İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

AKP Patriğe “ekümenlik” sıfatı vermeye çalışıyor

MHP Akçay, ” Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kararı, yetimhaneyle ilgili yaşananlar Rum Patrikhanesine tüzel kişilik sağlamanın ve Vatikan benzeri bir yapılanmanın yolunun açılmak istendiğini göstermektedir. Yine Başbakan Erdoğan bir Yunanistan ziyaretinde Fener Rum Patriğine ” ekümenlik ” sıfatı verilmesi konusunda ” Bu tanım beni rahatsız etmiyor. ” demiştir. Halbuki, Yargıtay 2007 tarihinde verdiği kararında ” Patrikhane tamamen Türk hukukuna tabidir. (Biz Ekümenik diyelim demeyelim, Müslüman ülkeler bile Ekümenik Patrik diyor. HYETERT)

*********
FENER Rum Kilisesi Patriği Bartholomeos’un bir din büyüğü, din adamı gibi değil uluslararası politik bir aktör gibi davrandığını söyleyen MHP Manisa Milletvekili Erkan Akçay, ” Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kararı, yetimhaneyle ilgili yaşananlar Rum Patrikhanesi’ne tüzel kişilik sağlamanın ve Vatikan benzeri bir yapılanmanın yolunun açılmak istendiğini göstermektedir” dedi.
Plan ve Bütçe Komisyonunda Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün 2012 yılı bütçesi üzerine konuşan MHP Manisa Milletvekili Erkan Akçay, ” Tapu Kanunu’nda kimlerin gayrimenkul edinebileceği gayet açıktır. Tüzel ya da gerçek kişi olmayanlar adına tapu tescili de yapılamamaktadır. Türk hukuk sistemine göre tüzelkişiliği olmayan bir kurumun mülkiyet hakkı sahibi olması mümkün değildir. Patrikhanenin tüzelkişiliği yoktur.
Dolayısıyla Fener Rum Patrikhanesi üzerine tapu kaydı yaptırılamaz. Ancak, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 15 Haziran 2010’da Büyükada’daki yetimhanenin üç ay içinde Fener Rum Kilisesi’ne teslim edilmesi yönünde bir karar vermiştir. Vakıflar Genel Müdürlüğü üç aylık itiraz süresi içinde itiraz hakkını kullanmadığı gibi, Adalar Asliye Hukuk Mahkemesinde 3 Kasımda görüşülen davada yetimhanenin kiliseye devrini kabul etmiştir.
Böylece ilk kez vakıf yerine din” bir cemaate, tüzel kişiliği olmayan Fener Rum Kilisesi’ne tapu devri yapılması için karar alınmıştır. Adalet Bakanlığının yazısında da ” Yetimhane Patrikhane adına kaydedilecek ” denilmiştir. Bu tescili hukuki kabul etmek mümkün değildir.
Eğer, Bartholomeos adına, gerçek kişi adına kaydedilirse bu da hukuken mümkün değildir. Tapunun gerçek kişi adına niçin tescil edildiğinin bir hukuksal nedeni olması gerekir. Ancak bu tescilde bunu da göremiyoruz. Patrikhaneye tüzel kişilik verilecekse de bu ancak Türk hukukuna göre verilebilir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin de böyle bir yetkisi bulunmamaktadır” dedi. 
ERDOĞAN’IN SÖZLERİ
Fener Rum Kilisesi Patriği Bartholomeos’un bir din büyüğü, din adamı gibi değil uluslararası politik bir aktör gibi davrandığını söyleyen MHP Akçay, ” Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kararı, yetimhaneyle ilgili yaşananlar Rum Patrikhanesine tüzel kişilik sağlamanın ve Vatikan benzeri bir yapılanmanın yolunun açılmak istendiğini göstermektedir.
Yine Başbakan Erdoğan bir Yunanistan ziyaretinde Fener Rum Patriğine ” ekümenlik ” sıfatı verilmesi konusunda ” Bu tanım beni rahatsız etmiyor. ” demiştir. Halbuki, Yargıtay 2007 tarihinde verdiği kararında ” Patrikhane tamamen Türk hukukuna tabidir.
Ayrıcalık tanımak Anayasa’nın 10’uncu maddesinde gösterilen eşitlik ilkesine açıkça aykırılık oluşturacağından kabul edilemez. Patrikhanenin ekümenlik olduğu iddiasının yasal bir dayanağı bulunmamaktadır. ” demektedir. Ayrıca Lozan görüşmelerinde ekümenlik statüsünden vazgeçilmesi şartıyla Patrikhane’nin İstanbul’da kalmasına razı olduğu da maalesef göz ardı edilmektedir” dedi.
ARINÇ’A SORU
Güney Kıbrıs’daki Türklere ait vakıf mallarının işgaliyle ilgili olarak Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’a soru yönelten Akçay, “Bir gazetede yer alan haberde Kıbrıs’ın üçte 2’sinin vakıf olduğu ve Kıbrıs’ta Türkiye’yi işgalci olarak göstermeye çalışan Güney Kıbrıs yönetiminin Ada’da sahip olduğu toprakların büyük bölümünün Osmanlı İmparatorluğu döneminde kurulan Türk vakıfları üzerine kayıtlı olduğu ifade edilmişti.
Kıbrıs’ta Rumların elinde bulunan Türk vakıflarına ait arazilere yönelik Vakıflar Genel Müdürlüğünün bir çalışması bulunmakta mıdır? Bu vakıf arazilerinin sahibi görünen kişileri ve vakıfların varislerini bularak belgeler yoluyla mahkemelerde bunların tescilini yaptırmayı düşünüyor musunuz” diye sordu.
Akçay’ın sorusunu yanıtlayan Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, “Kıbrıs’la ilgili konu özellikle çok önemli. Çünkü Güney Kıbrıs Rum kesiminde kalan çok önemli vakıflarımız var. Mesela şu anda, Larnaka’nın, Rum kesiminde kalmıştır, Hala Sultan Türbesi de maalesef orada ama Larnaka’nın içme suyu bizim bir vakfımızdan karşılanıyor, sanıyorum ” Zübeyde Hanım Vakfı ” adıyla bir vakfa ait.
Hem Türk kesiminde hem de Rum kesiminde çok önemli vakıflar var. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ve Avrupa Birliği Adalet Divanın da yerine göre davalar açmak suretiyle bu vakıflarımıza sahip olmak gibi bir politikamız var” dedi.

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: