İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

AZINLIKLARI ÖTELEMEK…

Arif ARSLAN
*40-50 yıl önce bölgenin olmazlarındandılar azınlık topluluklar; Süryaniler, Yezidiler, Ermeniler, Keldaniler…Mezopotamya’nın zanaatkar kesimini oluşturuyordu. Azınlıklar öyle güzel eserlere imza attılar ki, halen o yapıları görmek mümkün. Fakat şimdiki kuşak geçmişe ne varsa kırmış, yok etmiş… Aslında azınlıkların sorunlarını buraya yazarsak roman çıkar. Artık onların da yaşamaya hakları olduğunu herkes bilmesi gerekiyor, insanlar farklı kültürlere sahiptir. Kafatasçı yaklaşımlarla kültürleri yok edemeyiz. Gelenek ve görenekleriyle toplumun azınlık kesimleriyle alay etmek bu çağın toplumuna yakışmıyor, onlar da bir zamanlar bu coğrafyanın güzel renkleriydiler.

KÜLTÜRLERLE ALAY ETMEK!
haber.gazete@hotmail.com
Bu ülkeyi yönetenlerin maalesef azınlıklara karşı hoşgörüsü yok, tepeden yerele kadar aynı görüş hakim. Bir türlü azınlıkların görüşlerini, inanışlarına saygı duymuyoruz? Bakıyorsunuz, bu ülkeyi yönetenler bile “Zerdüşt”, “İnançsız” yakıştırmalarla o azınlıkların kültürüyle alay ediyorlar.
Bu çağda insanların görüşü elbette kendilerine, kötü söz sahibine aittir.
Tepeden azınlıkları bu şekil görünce, haliyle yerel de bakış açısı bu şekil bir izaha imza atar. Alın size bu yörede azınlıklara ait gayrimenkul, yerleşim birimlerinin durumuna bakın? O tablo ne kadar acıdır…
Beşiri ovasındaki azınlıklara ait yerleşim birimleri ya da köy ve mezraların, halini gördünüz mü? Hepsi bir viraneye dönüşmüş ve sanki savaştan çıkmış bir manzarayı andırıyor.
YEZİDİ EVİ’NE BİLE TAHAMMÜLÜMÜZ OLMADI
Galiba 10 yıl önceydi, Almanya’daki bir grup Yezidi, Beşiri ilçesinin bir köyünde Yezidi evini yapmıştı. O girişime ön ayak olanlar, o evi yaptığına bin pişman oldu. Haklarında bir yığın soruşturma, bir yığın problem ve gözdağı vb. gibi tuhaf tuhaf uygulamalar…
El insaf?
Adamlar 5 bin kilomet uzaklıktaki Avrupa’dan köylerine geldiklerinde rahat etmeleri ya da yaşlılarının cenazelerini kendi köylerinde defnetmek ve köylerde başsağlığı toplanma yeri olarak bir Yezidi evini kurmuşlardı; sanki o ev potansiyel bir suçlu muamelesi görüp açıldığı gibi kapısına kilit vuruldu. Oysa günümüzde STK ve derneklere tanınan hoşgörü ve tahammül O Yezidi evine gösterilmedi. O köyün adı önemli değil Fakira ya da başka bir Yezidi köyü…
Bir-iki ay süreli Yezidilere ev sahipliği yapamayan o eve kilit vuruldu. Avrupa’daki bazı Yezidi dernekleri ayağa kalktı. O evin akıbetini sordular ama nafile…
AZINLIKLARIN KADERİ!..
Görüyorsunuz ki, azınlıkların ne sıkıntılarla karşılaştığını, adamlar arazilerini sürmeye geldiklerinde ya da köylerine konut yapmaya kalktıklarında birileri rahatsız oluyor; “Niye döndünüz? Ne işiniz var buralarda? Çoktan buraları terk ettiniz, bir daha da dönmeyin” deyip tehdit savuruyor.
Bir dönemler sayıları 40-50 bini bulan Yezidilerin çoğu şimdi Avrupa’da. Bugün kalan sayı ise 50-100 kişi arasında Yezidi Batman ve yöresinde yaşıyor. Bir o kadar da sıkıntılı olanlar da yine Ermeni ve Süryanilerdir.
Midyat ilçesinin köylerine dönüş yapan Süryaniler, bazı korucuların baskısıyla karşılaştılar ama onlar yılmadı ve köylerine konut yapıp “Biz buradayız. Atalarımızın topraklarını kimseye verdirmeyiz” diye de direnmesini bildiler. Onlar için elbette topraklarına dönüş zordur.
YAKINDA BASKI GÖRÜRSENİZ ŞAŞIRMAYIN!
Çok yakında azınlık topluluğa bir baskı yine duyar ya da görebiliriz, kim bilir? Azınlıkların sayısının azalmasını fırsat bilen bazı çevreler, şimdiden iştah kabartan gayrimenkullere göz koymuş. Zavallı azınlıklar yalnız olduğu için, ince ince hesaplar peşinde koşanlar oluyor. Çünkü; yukarıdaki anlayış bu şekil gelişme gösterdiği sürece azınlıklar da kendilerini güvende hissetmeyip birilerini topraklarını bırakıp kaçmak zorunda kalacak.
Artık her köy eskisi gibi değil,
Azınlık topluluğun gelecek kuşağı, topraklarını savunmayı bileceğini tahmin etmek oldukça kolay, çünkü yeni jenerasyon atalarının topraklarını her zaman yurt dışında koruyor; “Ben kimseye toprağımı vermem” diyor.
Aslında azınlıkların sorunlarını buraya yazarsak roman çıkar.
Artık onların da yaşamaya hakları olduğunu herkes bilmesi gerekiyor, insanlar farklı kültürlere sahiptir. Kafatasçı yaklaşımlarla kültürleri yok edemeyiz. Gelenek ve görenekleriyle toplumun azınlık kesimleriyle alay etmek bu çağın toplumuna yakışmıyor, onlar da bir zamanlar bu coğrafyanın güzel renkleriydiler.

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: