İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Derdiniz gerçekten Hocalı mıydı?

Özgür Mumcu – Radikal
İçişleri Bakanı’ndan şayet pazar günkü konuşmasının heyecanını üzerinden attıysa konuşmasını bekliyoruz.

Geçen pazar günü Hocalı katliamı için düzenlenen gösterinin afişleri çok şey anlatıyor. Afişte dev sarı harflerle “Ermeni yalanına sessiz kalma” yazıyor. Onun altında çok daha küçük harflerle “Azerbaycan Hocalı Soykırımı’nın 20. Yılı” ibaresi yer alıyor. Yani afişi yapanın ve asanın asıl derdi Hocalı katliamı değil Ermeniler. Slogan seçimi ve yerleştirilmesi açıkça buna işaret ediyor. Zaten meydanda yer alan ve Başbakan’ın ‘münferit’ diye nitelediği pankartlar da bunu gösteriyor.
Ermenileri ve Hrant Dink cinayetinde Dink’le dayanışanları piç ve hayvan ilan eden pankartların gösterinin ruhunu yansıtmadığını söylemek çok güç.
Daha trajik olan ise Hocalı’da öldürülmüş insanların böylesine ırkçı, yayılmacı ve saldırgan bir gösteriye malzeme edilmesi. Kanı kanla yıkamaya intikam yeminleri edenlerin Hocalı’yı da başka bir katliamı da anması sadece o katliamda öldürülenlere saygısızlıktır.
İnternet sitelerinden Agos önüne yürüme çağrıları yapılan ve bir ırkçı kalkışmanın sınırını aşıp aşmamak çizgisinde seyreden bu gösteride bu memleketin İçişleri Bakanı’nın konuşma yapması da ileride yapılacak belgesellerde atlanmayacak bir sahnedir.
Bu memlekette yaşayan her Ermeni vatandaş, kulaklarında İçişleri Bakanı’nın şu cümlesi çınlayarak hayatına devam etmeye çalışacak: “Yüreği bir olan Türk milletinin aynı zamanda gerektiğinde yumruğu da birdir.”
12 Eylül’ün memleketin her çatlağına sıvamaya çalıştığı Türk-İslam sentezinin hevesli bir sıva ustası İçişleri Bakanı. Ancak hevesi o kadar karikatürize ki konuşmaları ancak bir Türk-İslam sentezi parodisi olarak değerlendirilebilir.
“Yeryüzünde herhangi bir zulüm, herhangi bir haksızlık Türk milletine yapılmış gibidir.
Afrika’da, Asya’da, Balkanlar’da da olsa bu Türk milletini ilgilendirir. çünkü biz sadece kendimiz için değil, yeryüzündeki tüm canlılar ve tüm insanlık için çalışan, onları seven ve kabul eden milletiz.”
Bunu, yaptığı katliamlar sebebiyle Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin hakkında arama emri verdiği Sudan Devlet Başkanı ömer el-Beşir’in en yakın dostlarından Recep Tayyip Erdoğan’ın İçişleri Bakanı söylüyor. Bunu El-Beşir’e silah satmayı düşündüğünü açıklayan bir savunma bakanını barındırmış bir hükümetin bakanı, Taksim Meydanı’nda haykırıyor.
Kimin organize ettiği kamuoyu tarafından bilinmeyen, verdiği internet sitelerinin sahiplerinin isimlerini saklayan bir mitingde konuşuyor devletin İçişleri Bakanı. Konuşmasında 21. yüzyılın, daha sonra da 22. yüzyılın Türk yüzyılı olacağını söylüyor İçişleri Bakanı. Ne vesileyle? Bir katliamı anma vesilesiyle.
Bir katliamı anmakla başlayan konuşması, Türk’ün yumruğu ve Türk’ün yüzyılıyla sonlanıyor.
Hocalı katliamının sorumluluğunu üstlenmeyen ve sorumluluğu döneminin Azeri muhalefeti Azerbaycan Halk Cephesi’ne yıkmaya çalışan Ermenistan’dır. İlla bir yalandan bahsedilecekse bu Ermeni yalanı değil, Ermenistan hükümetinin yalanıdır. Afişlere dev harflerle ‘Ermeni yalanı’ yazmak, Ermenistan’ın politikalarıyla mücadele etmek değil, Ermeni halkını hedef göstermektir. Eğer bir yalan varsa bu Ermenistan hükümetinin yalanıdır. Ermenilerin değil.
Bir halk bir diğerine katliam yapmaz. Katliamları yapanlar hükümetler ya da paramiliter güçlerdir. Yahudileri Almanlar öldürmemiştir, Nazi hükümeti ve onun memurları, askerleri ve paramiliter güçleri öldürmüştür. Hocalı katliamını yadsıyan ise Ermeniler değil, Ermenistan hükümetidir.
Katliamları, ölümleri bu şekilde anan bir kitle ve İçişleri Bakanımız ile genel tabloyu inkâr ederek devletin aklama sıfatı ‘münferit’e sığınan bir Başbakanımız var.
Hocalı’da öldürülenler üzerinden siyasi etki alanı devşirmeye çalışmanın ahlakı herhalde güzel ahlak değildir.
İçişleri Bakanı gururla katıldığı bu organizasyonu düzenleyenleri ve onların kaynaklarını açıklamak mecburiyetindedir.
Radikal dahil bu gösterinin ilanlarını kabul eden gazetelerin de ilan tercihlerinde daha özenli davranmasını beklemek zannederim müşkülpesentlik değildir.
İçişleri Bakanı’ndan şayet pazar günkü konuşmasının heyecanını üzerinden attıysa bir izahat bekliyoruz: Kimin parasıyla ve kim tarafından düzenlenen bir organizasyonda konuştunuz?

http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalYazar&ArticleID=1080343&Yazar=OZGUR-MUMCU&CategoryID=98

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: