İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Rusya cam fanusumuza ASALA ile taş atıyor

Ercan Çitlioğlu son günlerde artan PKK saldırılarının uluslararası boyutuna ilişkin şöyle diyor: ‘Süreç analizi ve strateji analizi yapılması lazım. Masada Rusya, Bağdat Yönetimi, Kuzey Irak, İran, Suriye İsrail ve ABD var. Son günlerde Ermenistan da bu masaya katıldı. ASALA Türkiye’nin Suriye’ye girmesi ve oradaki Ermenilere zarar gelmesi halinde bir bedeli olacağını duyurdu. ASALA’nın açıklamasını Rusya’dan bağımsız görmeyin. Rusya ASALA üzerinden cam fanusumuza taş atıyor’

Şenay YILDIZ/ senay.yildiz@aksam.com.tr
Bahçeşehir Üniversitesi Uluslararası Güvenlik ve Stratejik Araştırmalar Merkezi (BÜSAM) Başkanı Ercan Çitlioğlu’nun AKŞAM’a verdiği söyleşinin ikinci ve son bölümünde olayın uluslararası bağlantılarını konuştuk:
– PKK’nın sivilleri hedef alma stratejisinin arka planını nasıl okumak lazım?
Bunu okuyabilmek için süreç analizi ve stratejik analiz yapılması lazım. Biz günlük ve anlık olaylara bakarak bir değerlendirme yapıyoruz ama o fotoğrafın daha öncesini çektiğimiz güncel fotoğrafla karşılaştırıp, bu sürecin nedenleri üzerinde bir irdeleme yapmak ihtiyacı hissetmiyoruz. Neden ilişkisini çözerken birincisi Türkiye’nin içine, ikincisi yakın çevresine, üçüncüsü bölgesel düzleme ve küresel konjonktüre bakmamız gerekiyor. Eylemler ne zaman artmaya başladı? Özellikle Suriye’deki rejim aleyhtarı faaliyetler bir iç savaş düzeyine yükselmeye başladığı andan itibaren PKK’nın da eylemlerinin giderek arttığını görmeye başladık.
– Suriye ile bağlantılıyoruz ama bu saldırıların Suriye destekli gerçekleştiğini gösterecek somut kanıt yok, değil mi?
Bu eylemlerde Suriye’nin doğrudan ne kadar payı var konusunu tartışmaya açık bir konu olarak görüyorum. Çünkü elimizde kanıtlar olması gerekir ki Suriye’yi parmağımızla işaret ederek suçlayabilelim. Örgüt içerisinde çok kalabalık bir Suriyeli grubun varlığını, örgüt üst yönetiminde özellikle HPG kanadı liderliği arasında Fehman Hüseyin, Nurettin Sofi gibi Suriye kökenli kişileri gördüğümüz zaman Suriye’deki olaylarla ister istemez bir örtüştürme yapıp, Suriye’nin bu olayda büyük bir rolü olduğu sonucuna varabiliyoruz. Bu yorum haksız değil haklı ama şunu ihmal ediyoruz: PKK’nın eylemlerinde kullandığı lojistik desteğin çok büyük bir bölümü Suriye’den değil; Irak’ın kuzeyinden gelmeye devam ediyor. Ama bizim algılarımız yönetildiği ve yönlendirildiği için tehlikenin kaynaklandığı odak noktasını gözümüzden kaçırıp, son dönemlerde bütün enerji ve dikkatimizi Suriye’ye yöneltiyoruz. Dolayısıyla bizim silahlı mücadelede öncelik vermemiz gereken yer Irak’ın kuzeyi.
ERMENİSTAN VE İSRAİL
– PKK’nın eylemlerinin artırmasının arkasında İran ve Rusya’nın rolünü nasıl değerlendiriyorsunuz?
Süreç analizleri zaten bu olaydaki bütün aktörleri masanın üzerine koyup, her aktörün konumu ve çıkar kaygısını analiz ettikten sonra bir senteze ulaşmanız lazım. Buradaki aktörler kim? Rusya, İran, Suriye, Irak’ın kuzeyi, Irak Merkezi Hükümeti yani Bağdat, Barzani, İsrail, ABD. İsrail bu konudaki ana aktörlerden bir tanesi ama İsrail’i konuşmuyoruz. Bu aktörlerin her birinin şu anda bölgede yaşananlarla ilgili gelecek tasarımları ve bu tasarımlara ulaşmak için uyguladıkları politikalar var. Bunları değerlendirdiğimiz, analiz ettiğiniz zaman PKK’daki hareketlenmenin nedenleri daha anlaşılır hale gelmeye başlar. Kaldı ki, şu anda bizim bu aktörlere ilave etmemiz gereken bir ülke daha çıktı: Ermenistan. Birkaç gün önce ASALA’nın çok uzun bir sessizlikten sonra Türkiye’nin Suriye’ye askeri bir maceraya girmesi ve oradaki Ermenilere zarar gelmesi halinde bir bedeli olacağına ilişkin bir açıklaması oldu. Demek ki masanın üzerinde şu anda bir aktör daha var. Bu aktörlerin çıkarlarının örtüştüğü ve ayrıştığı noktaları tespit etmemiz lazım. Örtüştüğü noktaları ayrıştırmak, ayrışan noktaları daha da derinleştirmek için bir politika izlememiz gerekir ki Türkiye’nin etrafında oluşan bu cepheyi kendi içinde parçalara ayırarak etki gücünü minimize edebilelim. Rusya ile Suriye’nin çıkarları sonsuza dek örtüşür mü? Hayır. Rusya Tartus Üssü’nün geleceğini garanti ettiği anda Esad kalsın veya gitsin fark etmez.

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: