İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Bir özür modasıdır gidiyor, ya diğer özürler?

Ruhat Mengi – rmengi@gazetevatan.com
Moda başladı ya, duygu sömürüsüne, öne atılıp tribünlere oynamaya bayılırız, özür dileyen dileyene.. Elbette araştırılıp ortaya çıkarılmalı ama hiç kimse bir başkasını kafadan suçlamamalı.. Tekrarlayalım, zira kafadan suçlarsanız birileri de sizi “Ermeni İddiası” için kafadan suçlar, nitekim “2009 Kasım’ında Avrupa Parlamentosu’nda ‘Dersim Soykırımı’ toplantısı düzenlendiğini, bunun Ermeni Soykırımı’ndan ve Yahudi Soykırımı’ndan farkı olmadığının söylendiğini” dün Yılmaz Özdil yazmıştı. Tarihe bakmadan “isyan yoktu” der çıkarsınız, onlar da tarihe bakmadan “Türkiye durup dururken tek taraflı soykırım yaptı” der çıkarlar. “İsyan yoktu, talep vardı” derseniz birileri de “Terör yok, talep var” diyebilir. Bugüne kadar devletin suçlu olduğuna dair bir mahkeme kararı yokken tazminat ve toprak talebini de alırlar. 

***********
Moda başladı ya, duygu sömürüsüne, öne atılıp tribünlere oynamaya bayılırız, özür dileyen dileyene.. Son olarak, CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce “yine ilginç olmaya çalışan” bir çıkışla özür dilemiş. 1937-38 yıllarında Meclis kararıyla yapılan bir “isyan bastırma” olayı için bugün “devlet adına” ama tek başına özür dileyen Başbakan ile CHP Genel Başkanı arasındaki “özür” polemiğine kendisi balıklama dalmış ve “Atatürk ile İsmet İnönü” den bir CHP milletvekili olarak “9 yıldır bunları yenip iktidar olamadıkları için” özür dilemiş.
‘Hayatınızda benzer bir saçmalık duydunuz mu’ diye soracağım ama son yıllarda “duyulmadık-görülmedik saçmalık” kalmadığı için soramıyorum. Sanki referandum öncesinden başlayarak partilerini fokur fokur kaynatan, “henüz kendi içinde bile istikrarı yakalayamamış parti” görüntüsüne sokarak ve yeni genel başkanlarını çalışamaz hale getirerek zarar veren kendileri değilmiş gibi özür diliyor. Bu “tamamen özel heveslere bağlı” çıkışlarına bari koca Atatürk’ü alet etmeye kalkmasalar.
KAFADAN SUÇLAMALAR!
Ve tabii 9 yıldır iktidar olamayışlarında özür dilemesi gereken ilk kişi, yıllarca “ikinci parti olmakla” yetinen, hiçbir değişim, yenilik getiremeyen, birçok önemli ismin ve de çok sayıda seçmeninin kaçmasına neden olan, kendisinin de pek yakın olduğu Deniz Baykal ’dır. Seçim öncesi İklim Bayraktar olayı gibi skandal olaylarla kendi partilerine oy kaybettirenler, hala da “Bakarsın Erdoğan taktiğiyle yürürsem lider koltuğu bana kalır” diye her fırsatta öne atılanlar, 3-5 kişi toplanıp partilerine karşı harekete girişenlerdir. Bunlar için özür diliyorlarsa mümkündür tabii..
Tarihte ne yazdığı, arşivler filan önemli değil, bizde adet “tarih konusunda bile kafana göre takıl”dır ya, ağzı olan konuşuyor, kendine göre tarih yazıyor. Mesela Necip Fazıl’ın kitabına takıyor ( ya da Seyit Rıza’nın torununun iki gün önce söylediklerini duymazdan geliyor) ama sosyolog, hukukçu ve devlet adamı olan Ahmet Cevdet Paşa ’nın “1865 yılında bile Dersim’in önemli sorun haline geldiğini, birçok yerden kaçan eşkiyanın Dersim’de konuşlanmayı seçtiğini ve ilçeyi kontrolden çıkardıklarını” anlatmış olduğuna hiç değinmiyorlar. Önemli olan papağan gibi aynı şeyleri tekrarlayıp durmakmış gibi.. Elbette araştırılıp ortaya çıkarılmalı ama hiç kimse bir başkasını kafadan suçlamamalı..
AVRUPA SÖYLÜYOR BİLE..
Tekrarlayalım, zira kafadan suçlarsanız birileri de sizi “Ermeni İddiası” için kafadan suçlar, nitekim “2009 Kasım’ında Avrupa Parlamentosu’nda ‘Dersim Soykırımı’ toplantısı düzenlendiğini, bunun Ermeni Soykırımı’ndan ve Yahudi Soykırımı’ndan farkı olmadığının söylendiğini” dün Yılmaz Özdil yazmıştı. Tarihe bakmadan “isyan yoktu” der çıkarsınız, onlar da tarihe bakmadan “Türkiye durup dururken tek taraflı soykırım yaptı” der çıkarlar. “İsyan yoktu, talep vardı” derseniz birileri de “Terör yok, talep var” diyebilir. Bugüne kadar devletin suçlu olduğuna dair bir mahkeme kararı yokken tazminat ve toprak talebini de alırlar.

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: