İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

‘Misafir öğrenci’nin geleceği yok

Geçen yıl başlayan ‘misafir öğrenci’ uygulaması, Türkiye’de kaçak çalışan Ermenilerin çocuklarının eğitim sorununu çözmedi.

Gedikpaşa daki Ermeni kilisesinin bodrum katındaki odacıklarda oluşturulan okulda, sınırlı olanaklarla Ermenistanlı çocuklara ders veriliyor. Çocuklar kiliseden aldıkları yazıyla Ermenistan da eğitimlerini sürdürebiliyor. Türkiye de kalanlar için ise bu mütevazı kilise okulu eğitimleri için bir anlamda son durak …

UMAY AKTAŞ SALMAN

İSTANBUL- Gedikpaşa’da ayakkabıcı ve dericilerin sıralandığı, denize inen yokuşta Gedikpaşa Ermeni İncil Kilisesi… Kilisenin bahçesinden çocuk sesleri yükseliyor. Küçük adımlarla kilisenin bodrum katındaki kapıdan giriyorlar. Bu kapı ‘farklı bir dünya’ya açılıyor. Duvarlarında renkli kartonlara yapıştırılmış öğrenci resimleri ve kural levhalarının asılı olduğu koridorda numaralandırılmış beş kapı var. O kapıların ardındaki ‘kutu kadar’ odalarda bir sıraya üçerli ve dörderli oturan çocuklar öğretmenlerini dinliyor. Burası kaçak Ermeni işçilerin çocuklarının eğitim aldığı bir okul…
Gedikpaşa’daki kilisede 84 öğrenciye eğitim veriliyor. Anneleri ‘gündeliğe’ giden, bakıcılık yapan, babaları geçici işlerde çalışan Ermeni çocuklar, burada temel haklarından mahrum kalmamaya çalışıyor. Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) yabancı çocuklara ‘misafir öğrenci’ yolunu açması da işe yaramamış. Yaklaşık 30 çocuk misafir öğrenci olarak okullara gitti ama birçoğu devamsız çünkü diploma hakları yok. Kilisede verilen 5 yıllık eğitimin de sonrası yok. Ermenistan’a dönenler kiliseden aldıkları yazı sayesinde eğitimlerine devam edebiliyor. Türkiye’de kalanlar ise eğitim hayatına veda ediyor.

Ayrı düzenleme şart 
MEB, Eylül 2011’de Ermenistanlı çocukların Ermeni Cemaati’ne bağlı azınlık okullarında misafir öğrenci olarak okumalarına izin verdi. Ancak eğitimcilere göre bu izin, çocukları ‘gayri resmi eğitim’in ötesine taşıyamadı. Yeşilköy Ermeni Okulu yöneticisi Garo Paylan Türkiye’de 10 bin kaçak Ermeni işçi, 500 de çocuk olduğunun tahmin edildiğini söylüyor ve bu çocuklardan yaklaşık 400’ünün eğitimden mahrum olduğunun altını çiziyor. Paylan, ‘misafir öğrenci’ uygulamasının çözüm olamayacağı görüşünde: “Uygulamadan sadece 30 Ermenistanlı çocuk yararlandı ama onlar da devamsızlık yapıyor. Bu çocukların misafir oldukları okullarda da istikballeri yok. Pek çoğu Türkçe bilmiyor. Konuştukları Ermenice, okullardakinden daha farklı. Bu sorunlar halledilebilir ancak misafir öğrenci olanlar ne karne ne de diploma alıyorlar. Ailelerin gözünde bu eğitimin bir geçerliliği yok. Ayrı bir düzenleme olmadan bu değişikliğin bir karşılığı yok.”
Öte yandan 1 Şubat‘ta yürürlüğe giren ‘Yabancıların Türkiye’de İkamet ve Seyahatleri Hakkında Kanun’la ilgili değişiklik, ‘misafir öğrenci’liği daha da zorlaştırıyor. Kaçak Ermeni işçiler daha önce turist vizesiyle giriyor, 6 ay sonra ülkelerine giriş çıkış yapıp işlerine dönüyordu. Yeni düzenlemede ise Türkiye’den çıktıktan 90 gün sonra dönüş izni veriliyor. Bu çocukların eğitim hayatının da daha zorlaşması anlamına geliyor.

Batı Ermenicesi zorluk yaratıyor 
7 yıldır kilisede öğretmenlik yapan Donnara Beburyan da okullarından iki çocuğun ‘misafir’ olarak Ermeni okullarına gittiğini ama onların da zorlandığını anlatıyor: “Bizim çocuklar doğu Ermenicesi, Türkiye’dekiler ise batı Ermenicesi konuşuyor. Bu çocukları zorluyor, giden geri geliyor. Zaten diploma da alamıyorlar. Bize bugüne kadar dokunmadılar ama yeni ikamet kanunu yüzünden korkuyoruz.” Okulöncesi öğretmeni Margarit Avakyan ise yeni yasaya göre 3 ay Türkiye’de kaldıktan sonra 3 ay da Ermenistan’da kalmak gerekeceğini belirterek, bunun eğitimi daha çok engelleyeceğini söylüyor.

9 öğretmen, 6 sınıf, 84 öğrenci 
Ermeni İncil Kilise’nin bodrum katında 9 yıl önce birkaç öğrenciyle eğitime başlandı. Yıllar geçtikçe sayı arttı. Bugün biri okulöncesi olmak üzere 6 sınıfta, 9 öğretmen 84 öğrenciye ders veriyor. Yıllar önce kilisenin yetimhanesi olarak kullanılan, Hrant Dink’in de üç kardeşiyle birlikte kaldığı bu yer, şimdi Hrant Dink Okulu olarak geçiyor. Çocuklar, kısıtlı imkânlara rağmen Dink’in fotoğraflarının ve hayat hikâyesinin asılı olduğu koridorda neşeyle koşturup, oyun oynuyorlar. Fiziksel şartlar sıkıntılı ama çocuklar asla geri çevrilmiyor.

http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetayV3&ArticleID=1081468&CategoryID=77

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: