İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Türk-Ermeni ilişkileri, 24 ciltlik kitap oldu

Değişim Yayınlarının desteği ve Sakarya Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Türk Tarih Kurumu (TTK) Ermeni Masası Sorumlusu Prof. Dr. Enis Şahin’in editörlüğünde, Türk-Ermeni ilişkilerini tüm yönleriyle ele alan 24 ciltlik ansiklopedi hazırlandı. Prof. Şahin, “Bu eserin ne Türkiye’de ne dünyada bir örneği yok” diye konuştu.


ANKARA – AA – Değişim Yayınları nın desteği ve Sakarya Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Türk Tarih Kurumu (TTK) Ermeni Masası Sorumlusu Prof. Dr. Enis Şahin’in editörlüğünde, Türk-Ermeni ilişkilerini tüm yönleriyle ele alan 24 ciltlik ansiklopedi hazırlandı.
Aralarında Ermeni, Azeri, Fransız, İngiliz, Rus ve ABD’lilerin de olduğu 361 akademisyenin çalışmalarıyla oluşturulan eserde, 18 üst başlık ve 365 alt başlık bulunuyor. 5 yılda hazırlanan, 24 cilt ve 17 bin sayfalık eser, bin yıllık Türk Ermeni ilişkilerini tüm yönleriyle irdeliyor.
80 bin belgenin incelenmesi sonucu oluşturulan 24 ciltlik eser, farklı din ve kültürden olan Türk ve Ermeniler’in aynı toplumun bir parçası olarak bin yıl aşkın sürede birlikte yaşama becerisini ortaya koyuyor. Eserin bir diğer dikkati çekici tarafı ise 1915 olaylarına ilişkin iddialarının 100. yılına hazırlık yapan Ermeni diasporasının çalışmaları öncesi denk gelmesi.
2015 yılından önce başta İngilizce olmak üzere, daha da ö zetlenerek başka dillerde yayımlanması hedeflenen eserin Nisan 2012’de piyasaya çıkması bekleniyor. Eserin son iki cildi, Türkiye ve dünyada bu konuyla ilgili yayımlanmış bibliyografyadan oluşuyor. Ermeni sorunuyla ilgili 6700 civarında kitap ve makale yazılmış. Eser bu yönüyle de dünyada en büyük bibliyografyas ı niteliğini taşıyor.
-“Madeni paraya Hilal ve Haç birlikte işlenmiş”-
Eserin yayıncısı Değişim Yayınlarının sahibi İsmail Aydın, Türk-Ermeni ilişkilerine “sorun” gözüyle değil, “Birlikte yaşama kültürü olarak baktıklarını” söyledi.
Dünyada ayrı ırktan ve ayrı dinden, bin yıl bir arada yaşamış Türk ve Ermeniler dışında bir topluluk olmadığını ifade eden Aydın, “Bugünkü moda tabirle baktığımızda incelenebilecek en uzun ilişki içerisinde aynı coğrafyayı paylaşan Ermeniler ve Türkler var. Birlikte yaşama ifadesini özellikle kullanıyorum. Çünkü bir arada yaşamak organ nakli gibidir, bir arada yaşamaya mecbursunuz. Birlikte yaşamak demek bir şeyleri birlikte yapıyorsunuz demektir. Biz bin yıl boyunca Ermelilerle birlikte yaşamışızdır. Projeye bu şekilde bakıyoruz” dedi.
Türklerin de Ermenilerin de Anadolu coğrafyasına sonradan geldiğini savunan Aydın, “İki topluluk, geldikleri bu topraklarda birlikte yaşamışlardır. Buna ilk örnek Selçuklu döneminde bastırılan bir madeni paradır. Paranın bir yüzünde Ermeni Krallığının simgesi, diğer yüzünde ise Selçuklu Hükümdarlığının simgesi yer alıyor. Ermeni Krallığının simgelendiği yüzde hilal ve haç birlikte işlenmiş. Bu tarihte ilk ve tekdir” diye konuştu.
-“Bin yıl daha birlikte yaşarız”-
Türkler ve Ermenilerin kültür, sanat, edebiyat, devlet yönetimi ve savaşlarda birçok paylaşımı olduğuna dikkati çeken Aydın, şunları kaydetti:
“Diasporaın isteği ile dünya gündemine taşınan ‘Ermeni Sorunu’, bin yıllık Türk-Ermeni ilişkisi içinde sadece birkaç yılı kapsamaktadır. Bin yıla baktığımızda, bu birkaç yılı biz de yok farz etmedik. Bu bir kaç yıla nasıl gelindiğini araştırdık. Avrupa’nın, ABD’nin etkisini irdeledik. Bakış açımız ‘kavga ettik, biz haklıydık’ değil, ‘biz birlikte bin yıl yaşadık’ oldu. Biz Ermenilerle bir arada yaşamadık, birlikte yaşadık. Bin yıl daha birlikte yaşarız.”
-“Eserde hamaset yok, belgeler var”-
Projenin editörü TTK Ermeni Masası Sorumlusu Prof Dr. Enis Şahin ise böyle bir çalışmayı yıllardır düşündüğünü ifade ederek, “Türk-Ermeni ilişkileri konusunda temel bir eser mutlaka yayımlamamız gerekiyordu. Hatta geç kalındı. Bu eserin ne Türkiye’de ne dünyada bir örneği yok” dedi.
Türkler ve Ermeniler arasındaki ilişkinin dünyada bir başka örneği bulunmadığını vurgulayan Prof. Dr. Şahin, “Bu eserle önemli bir data ortaya çıkardık. Türkiye’de bu konuyla ilgili çalışma yapanların yüzde 95’i bu esere destek verdi” diye konuştu.
Ermeni meselesinin yakın zamanda çözüme kavuşturulmasının mümkün olmadığını anlatan Prof. Dr. Şahin, şöyle devam etti:
“Bu mesele çözülür mü, politize olmuş bir meselenin kolay bir şekilde çözülmesi mümkün değil. Çünkü meseleden ekmek yiyenler var. Ermenistan’da varlığını Türk düşmanlığı üzerine kurmuş partiler var. Büyük devletlerin diasporaya desteği olmasa, Ermeni meselesi saman alevi gibi yanıp gider. Uzun yıllardır bu konu üzerinde çalışıyorum. ‘Ermeniler hükümet politikasıyla bilinçli olarak yok edildi’ bilgisine ve belgesine hiçbir yerde rastlamadım. Savaş ortamında Ermeni ve Türk tarafı birbirine zarar vermiş olabilir. Ermeniler bunun ‘bölgesel, lokal bir şey olmadığını’ söylüyor. Buna karşı çıkıyoruz. Bu konuyla ilgili bir tane belge bulamadım. İddialar hatıratlara dayanıyor. Hatıratlar tarihçiler arasında ihtiyatla yaklaşılması gereken belgelerdir. Bu eser bilimsel bir bakış sunacak. 465 yazı var eserde. 100’e yakın yazıyı eserin dışında bıraktık. İşin hamaset kısmını ayırdık. Eserde hamaset yoktur. Gerç ek bilgi ve belge vardır”
Eserin Ermeni-Türk sorunu değil, bin yıllık bir bilikte yaşamayı iç erdiğini kaydeden Prof. Dr. Şahin, “1915 yılı, bin yılı aşkın bir sü redir devam eden Türk Ermeni ilişkilerinde sadece bir yıldır. Bu ilişkilerin tamamı sorunsuz değildir. Sorunun başlamasına kadar geçmiş 9 asır bir evre var. İlişkinin 800 yılı belki de birlikte yaşamanın en güzel örneğidir” diye konuştu.

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: