyla birlikte yayınlayarak, her iki toplumun sağduyu sahibi tüm insanlarınca arzulanan o BARIŞA BİR TÜLBENT DE MEN BAĞLAMAK İSTİREM.
1955 yılında, 6-7 Eylül pogrom faciasını yaşamış olan İstanbul şehrinden ulaştırmak istediğim en samimi duygularla sizleri kucaklıyorum. Halkların barış içerisinde bir arada yaşamasının mümkün olacağı gelecek günlere inanan yüreklerinizin, adalet aşkıyla çarpmasına hayranlık besliyorum.
Bir gün mutlaka, Bakü ve Yerevan’da da yan yana gelebileceğinize olan inancımla, ortak kitabınızın yayınlanması sonrası, birlikte katılmanızı dilediğim imza günlerinde sizleri İstanbul’da misafir etmeyi de arzuladığımızı bilmenizi istiyor, saygılarımı iletiyorum.
RAGIP ZARAKOLU
“Uluslararası BELGE Yayıncılık” Kurucusu  İstanbul, 10 Şubat 2013
http://www.gelawej.net/index.php/component/content/article/135-politika/8796-2013-02-21-18-20-28.html

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: